İBB Davasında 91. Duruşma: İtirafçı Açmazı ve Mahkemenin 4 Kişilik Tahliye Kararı

⏱ Okuma Süresi 16 dk•Yayınlanma Perşembe, Ekim 1 2026
Paylaş
X Post
Görevinden uzaklaştırılan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 436 sanıklı İBB davasının 91’inci günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görüldü.
İBB Davasında 91. Duruşma: İtirafçı Açmazı ve Mahkemenin 4 Kişilik Tahliye Kararı

Evrensel’de yer alan habere göre, ek iddianameyle birleştirilen dosyada 6 tutuklu sanığın beyanları alındı. Duruşma savcısı, mütalaasında tüm tutukluların tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme başkanı ise Sinan Sepetçi, Hasan Tahsin Sönmez, Ceyhun Avşar, Turgay Tokdemir’in tahlyesine karar verdi. İmamoğlu karar tepki göstererek, “Bizi sadece millet yargılayacak, bu mahkemeler değil. Vurguncu siyasetçileri tutuklasınlar” dedi.

Duruşma, dosyada etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ilk ‘itiraf’çı sanık eski Kültür A.Ş Genel Müdürü Murat Abbas’ın avukat sorgusuyla başladı. Abbas sanık avukatlarının yönelttiği usulsüzlük, ihaleler ve çelişkili ifadelerine dair birçok soruya Abbas, “Cevap vermeyeceğim”, “Soru sormak hakkınız ama yanıtlamamak da benim hakkım” diyerek sessiz kaldı.

İlk olarak söz alan tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, itirafçı sanık Murat Abbas’a “Teftiş Kurulu’na Dijital Deneyim Müzesi’yle ilgili başvurdum diyorsunuz. Sizin başvurunuz firmayla ilgili, siz seçimler için kurulduğu yönünde inceleme istedim diyorsunuz” dedi. Abbas, Sertkaya’nın sorusuna “İç yazışmada yolsuzluk yazdırırlar mı?” diye cevap verdi.

İtirafçı sanık Murat Abbas, Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya’nın yönelttiği soruların bir çoğuna, “Bu soruya cevap vermeyeceğim” diyerek cevap verdi.

“İFADESİNDE YER ALAN İFADELERE ‘BEN ÖYLE DEMEDİM’ DEDİ”

Kültür A.Ş.’nin tutuklu yargılanan eski genel müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar, itirafçı sanık Murat Abbas’a verdiği ifadesini ve iddianamede ifadenin kullanıldığı yerleri okuyarak soru sordu. İtirafçı Abbas, “Ben öyle demedim” diyerek itiraz etti. Bunun üzerine avukat Dizdar, “İddianamede böyle yazıyor” dedi. Abbas, “Onu ben bilemem” dedi.

İtirafçı Abbas ayrıca, Dizdar’ın sorduğu soruların çoğunluğunu, “Soru sormak hakkınız, ama cevap vermemek de benim hakkım” diyerek cevaplamadı.

Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal’ın avukatı Baver Kaya, “Müvekkilim ve Murat Ongun’la birlikte Taksim’de toplantı yaptık’ demişsiniz. Müvekkilin kullanımında Gümüşsuyu ve Asmalımescit’te yerler var. Toplantı neredeydi?” diye sordu. Abbas, “Gümüşsuyu” dedi. Bunun üzerine avukat Baver Kaya, “Toplantının yapıldığını söylediğiniz yer, yapıldığını söylediğiniz tarihten 1,5 yıl sonra müvekkil tarafından satın alındı. Daha öncesinde kullanılmıyordu” ifadelerini kullandı.

Tutuklu Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç’ın avukatı Cansu Çifçi, Murat Abbas’ın etkin pişmanlık ifadesinde söylediği “Atina’da evi vardı, teknesi vardı” gibi sözleri sordu ve “Bunları birilerinden duymuşsunuz, kim söyledi?” dedi. İtirafçı Abbas, “Siz dedikodu olarak tanımlıyorsunuz, duyumdu” dedi.

