Gülistan Doku soruşturmasında organize çete hangi delilleri nasıl yok etti?

5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, 6 yıl sonra kritik bir eşik aşıldı. Ortaya çıkan yeni deliller, soruşturmanın seyrini "kayıp şahıs" vakasından, sistematik bir delil karartma operasyonuna dönüştürdü.
Operasyonun Kapsamı ve Tutuklamalar
Soruşturma kapsamında aralarında dönemin mülki amirlerinin de bulunduğu toplam 10 kişi tutuklandı. Öne çıkan isimler şunlardır:
Tuncay Sonel (Dönemin Valisi): "Suç delillerini yok etme ve gizleme" suçlamasıyla gözaltına alındı. Elazığ'da sahte kimlikle bir otelde yakalandığı belirtildi.
Mustafa Türkay Sonel: Valinin oğlu, soruşturmanın merkezindeki isimlerden biri olarak tutuklandı.
Çağdaş Özdemir (Eski Başhekim): Hastane kayıtlarının silinmesinden sorumlu tutularak gözaltına alındı.
Gökhan Ertok (Eski Polis): Gülistan Doku'nun SIM kart verilerini sildiği ve sosyal medya hesabına girerek arkadaş listesini manipüle ettiği tespit edildi. Ertok, Vali Sonel tarafından yönlendirildiğini itiraf ederek etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi.
Delil Karartma ve Teknik Bulgular
Yeni incelemeler, soruşturmanın ilk yıllarında delillerin nasıl sistematik şekilde yok edildiğini gözler önüne serdi:
Dijital Müdahale: Doku'nun telefonunun kaybolduktan 13 gün sonra uçak modunda bir kablosuz ağa bağlandığı, sosyal medya hesabından bazı kişilerin silindiği saptandı.
Hastanede "Seçici Silme": Polnet kayıtlarında Doku'nun hastane girişi görünmesine rağmen, hastane sisteminden sadece o güne ait verilerin "seçici silme" yöntemiyle yok edildiği raporlandı.
Kamera Kayıtları: Toplamda 304 saatlik görüntünün incelenmesi sonucunda; bazı kamera operatörlerinin rutin dışına çıkarak boş alanları çektiği, kritik saatlere ait görüntülerin savcılığa eksik veya yanlış zaman aralıklarıyla gönderildiği ortaya çıktı.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, yaşanan gelişmeleri "devlet bürokrasisiyle hareket eden bir suç şebekesinin ifşası" olarak nitelendirdi. Kordu'nun değerlendirmelerindeki temel noktalar şunlar:
Sorumluluk Zinciri: Kordu, bu çapta bir delil karartmanın sadece yerel bürokrasiyle sınırlı kalamayacağını savunarak, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Özel Savaş Politikaları: Bölgede yürütülen politikaların; uyuşturucu, fuhuş ve ajanlaştırma faaliyetleriyle toplumsal hafızayı yok etmeyi amaçladığı, Gülistan Doku davasının bu yapıyı deşifre ettiği ifade edildi.
Meclis Girişimi: DEM Parti, konunun Ankara ayağının ve mülki idaredeki çeteleşme iddialarının araştırılması için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması teklifini gündeme taşıdı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HARUN TOKAK
ESRA BÜYÜKCOMBAK

ŞERİF ALİ TEKALAN

ORHAN KESKİN












