Fransa’da tansiyon düşmüyor: 1314 gözaltı, 53 polis yaralı

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Pazar, Ekim 25 2026
Paylaş
X Post
Fransa’da hayat pahalılığına ve eğitim sistemindeki sorunlara karşı düzenlenen gösteriler ülke genelinde kitlesel protestolara dönüştü. Yüz binlerce kişinin katıldığı eylemlerde Paris başta olmak üzere birçok kentte polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. İçişleri Bakanlığı 1314 kişinin gözaltına alındığını, 53 polisin yaralandığını açıkladı. Protestolar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yönetimine yönelik tepkileri de yeniden gündeme taşıdı.
Fransa’da tansiyon düşmüyor: 1314 gözaltı, 53 polis yaralı

Fransa’da ekonomik sıkıntılar ve eğitim koşullarına yönelik tepkilerle başlayan gösteriler, hafta sonu ülkenin birçok bölgesine yayıldı. Cumartesi günü düzenlenen yürüyüşlere katılım konusunda hükümet ile sendikalar arasında farklı rakamlar açıklanırken, eylemlerin ilerleyen saatlerinde bazı kentlerde şiddet olayları meydana geldi.


Fransa İçişleri Bakanlığı, gösterilere ülke genelinde yaklaşık 410 bin kişinin katıldığını bildirdi. Sendikalar ise katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını ileri sürdü. Yetkililerin açıkladığı verilere göre olaylar sırasında 1314 kişi gözaltına alındı, 53 polis yaralandı.


PARİS’TE POLİS GÖZ YAŞARTICI GAZLA MÜDAHALE ETTİ

Başkent Paris’te Porte d’Italie ile Porte de Vincennes arasında gerçekleştirilen yürüyüşün ardından güvenlik güçleri ile bazı göstericiler arasında gerginlik yaşandı. Polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Bazı göstericilerin barikat kurduğu ve güvenlik güçlerine çeşitli cisimler attığı bildirildi.


Yüzlerini kapatan bazı kişilerin bir otomobil bayisinin camlarını kırması üzerine polis ekiplerinin coplarla müdahalede bulunduğu aktarıldı.


İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, yürüyüşün arka bölümünde çok sayıda radikal eylemcinin bulunduğunu ve bunlardan yaklaşık 500’ünün şiddet olaylarına karıştığının belirlendiğini söyledi.


Paris’te gözaltına alınanların sayısı 142 olarak açıklanırken, bu rakamın bir önceki haftanın aynı günündeki gözaltı sayısının yarısından az olduğu belirtildi.


MARSİLYA VE BORDEAUX’DA BARİKATLAR KURULDU

Fransa’nın ikinci büyük kenti Marsilya’da göstericiler çöp konteynerlerini ateşe verdi ve metal levhalarla yolları kapattı. Çıkan olaylarda bir güvenlik aracının alevlerin arasından geçtiği görüldü.


Marsilya’nın da içinde bulunduğu Bouches-du-Rhône bölgesindeki yetkililer, olayların pazar sabahının ilk saatlerine kadar devam ettiğini ve yedi iş yerinin yağmalandığını ya da zarar gördüğünü bildirdi.


Bordeaux’da bazı göstericilerin bir binadan söktükleri ahşap parçalarla sokaklara barikat kurduğu aktarıldı. Lyon’da ise gösterilerin yasaklandığı bir bölgede toplanan kalabalığa polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti.


Toulouse ve Clermont-Ferrand kentlerinde iki kişinin ağır yaralandığı açıklandı. Franceinfo’nun sağlık görevlilerine dayandırdığı habere göre Toulouse’da 20 yaşındaki bir gösterici, yakınında patlayan bir cisim nedeniyle elinin birkaç parmağını kaybetti.


İçişleri Bakanı Nuñez, ülke genelindeki gözaltı sayısının daha da artabileceğini belirtti.


MACRON YÖNETİMİ GÖSTERİLERE YENİ KISITLAMALAR GETİRDİ

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hafta içinde yalnızca resmî olarak tanınan sendikaların düzenlediği gösterilere izin verileceğini duyurdu. Hükümet, önceki hafta yaşanan şiddet olaylarının tekrarlanmasını önlemek amacıyla yaklaşık 70 bin polisi görevlendirerek güvenlik önlemlerini artırdı.


Önceki gösterilerde vandalizm, kundaklama ve yağma suçlamalarıyla gözaltına alınan yüzlerce kişinin, hızlandırılmış yargılama süreçlerinin ardından hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.


Buna karşın hükümetin politikalarına yönelik tepkiler devam ediyor. Paris’teki barışçıl gösterilere katılan 26 yaşındaki Zelie, BBC’ye yaptığı açıklamada yüksek vergilerden ve yönetimin politikalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.


Gösterici, ekonomik yükün giderek ağırlaştığını savunarak insanların seslerini duyurabilmek için sokaklara çıktığını söyledi.


İsimlerini açıklamak istemeyen iki genç de gelecek konusunda umutsuz hissettiklerini ve hükümet tarafından yalnız bırakıldıklarını ifade etti. Gençlerden biri, yağma olaylarını doğru bulmadığını ancak toplumsal öfkenin yoksulluk ve polis müdahaleleriyle bağlantılı olduğunu öne sürdü.