İzzet Özgenç’ten Erdoğan’a AİHM kararı notu

Hukukçu Prof. Dr. İzzet Özgenç, 7 Mayıs 2026 tarihli bilgi notunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin 5 Mayıs 2026’da açıkladığı Şaban Yasak kararının kritik sonuçlarını paylaştı.
Karara göre mahkeme, hem “işkence ve kötü muamele yasağı”nı düzenleyen 3. maddenin hem de “suçta ve cezada kanunilik” ilkesini güvence altına alan 7. maddenin ihlal edildiğine hükmetti.
Özgenç’in bilgi notunda aktardığı üzere AİHM, Türkiye’deki yerel mahkemelerin Cemaat yapılanmasına yönelik davalarda “kusura dayalı şahsi sorumluluk” ilkesinden uzaklaştığını tespit etti.
Kararda öne çıkan üç temel eksiklik şu şekilde sıralandı:
Mahkûmiyet hükümlerinde başvurucunun herhangi bir cebir veya şiddet içeren terör eylemine karıştığına dair somut bir bulguya yer verilmemesi.
Kişinin, mensubu olduğu yapılanmanın ileride bir “terör örgütü” niteliği kazanacağına dair bir bilinçle (doğrudan kastla) hareket ettiğine dair tespitin bulunmaması.
Yargılamaların şahsi kusur yerine, yapıya olan genel mensubiyet üzerinden “kolektif sorumluluk” anlayışıyla yürütülmesi.
KANUNİ DÜZENLEME VE YENİDEN YARGILAMA İHTİYACI
Bilgi notunda, Yalçınkaya kararıyla başlayan ve Şaban Yasak kararıyla pekişen bu hukuki sürecin Türkiye için kaçınılmaz bir görev yüklediği belirtildi.
Prof. Dr. İzzet Özgenç, AİHM’nin bu tespitlerinin ardından, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleriyle ilgili olarak yargılamanın yenilenmesinin yolunu açacak bir kanuni düzenleme yapılması ihtiyacının aciliyet kazandığını ifade etti.
Söz konusu karar, sadece geçmiş mahkûmiyetler için değil, halen ceza infaz kurumlarında bulunan veya gözaltı süreci devam eden kişilere yönelik devletin sorumlulukları bakımından da önem taşıyor.
Özgenç, ihlal kararı doğrultusunda tazminat ödenmesine de hükmedildiğini hatırlatarak, hukuk sisteminin evrensel normlarla uyumlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












