Herkes İçin Adalet Talebi

Fransa’nın Strazburg şehrinde, çeşitli ülkelerinden insanlar adalet talebiyle bir kez daha bir araya geliyor. 24 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek 5. Adalet Buluşması, Peaceful Actions Platformu öncülüğünde ve Avrupa genelinde faaliyet gösteren 17 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle düzenleniyor. Etkinlikte, Türkiye’de giderek artan insan hakları ihlallerine dikkat çekilecek. Bu ihlallerin son bulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması ve Avrupa Konseyi’nin sorumluluklarını yerine getirmesi talep edilecek.
Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşturulan ve uluslararası bir insan hakları kuruluşu olan Peaceful Actions Platformu’ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de milyonlarca insan yıllardır süregelen adaletsizliklerin acısını çekiyor. Yürütme ve yargı makamları, AİHM’in birçok kararını yok sayıyor. Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Yüksel Yalçınkaya hakkında verilen insan hakları ihlali kararları, uzun süre geçmesine rağmen hala uygulanmadı.
Peaceful Actions Platformu’nun açıklaması şöyle;
Avrupa Konseyi’ne Türkiye’de AİHM Kararlarının Uygulanması İçin Çağrı
“24 Haziran 2026 Çarşamba günü, beşinci kez Strazburg’da Avrupa Konseyi’nin önünde toplanacağız. Adaletsizliğe karşı bir çağrı olarak başlayan bu girişim, sessiz kalmayı reddeden insanların yıllık buluşmasına dönüşmüştür. Bu yıl talebimiz tektir: herkes için adalet.
AİHM kararlarının tam ve etkili şekilde uygulanmasını talep ediyoruz. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’a ilişkin kararlar Türk yetkililer tarafından açıkça görmezden gelinmeye devam etmektedir. Büyük Daire’nin Yalçınkaya v. Türkiye davasındaki öncü kararı binlerce benzer başvuruyu ilgilendiren sistemik sorunun tespit edildiği bireysel bir dava hala uygulanmamıştır. Geçtiğimiz ay Büyük Daire, Yasak v. Türkiye kararında, hiç kimsenin bireysel olarak suç sayılmayan bir fiil temelinde mahkûm edilemeyeceğini yeniden teyit etmiştir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraftır. Bağlayıcı kararlar uygulanmalıdır. Konsey’in, AIHM kararlarının Türkiye tarafından uygulanmasını sağlama yükümlülüğü vardır.
İşleyen bir demokrasi talep ediyoruz. Kuvvetler ayrılığının içi boşaltılmıştır. Yargı bağımsızlığı zayıflamıştır. Muhalefet tarafından yönetilen belediyeler, iktidara yakın olanlara uygulanmayan görevden almalar, idari müdahaleler ve kovuşturmalarla karşı karşıyadır. Seçilmiş temsilciler, belediye çalışanları ve siyasi aktivistler demokratik katılımcılar olarak değil, güvenlik tehdidi olarak muamele görmektedir. İstanbul belediye başkanı, siyasi saiklerle açıldığı düşünülen bir davada tutuklu yargılanmaktadır.
www.peacefulactions.org
www.justice-march.com
İfade özgürlüğünün kullanılması ve mesleki faaliyetleri nedeniyle gazetecilerin yargılanmasına son verilmesini talep ediyoruz. 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 180 ülke arasında 163. sıradadır. Türk Ceza Kanunu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” başlıklı 299. maddesi, “yanıltıcı bilgi”ye ilişkin 217/A maddesi ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”e ilişkin 216. maddesi; yolsuzluk, insan hakları ihlalleri ve siyasi açıdan hassas davalara ilişkin haberleri susturmak için rutin şekilde kullanılmaktadır. İfade özgürlüğü olmadan bilinçli bir toplum ve demokratik hesap verebilirlik mümkün değildir.
Gülen hareketiyle ilişkilendirilen kişilere yönelik keyfi tutuklama ve kovuşturmaların sona erdirilmesini talep ediyoruz. Yalçınkaya ve Yasak kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi artık ikinci kez, sıradan ve hukuka uygun faaliyetlerin geriye dönük olarak terör delili olarak nitelendirilemeyeceğini teyit etmiştir. Buna rağmen kovuşturmalar sürmektedir. Aileler yoksulluğa itilmektedir. Çocuklar damgalanma altında büyümektedir. Tutuklular yetersiz tıbbi bakım ve uzun süreli izolasyonla karşı karşıya kalmaktadır. Bu adalet değildir. Bu, adaletsizliğin normalleşmesidir ve sona ermelidir.
Türkiye’deki hukuk devleti krizi yalnızca tek bir topluluğa ait değildir. Siyasi çizgilerin ötesine uzanmaktadır. Keyfi devlet gücünün her kurbanının yanındayız: sivil toplum liderleri, Kürt politikacılar, muhalif belediye başkanları, gazeteciler, öğrenciler, öğretmenler, sıradan vatandaşlar, geçmişleri, partileri veya inançları ne olursa olsun.
Kendi kurumları tarafından artık duyulmayanlar için, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, adaletin mümkün olduğu son yerlerden biridir. Bunun başarısız olmasına izin verilemez.
Avrupa Konseyi'ni harekete geçmeye çağırıyoruz.
• Sahip olduğunuz denetim araçlarını kullanın.
• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yetkisini savunmak ve kararlarının eksiksiz, etkili ve gecikmeksizin uygulanmasını sağlayın.
24 Haziran 2026'da Avrupa genelinden insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Avrupa Konseyi önünde olacağız. İnsan haklarına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve herkes için adalete inanan tüm insanları Strazburg'da bize katılmaya davet ediyoruz.”
24 Haziran’da Strazburg’da yapılacak 5. Adalet Buluşması’na destek veren sivil toplum kuruluşlarının isimleri;
• Aktion für Flüchtlingshilfe
• Broken Chalk
• Collectif pour la Défense des Droits de l'Homme (Collectif DDH)
• Ehil e.V.
• Feel Humanity (FH)
• Human Rights Solidarity
• Human Right Defender (HRD)
• International Association for Human Rights Advocacy in Geneva (IAHRAG)
• International Journalists Association (IJA)
• Mangfoldhuset
• Peaceful Actions Platform
• Solidarity with OTHERS
• Tenkil Museum e.V.
• Together Platform
• Verein Verfolgt
• Victim Laborers Platform (Mağdur Emekçiler Platformu)
• Voz da Liberdade (VOL)
• Weltanwälte e.V.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HARUN TOKAK

HÜSEYİN ODABAŞI

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH












