İmamoğlu: “Mücadelemiz, milli mücadeleye dönüşmüştür”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün’ün “siyasal casusluk” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Silivri’de görüldü. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada dört sanık hakkında 15 yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İddianamede, İBB’ye ait olduğu öne sürülen bazı verilerin “OSINT/dark web” ortamına aktarıldığı, bu veriler üzerinden kişisel bilgilere erişildiği ve seçim kampanyasına dönük analizler yapıldığı ileri sürülüyor. Savcılık, bu sürecin 2019 yerel seçimlerini İmamoğlu lehine etkilemek ve İmamoğlu’nun İstanbul başta olmak üzere Türkiye siyasetinde söz sahibi olmasını sağlamak amacıyla yürütüldüğünü iddia ediyor. Savunma tarafı ise suçlamaların somut delile değil, yorum, varsayım ve Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlık ifadesine dayandığını belirtiyor.
Duruşmada ilk savunmayı Hüseyin Gün yaptı. Gün, hakkındaki casusluk suçlamasını reddederek “Kendimden eminim, casus değilim.” dedi. Gün, savunmasında İmamoğlu’nu yalnızca bir kez gördüğünü, bunun da İBB Başkanı seçildikten sonra Saraçhane’de yapılan kısa bir nezaket ziyareti sırasında gerçekleştiğini söyledi.
Savunmanın en dikkat çekici bölümü Fuat Oktay ayrıntısı oldu. Gün, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele kapsamında yurt dışında devlet adına faaliyet yürüttüğünü savundu. Dönemin Başbakanlık Müsteşarı, daha sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Fuat Oktay tarafından Trident ve GPlus şirketlerine Türkiye adına ülke ilişkileri ve tanıtım faaliyetlerini yürütme konusunda “tam yetki” verildiğini söyledi. Gün’ün avukatları, İngilizce hazırlanan ve altında Fuat Oktay’ın imzası bulunduğu belirtilen belgeyi mahkemeye sundu.
Seçimi kazanmak suç mudur?
Aranın ardından Ekrem İmamoğlu savunma yaptı. İmamoğlu, davayı siyasi bir dava olarak nitelendirdi ve iddianamenin somut delile dayanmadığını söyledi. Savunmasına, “Burada devletimiz adına, milletimiz adına utanç verici bir iddianameyle karşı karşıyayız.” sözleriyle başlayan İmamoğlu, “Bizim burada verdiğimiz mücadele bir milli mücadeleye dönüşmüştür. Türkiye ve demokrasi adına en büyük muhalefet mücadelesi bugün ve aylardır Silivri’de verilmektedir. Biz kazanacağız.” dedi.
İddianameyi “hukuk cinayeti” olarak niteledi. İddianameyi eline alarak konuşan İmamoğlu, “İşte bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. İddianame 159. sayfa. Zaten şunların hepsi çöp. Hepsi. Sorsanız iddianame hazırlamışlar. Çöp. Kopyala, fotokopi” ifadelerini kullandı.
İddianamedeki “2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının sağlandığı” suçlamasına da tepki gösteren İmamoğlu, “Suç mudur Sayın Başkan? İstanbul’da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur Sayın Başkan? Bu siyasi bir dava. Seçimde, sandıkta karşıma çıkmaktan korkak zihniyetin ortaya koyduğu bir siyasi davadır.” dedi.
İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve TELE 1’in dosyaya dahil edilmesine de tepki gösterdi. “TELE 1’e çökmek için Merdan Yanardağ’ı buraya dahil ettiler.” diyen İmamoğlu, Yanardağ’la ilişkisinin gazeteci-siyasetçi düzeyinde olduğunu söyledi. İmamoğlu, “Benim basınla alakalı ilişkilerimi yöneten kişi Merdan Yanardağ! (Savcılığın iddiası) Böyle bir şey olamaz yani. İddiaların seviyesine bakar mısınız?” dedi.