Dünkü duruşmada Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı da, itirafçı Murat Abbas’ın kendisi hakkında söylediği “Atina’dan ev aldı” ifadesine değindi ve “Bu bir dedikodu mu?” diye sormuştu. İtirafçı Abbas, “Dedikodu” yanıtını vermişti. Daha sonra Aldı, “Moda’daki evi satın aldı demişsiniz. Bu da dedikodu mu?” diye sormuş, Abbas, “Duyum, dedikodu” demişti. Bunun üzerine mahkeme başkanı Abbas’a, “Duyum neydi Murat Bey, ne duydunuz, nereden duydunuz? Somut ne vardı?” diye sormuştu. İtirafçı Abbas, “Sayın Başkanım somut bir şey yok. Zaten bu dedikoduya ait bir durum” demişti.

‘İHALEDE SORUMLULUĞUM YOKTU’ DEDİ BELGESİ ÇIKTI

Barış Kılıç’ın Avukatı Cansu Çifçi, Murat Abbas’ın “Benim ihalelerde sorumluluğum yoktu” sözlerine atıf yaptı ve duruşma salonunda Murat Abbas’ın onayladığı bir ihalenin belgesini gösterdi. Avukat Çifçi ayrıca, “Siz denetim kökenlisiniz, geçmişte birlikte çalıştığınız isimleri de yanınızda Kültür AŞ’ye getirdiniz ve yardımcınız yaptınız. Onlardan size ‘Bu işte yanlışlık var’ diye bir uyarı geldi mi?” sorusunu yöneltti. İtirafçı Abbas, “Nereye varmaya çalışıyorsunuz?” diyerek soruları cevaplamadı.

Avukat Çifçi, “Neden gerginlik yaratıyorsunuz?” diye sordu. Abbas, “İlk kez mahkemeye çıkıyorum, bırakın da gergin olayım” diye konuştu.

Kültür A.Ş.’nin tutuklu genel müdür yardımcısı Doğan Hamit Doğruer’in avukatı Serkan Günel, “Herkes ‘Sistem’ derken siz farklı bir ifade kullandınız, ‘Mekanizma’ dediniz” ifadelerini kullandı. İtirafçı Murat Abbas, “Ben buna cevap vermek istemiyorum” dedi. Avukat Günel, “Müvekkilimin hukuka aykırı bir ihale yaptığına şahit oldunuz mu? Yaklaşık maliyetin değiştirilmesi yönünde talimatı oldu mu?” diye sordu. Abbas, “Böyle bir şeye de talimatına da şahit olmadım” ifadelerini kullandı.

İtirafçı Murat Abbas’ın sorgusu sona erdi. Abbas’ın avukatı savunmasını yazılı sunacağını söyledi ve müvekkilinin ev hapsinin kaldırılmasını talep etti.

Daha sonra sanık kürsüsüne Kültür A.Ş.’nin saha kontrol şefi Harun Karali geldi. 26 yıldır aynı görevi yaptığını belirten Karali, “Saha kontrol şefi, üst ihaleyle alt yüklenici arasındaki sözleşme yapıldıktan sonraki süreçte, ürünlerin sahaya tesis edilmesiyle ilgili süreci yöneten kişidir” dedi. Karali, hakkında herhangi bir HTS kaydı, MASAK raporu, tanık veya gizli tanık beyanı bulunmadığını ifade etti. Daha sonra avukatı Hakan Karabulut’un beyanları alındı.

AYHAN SUBAŞI: ”SOMUT HERHANGİ BİR DELİL YOKTUR”

Beyanların ardından mahkeme başkanı davaya saat 14:00 sularında ara verildi. Aranın ardından ek iddianame kapsamında 6 tutuklunun beyanları alındı.

İlk olarak kürsüye çıkan Ayhan Subaşı, dosyadaki delillere işaret ederek, “Somut herhangi bir delil yoktur.  Kolluk ve emniyette verdiğim ifadeler aynen geçerlidir. Söylenecek başka bir şey yoktur. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

AĞAÇ A.Ş. YÖNETİCİSİ KARAARSLAN: ”150 GÜNDÜR NEDEN TUTUKLU OLDUĞUMU BULAMADIM”

İBB davası kapsamında tutuklu yargılanan Ağaç A.Ş. Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, duruşmadaki savunmasında üzerindeki suçlamaları reddetti. Hakkındaki “ihaleye fesat karıştırma” iddiasına yanıt veren Karaarslan, satın alma süreçlerinde yetki ve sorumluluğu bulunmadığını vurgulayarak, “İhaleye fesat karıştırabilmek için benim bir şeye dahil olmam gerekir. Teknik şartnameyi ben hazırlamam, tedarikçi seçmem, fiyat araştırması ile ilgili bir sorumluluğum ve görev alanım yoktur” ifadelerini kullandı.

