Güney Afrika’dan Kolombiya’ya Kudüs tepkisi: Büyükelçilik kararını geri çekin

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Cumartesi, Ekim 17 2026
Paylaş
X Post
Güney Afrika, Kolombiya’nın Kudüs’te büyükelçilik açmasını kınayan 20 ülke arasında yer aldı. Pretoria yönetimi, söz konusu adımın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğunu ve iki devletli çözüm çabalarını zayıflattığını bildirdi. Güney Afrika ayrıca Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki saldırılara tepki göstererek Yemen’de çatışmaların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Güney Afrika’dan Kolombiya’ya Kudüs tepkisi: Büyükelçilik kararını geri çekin

Haber : Türkmen Terzi - Güney Afrika


Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığı 16 Ekim’de yayımlanan ortak açıklamada, Kolombiya’nın Kudüs’te büyükelçilik açması sert bir dille eleştirildi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 20 ülkenin dışişleri bakanları, kararı kınayarak açıkça reddettiklerini duyurdu.


Açıklamada Mısır, Filistin, Türkiye, Cibuti, Lübnan, Libya, Yemen, Katar, Ürdün, Somali, Malezya, Endonezya, Suudi Arabistan, Kuveyt, Cezayir, Umman, Suriye, Sudan ve Pakistan’ın yanı sıra Güney Afrika’nın da imzası yer aldı.


Bakanlar, Kolombiya’nın kararının ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğunu ve iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı bir barışa ulaşılmasına yönelik uluslararası çabaları zayıflattığını belirtti.


“Kudüs’ün statüsünü değiştiren kararların hukuki geçerliliği yok”

Ortak açıklamada, Kudüs’ün hukuki veya tarihî statüsünü değiştirmeyi ya da kenti İsrail’in başkenti olarak tanımayı amaçlayan her türlü kararın hükümsüz olduğu vurgulandı.


Açıklamada, özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin 476 ve 478 sayılı kararlarına atıfta bulunularak, Kudüs’ün karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik girişimlerin reddedildiği hatırlatıldı. Söz konusu kararların, devletlere diplomatik temsilciliklerini Kudüs’ten çekmeleri çağrısında bulunduğu belirtildi.


Kudüs’ün 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının bir parçası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Kolombiya hükümetine kararını yeniden değerlendirme ve geri çekme çağrısı yapıldı.


Bakanlar, Kolombiya’dan uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymasını ve Filistin halkının meşru haklarına zarar verecek adımlardan kaçınmasını istedi. Bu haklar arasında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması da yer alıyor.


Güney Afrika’dan Kızıldeniz ve Babülmendep saldırılarına tepki

Güney Afrika yönetimi, bir gün önce, 15 Ekim’de yayımladığı ayrı bir açıklamada ise Kızıldeniz bölgesinde, özellikle Babülmendep Boğazı ve çevresinde yeniden tırmanan saldırılardan ciddi endişe duyduğunu bildirdi.


Açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve Yemen’de uzun süredir devam eden çatışmalar bağlamında bölgesel gerilimin yükselmesine dikkat çekildi. Pretoria yönetimi, Suudi Arabistan’ın ve komşu ülkelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit eden eylemlerden kaygı duyduğunu belirtti.


Güney Afrika, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları kınarken, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Tüm taraflara azami itidal gösterme ve bölgesel istikrarsızlığı daha da artırabilecek adımlardan kaçınma çağrısı yaptı.


Açıklamada, Yemen’deki insani krizin kalıcı biçimde çözülmesinin ancak taraflar arasında müzakereler ve BM himayesinde kapsayıcı bir siyasi süreçle mümkün olabileceği vurgulandı.


Hürmüz ve Babülmendep’in güvenliği vurgulandı

Pretoria yönetimi, Kızıldeniz, Babülmendep ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer haklarının, gemilerin serbest dolaşımının ve denizcilerin güvenliğinin korunmasının önemine de dikkat çekti. Bu hakların, 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesi de dahil olmak üzere uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına alınması gerektiği belirtildi.


Güney Afrika ayrıca Mekke ve Medine gibi kutsal şehirlerle bağlantılı bölgeler de dahil olmak üzere ibadethanelere ve dinî öneme sahip mekânlara yönelik saldırılardan derin endişe duyduğunu bildirdi. Bu tür saldırıların din özgürlüğünü ve kültürel mirası tehdit ettiği ifade edildi.


Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Ronald Lamola, çatışmaların kapsayıcı diyalog, diplomasi ve uluslararası hukuka saygı temelinde barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini yineledi. Lamola, Yemen’de sürdürülebilir barışın ve Kızıldeniz bölgesinde istikrarın sağlanmasının bölgesel refah, uluslararası ticaret ve Afrika’nın kalkınma hedefleri açısından önem taşıdığını vurguladı.