Hüseyin Gün’ü Cumhurbaşkanı’na sorsunlar!
Savunmasında Hüseyin Gün’ün devlet içindeki temaslarına da dikkat çeken İmamoğlu, Gün’ün MİT Başkanı, dönemin bakanları, bürokratları ve savunma sanayii çevreleriyle ilişkilerini anlattığını hatırlattı. İmamoğlu, “Vallahi beyefendi kimdir, ne yapmıştır, bağlantılarından dolayı bana değil, gitsinler Cumhurbaşkanı’na sorsunlar. Muhatabı o!” dedi.
İmamoğlu bu bölümde şu ifadeleri kullandı: “Yahu kişi MİT Başkanıyla çalışmış, bugünün MİT Başkanıyla; dönemin bakanlarıyla çalışmış, dönemin bürokratlarıyla çalışmış, kendine göre kendi ideolojisine göre kendisini Türk milletine ve Türk devletine adadığını ifade eden bir kişi ve o dönemde bir sürü insanla çalışmış, isimlerini veriyor. Benim bir tane fotoğrafım var beyefendiyle ve rahmetli hanımefendiyle; kendisinin başkalarıyla bir sürü fotoğrafı var, uçak kaydına kadar veriyor, toplantı odasına kadar kimlerin olduğunu söylüyor, hangi savunma sanayi şirketi ile hangi önemli görüşmeyi yaptığını detaylarına giremem ama diyor çok önemliydi, yaptım diyor. Ve o şimdi diyor işte Baykar şirketininkidir diyor, Baykar şirketinin kime ait olduğunu biliyorsunuz diyor, daha ne desin? Daha ne desin?”
Casusluk iddiasına dair tek bir somut belge gösterin!
İmamoğlu, MİT Başkanı İbrahim Kalın’a da çağrıda bulundu. “Ortada bir casusluk varsa MİT de ilgili tüm istihbarat birimleri de çıksın millete tek bir somut belge göstersin.” diyen İmamoğlu, kendisiyle ilgili tek bir somut belge ortaya konulmasını istedi.
İmamoğlu’nun MİT’e yönelik sözleri şöyle: “Buradan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı olarak sesleniyorum; ortada bir casusluk varsa MİT de ilgili tüm istihbarat birimleri de çıksın millete tek bir somut belge göstersin, tek! Ekrem İmamoğlu ile ilgili tek bir somut belge. Yıllardır manşet atıp, algı üretip, insanların aileleriyle, çoluğuyla çocuğuyla uğraşıyorsunuz. Basını da zor durumda bırakıyorsunuz. Ne yiyeceğini şaşırdı. Allah’tan kıymetli 3-5 tane mecra var, işte birini de peşkeş çekmeye gayret ediyorlar birilerine; onlar doğruyu göstermekte, doğruyu anlatmakta gayret etmeye çalışıyorlar.”
İmamoğlu, savunmasının ilerleyen bölümünde Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye de seslendi. “Çok büyük bir uyarıda bulunuyorum.” diyen İmamoğlu, “Bu devlet, bu bayrak risk altındadır. Böyle bir Adalet Bakanı Türkiye’nin tüm temel duruşunu zedelemektedir. Bu iftira ve uydurma düzeneğiyle ilgili, benim ailemi, namusumu yerle bir etmek için laf yetiştireceklerine iktidar sorumlusu olarak el atsınlar. Hem Cumhurbaşkanı’nı hem de Devlet Bahçeli’yi uyarıyorum.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu savunmasını tamamladıktan sonra çapraz sorguya geçildi. Duruşma, İmamoğlu’nun avukatlarının savunmalarıyla devam etti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HÜSEYİN ODABAŞI

KADİR GÜRCAN

CUMA KARAMAN

ABDULLAH AYMAZ
ESRA BÜYÜKCOMBAK

Küresel piyasalarda savaş dönemi rallisi: En değer...

Sır gibi saklanıyordu: UFO belgeleri açıklandı, si...

'Casus' itiraf etti, 15 Temmuz sonrası Fuat Oktay’...

Eski Tuğgeneral Sönmezateş: 'Komutanlarımız bizi b...

İpler tamamen koptu: CHP, Burcu Köksal'ı kesin ihr...