Beş aydır tutuklu bulunduğunu ve dosyadaki HTS ile MASAK raporlarında somut bir delil olmadığını belirten Karaarslan, “Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım. Ben kendimi biliyorum, suçsuz olduğumdan da eminim” dedi. Ailesinin ve çocuklarının bu süreçte mağdur olduğunu dile getiren Karaarslan, mahkeme heyetinden beraatini ve tahliyesini talep etti.

AĞAÇ A.Ş. ÇALIŞANI FATİH TEMUR: ”CEZAEVİ KOŞULLARINDA SAĞLIK SORUNLARI YAŞIYORUM”

Ağaç A.Ş. İhale Birimi çalışanı Fatih Temur,  2016 yılından bu yana şirkette çalıştığını belirterek, hakkındaki “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını kabul etmeyip ihale süreçlerinde yetkili veya karar verici konumda bulunmadığını söyledi.

İhale birimindeki işleyişi anlatan Temur, “Üzerime atılı suçla alakalı herhangi bir ihale yetkim veya karar merciim yoktur. Etken değil daha çok edilgen bir görevde çalışmaktayım. İlgili birimlerden gelen talepler doğrultusunda piyasa araştırması yapıp yaklaşık maliyeti oluşturarak üst yönetime sunuyoruz. Dosyada yer alan vekaleten imzalar ise müdürlerin izin veya raporlu olduğu dönemlerde usul gereği atılmış onay imzalarıdır” şeklinde konuştu. İç yönergeye göre görevinin sadece ihale dokümanlarını hazırlamak ve EKAP üzerindeki işlemleri yürütmek olduğunu vurguladı.

Dosyada bir gizli tanık ile sanık Adem Yavuz’un beyanları doğrultusunda tutuklu bulunduğunu ifade eden Temur, sağlık durumuna ve cezaevi şartlarına dikkat çekti. 2025 yılında omurilik felci riski taşıyan ağır bir operasyon geçirdiğini ve sırtında 9 platin bulunduğunu belirten Temur, “Cezaevi koşullarında çok zorlanmaktayım. Ayrıca hayatım boyunca çocuklarımın eğitimiyle ilgilenmiş bir baba olarak burada bulunmak çok ağrıma gidiyor” ifadelerini kullanarak mahkeme heyetinden tahliyesini talep etti.

MURAT DAĞDEVİREN: ”İFTİRALAR YÜZÜNDEN BURADAYIM”

Tutuklu iş insanı Murat Dağdeviren üzerine atılı suçlamaları ve hakkındaki beyanları reddederek Orhan Yıldırım’ın iftiralarına uğradığını öne sürerek beraatını ve tahliyesini talep etti.

Savunmasında 2017 yılında işlerinin bozuk olduğu dönemde Orhan Yıldırım ile tanıştığını belirten Murat Dağdeviren, kendisiyle Han İnşaat çatısı altında çalışmaya başladığını söyledi. Suçlamalara konu olan para hareketlerine değinen Dağdeviren, şu ifadeleri kullandı:

“Orhan Yıldırım 2006’dan beri Han İnşaat’ın sahibidir ve kurumlara iş yapmaktadır. O dönem bana ‘İstersen beraber çalışalım, sen de işi öğrenmiş olursun’ dedi. Ağaç A.Ş. ile zaten iş yapıyordu. İçerideki ödemelerini alabilmesi için benim üzerimden işlem yapıldığı iddiaları tamamen yalandır. Böyle bir eylemde bulunmadım. MASAK raporunda görülen hesap hareketleri Orhan Yıldırım’ın gönderdiği maaş ödemeleridir. Şirket bana sadece bir araba tahsis etmiştir.”

Yaklaşık 5 aydır cezaevinde tutuklu bulunduğunu ve haksız yere mağdur edildiğini vurguladı.

