“Too Big to fail!” öyle mi?

Maçın ilk çeyreğinde kendi sahasına gömülen takımın hali içler acısıdır. Mağlubiyetten daha acısı, kalan süreyi hakemin bitiş düdüğünü bekleyerek geçirmektir ki, katlanılır cinsten değildir. Fon krizinde gözlerine ilk ışık tutulanlar için her yeni gün bir Çin İşkencesi'ne dönüşecek ve öyle de oluyor.
Saray eşliğinde orta sahanın gerisine düşen iktidarın hali son zamanlarda seyretmeye değer bütün yerli yapımlardan daha heyecan verici. Hele milli takım maçlarını hiç sormayın. Gözünü kırpmadan ekran karşısına mıhlanmaya değecek bir seyir zevkine epeydir hasrettik. Heyecan için bir hafta beklemek gerekmiyor, adeta bütün sezon elinizin altında.
İktidar ve Saray'a yakın çevrelerin hadiseyi yeni duyuyormuş şaşkınlıkları kendilerine biçilen sıradan figüran rollerinden. Onlar öyle yapıp akıllarınca iktidara zaman kazandıracaklar. Hele Saray'ın önüne etten duvar örüp batarya savaşı verenler hadisenin Saray'a uzanması korkusundan canların gırtlklarında. Hepsi bütün-olup bitenlerden Saray'ın haberdar olduğunu bal gibi biliyorlar. İktidarın bir dönem daha ne pahasına olursa olsun mevcut hali ile hayatiyetini devamı şu an için tek hedef. Ha bu arada, Saray durumdan Birleşmiş Milletler görüşmeleri sonrasında haberdar olduysa bu ciddi bir hata. Yok eğer, dokuz aydır skandaldan haberdar ve üzerine yattıysa o zaman hata faciaya dönüşüyor.
Son birkaç yıldır maliye destekli sürdürülen operasyonların gerçek sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyor. İktidara yakın çevrelerin boşalttığı kaynak ve rezervleri muhalif cemaat, hayır kuruluşları ya da iktidar ile bir şekilde yollarını ayıran zenginler üzerinden telafi etmeye yönelik operasyonlar da derde deva, yaraya merhem olmadı. Nasıl bir karadelik ise, kapanmak bilmiyor.
Fon skandalı ile para piyasalarına yeni terminoloji ve kullanımlar da kazandırıldı. Şimdiye kadar bilinen kadarıyla para'nın ölçü birimi sayı idi. Fon skandalında öne çıkan isimler bu alışılmış normlardan kurtulup kazandıklarını kilo ile tartmayı tercih etmişler. İlgili kişilerin kazancı on iki tona tekabül ediyor. Bir yüz YTL'nin birim ağırlığını hesap edip on iki ton ile eşleştireceksiniz. O kadar basit. Teker teker saymakla kim uğraşacak? Bütün bir aile son dokuz ayını tam mesai olarak bu miktarı saymak için ayırsalar yine de yeterli olmazdı. İyisi mi kantarla tartıp zamandan tasarruf etmişler.
Her gün yeni bir ifşa ile gündemi tutan skandalın gölgesinde yapılan son kabine toplantısı da fırtınanın yönünü değiştirmeye yetmedi. Alışıldığı üzere her kabine toplantısından sonra “Sayın Cumhurbaşkanı önemli açıklamalarda bulundu!” klişesi bu kez merak ve heyecan uyarmadı. Kabine sonrası açıklamalar ve Meclis açılışı konuşması hala bir çözüm bulamadıklarının en önemli kanıtı.
Çok bilmiş Saray entelektüelleri ortaya çıkan ekonomik çöküntüde ifşa olan isimleri yine dışarıdan ithal ettikleri terminoloji ile çözeceklerini düşünüyorlar. Zenginlik ve iç imkanı oluşturma açısından vazgeçilmez durumda olan şirketler için “Too big to fail!”, batırılamayacak ya da gözden çıkarılamayacak kadar büyük, kullanımı şu an tutundukları seçeneklerden biri. Akıllarınca, “Bir yerde durdurun ya da hükümet işe el atsın!” demeye getirecekler. Halbuki, iktidara yakın olup fon skandalı ile öne çıkan aktörler ülke ekonomisine vazgeçilmez katkıları olanlardan değil. Hepsi de genç oğul, damat, gelin ve yeğenden müteşekkil, çoluk-çocuk, “Genç girişimciler!” (!)
Fon skandalına merkez üssünde yakalanan ve Saray danışmanlığı ile tanınan hanımefendi iktidar partisindeki bütün görevlerinden el çektirildi. Partinin resmi internet sitesinden ismi çıkarıldığı gibi sosyal platformlarındaki hesapları da silinmiş durumda. Saray'ın prestijli danışmanlığından bir hafta içinde cüzzamlı hasta muamelesine maruz kalmak çok zor olsa gerek.
İktidarın bütün birimlerinde yaşanan panik havası refleksleri kontrolü altına almış durumda. Herkes kendi gemisini kurtarma derdinde. Skandala ismi karışanların borçlarını nasıl ödeyecekleri konusu da açığa kavuşmuş değil. