İBB davasında ‘gizli telefon’ iddiası tartışması: Kasapoğlu, ‘İddianamede telefona ilişkin tek satır yok’

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Perşembe, Ağustos 20 2026
Paylaş
X Post
İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, “gizli telefon” iddiasına ilişkin savunmasında, yaklaşık 1,5 yıl incelendiğini söylediği cihazla ilgili 4 bin sayfalık iddianamede herhangi bir dijital rapor veya belge bulunmadığını belirtti. Kasapoğlu, suçlamaların dayanaksız olduğunu savunarak, “Haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder” dedi.
İBB davasında ‘gizli telefon’ iddiası tartışması: Kasapoğlu, ‘İddianamede telefona ilişkin tek satır yok’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde oluşturulan duruşma salonunda devam ediyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 53 kişi tutuklu bulunuyor. Tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından başlayan ikinci celsede, tutuksuz sanıkların beyanları alınıyor.

Davanın 68. gününde çok sayıda sanığın savunması dinlenirken, bugünkü oturumda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Ertan Yıldız’ın da savunma yapması bekleniyor.

Muzaffer Beyaz’ın tutuklanması talebi yine reddedildi

Duruşmada ayrıca tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz hakkında savcılığın yaptığı tutuklama talebi ikinci kez reddedildi.

Savcılık, Beyaz’ın ifadelerindeki çelişkileri gerekçe göstererek tutuklanmasını istemişti. Ancak mahkeme heyeti talebi yeniden reddetti. Böylece Beyaz’ın tutuksuz yargılanmasının sürmesine karar verildi.

‘1 milyon 200 bin dolarlık ödeme Erdoğdu ile bağlantılı değil’

Duruşmada rüşvet iddiasıyla ilgili savunma yapan iş insanı Gülant Candaş, şirket hesaplarından çıkan yaklaşık 1 milyon 200 bin dolarla Aykut Erdoğdu arasında bağlantı bulunmadığını söyledi.

Candaş, söz konusu paranın şirket çalışanı Cihan Duman tarafından bankadan çekilerek dönemin Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Aydın’a teslim edildiğini belirtti.

Mahkeme başkanının sorusu üzerine paranın Erdoğdu ile ilgisinin olmadığını ifade eden Candaş, şirket kayıtlarında bu para çıkışının bulunduğunu ancak ödemenin hangi amaçla yapıldığı konusunda doğrudan bilgisinin olmadığını söyledi.

Şirket yöneticisi rüşvet iddiasını reddetti

Çiftay A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Erdoğan Göğen de savunmasında kendisine yöneltilen rüşvet iddiasını kabul etmedi.

Göğen, biyolojik atık tesisi projesine bir İtalyan şirketinden devir yoluyla dahil olduklarını, süreçte Aykut Erdoğdu’dan destek istediklerini anlattı.

İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay’ın daha sonra şirketten sözleşmede yer almayan taleplerde bulunduğunu ileri süren Göğen, faaliyetlerinin de durdurulduğunu söyledi.

Hakkındaki rüşvet iddiasını basından öğrendiğini belirten Göğen, şirket kayıtlarında 1 milyon 200 bin dolarlık bir para hareketi bulunmadığını savundu.

Cezaevinde felç geçiren İBB yöneticisi suçlamaları reddetti

Davanın tutuksuz sanıklarından İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy da savunma yaptı.

Gaziosmanpaşa Belediyesi davası kapsamında 13 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Aksoy, tutukluluk sürecinde felç geçirdiğini belirtti.

Hakkındaki suçlamaların tarihleriyle çeliştiğini savunan Aksoy, Mart 2023’te gerçekleştiği ileri sürülen olay sırasında deprem bölgesinde, Hatay’da İBB Afet Koordinasyon çalışmalarında görev yaptığını söyledi.

Aksoy, kendisi ve Fatoş Pınar Türker’in bir şirketi konutlarda indirim yaptırmak amacıyla bastığı yönündeki iddianın da gerçeği yansıtmadığını belirtti.

‘Hiç çalışmadığım İBB Hanem üzerinden suçlandım’

Eski İPA çalışanı Şehide Zehra Keleş ise savunmasında “İBB Hanem” uygulaması üzerinden yöneltilen suçlamalara tepki gösterdi.

Keleş, hiç çalışmadığı bir birimle ilgili suçlandığını ve kendisine yöneltilen iddiaların gerekçesini polislerin dahi açıklayamadığını söyledi.

Yaklaşık altı ay cezaevinde kaldığını belirten Keleş, bunun oluşturulduğu halde kullanılmadığını düşündüğü bir test hesabıyla bağlantılı olabileceğini savundu.

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na giderek seçim verilerinin çalınmasına yönelik bir eyleme katıldığı iddiasını da reddeden Keleş, suçlamada tarih ve saat bilgisinin dahi bulunmadığını ifade etti.

Kasapoğlu: Telefon sıradan bir iletişim hattıydı

Duruşmanın dikkat çeken savunmalarından biri Ekrem İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’ndan geldi.

Mayıs 2025’ten itibaren tutuklu bulunan ve Mart 2026’daki ilk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Kasapoğlu, İmamoğlu’nun eski telefonunun saklandığı yönündeki iddiaları reddetti.

Kasapoğlu, söz konusu hattın İmamoğlu’nun ilçe başkanlığı döneminden bu yana kullanıldığını, gün içerisinde çok sayıda çağrı aldığını ve gerektiğinde nöbetçi personel tarafından da kullanılan sıradan bir iletişim hattı olduğunu söyledi.

Telefon hattının vatandaşlardan gelen yoğun aramalar nedeniyle Başkanlık Sekretaryası’na yönlendirildiğini ve 2025’in başlarında tamamen kapatıldığını belirten Kasapoğlu, telefonun soruşturmayla ilişkilendirildiğini gözaltına alındıktan sonra öğrendiğini anlattı.

‘1,5 yıl incelendi, iddianamede tek satır yok’

Kasapoğlu, söz konusu telefonun yaklaşık 1,5 yıl boyunca incelendiğini ancak buna rağmen herhangi bir suç unsurunun ortaya konulamadığını savundu.

Kasapoğlu, 4 bin sayfalık iddianamede telefonla ilgili herhangi bir dijital inceleme raporu, belge veya kendi ifadesinden bir bölüm bulunmadığını belirterek şöyle konuştu:

“4 bin sayfalık iddianamemizde ne bu dijital rapor var, ne bu telefona ait bir bilgi belge var, ne de benim ifademin tek satırına yer verilmiş.”

Kasapoğlu ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Bayram Yıldırım’ın beyanları üzerinden kendisine yöneltilen “rüşvete yardım” suçlamasını da kabul etmedi.

‘Bu telefon 11 ay beni oğlumdan nasıl ayırdı?’

Tutukluluk sürecinin ailesi üzerindeki etkisini de anlatan Kasapoğlu, 13 yaşındaki oğlundan yaklaşık 11 ay ayrı kaldığını söyledi.

Oğlunun bu süreçte travma yaşadığını ve LGS döneminin yanı sıra anne yoksunluğunun da telafi edilemediğini belirten Kasapoğlu, tutukluluğunun gerekçesini sorguladı.

“Acaba Özel Kalem Müdürü olarak sadece layıkıyla işimi yaptığım için mi 11 ay evladımdan ayrı kaldım?” diyen Kasapoğlu, devletin kendisine uzun yıllar hizmet etmiş kamu görevlilerini koruması gerektiğini ifade etti.

Kasapoğlu savunmasını şu sözlerle tamamladı:

“Haklılığım 4 bin sayfa kadar, iddianameniz kadar eder.”