MEMUR NİLGÜN CENDEK: KAMU YARARI GÖZETTİK

Tutuklu İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek, 25 yıllık devlet memuru ve çevre mühendisi olduğunu vurgulayıp, hakkındaki ihaleye fesat karıştırma suçlamalarını reddetti. İddianamede ve bilirkişi raporunda yer alan “ihalelerde rekabetin kısıtlandığı” yönündeki üç ana iddiaya mevzuat hükümleriyle yanıt veren Cendek, idarenin takdir yetkisini kamu lehine kullandığını belirtti:

“Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği idareye %10 ila %40 arasında iş deneyim oranı belirleme yetkisi verir. İdare geçmişte bunu %40 olarak uygularken benim dönemimde %30’a düşürülmüştür. Yani iddia edilenin aksine rekabet ortamı kısıtlanmamış, daha da genişletilmiştir. Süs bitkileri üretici belgesi ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın zorunlu tuttuğu resmi bir evraktır.”

“AĞAÇ A.Ş.’NİN TİCARİ SÖZLEŞMELERİNDEN SORUMLU DEĞİLİM”

İhalelerin kısmi teklife kapalı olmasının sahadaki dikim takvimi, iklim koşulları ve operasyonel zorunluluklardan kaynaklandığını ifade eden Cendek, idare ile Ağaç A.Ş. arasındaki ilişkiye dair şunları söyledi:

“Ben devlet memuruyum. Ağaç A.Ş. ise Türk Ticaret Kanunu’na tabi bağımsız bir tüzel kişiliktir. Ağaç A.Ş.’nin kendi bünyesinde yaptığı ticari sözleşmeler veya alt yüklenici ilişkileri benim yetki ve hiyerarşik gözetim sahamın dışındadır. Bizim tek ilişkimiz sözleşme hükümleriyle sınırlı yüklenici ilişkisidir.”

5 aydır tutuklu bulunduğunu ve savunmasını hazırlamak için uygun koşullara sahip olmadığını dile getiren Nilgün Cendek, “Görev yaptığım süre boyunca usulsüz hiçbir işe imza atmadım, kimseye menfaat sağlamadım” dedi.

Nilgün Cendek’in ardından bir diğer tutuklu sanık Tolga Kılıç’ın avukatlarının tahliye talebine ilişkin beyanları alındı.

MAHKEME BAŞKANINDAN 4 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE KARARI 

Beyanlar bitince ise savcı tüm tutuklular hakkında tutukluluğa devam isteyerek mütalaasını açıkladı. Mahkeme başkanı aranın ardından Sinan Sepetçi, Hasan Tahsin Sönmez, Ceyhun Avşar ve Turgay Tokdemir’in tahliyesine karar verdi.

İMAMOĞLU FON VURGUNCULARINA SESLENDİ

Ekrem İmamoğlu bağırarak karar tepki gösterdi: “Bizi sadece millet yargılayacak, bu mahkemeler değil. Vurguncu siyasetçileri tutuklasınlar.” İkinci celsede 3 Eylül’de yapılan son tutukluluk incelemesinde yalnızca 2 kişi tahliye edilmişti.

ABBAS SORGUYA DEVAM ETMEK İSTEMEMİŞTİ

Dünkü duruşmada Murat Abbas’ın sorgusu devam ederken mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi. İtirafçı Abbas, “Ben savcılıkta ifade verdim, burada da soruları yanıtladım. Avukatların sorularına cevap vermeyeceğim” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı “Olur mu öyle şey, yarın geleceksin” dedi. Duruşmayı takip eden izleyiciler Abbas’a “Allah katında hesap vereceksin” diye seslendi.

EK İDDİANAMEDE NELER YER ALIYOR?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı,  Akın Gürlek’in ek iddianame sinyalinin ardından İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj AŞ’ye ilişkin soruşturma kapsamında 18 Eylül’de 29 şüpheli hakkında 195 sayfalık ek iddianame hazırladı.

DOSYA, ANA DAVAYLA BİRLEŞTİRİLDİ

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, ek iddianameyi kabul ederek yeni dosya ile ana İBB davası arasında “fiili ve hukuki irtibat” bulunduğuna karar vererek, dosyaları birleştirdi. Yargılamanın 414 sanıklı ana dava üzerinden devam etmesine hükmetti.

Mahkeme ayrıca ek dosyada tutuklu bulunan Ayhan Subaşı, Aytekin Karaarslan, Fatih Temür, Murat Dağdeviren, Nilgün Cendek ve Tolga Kılıç’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.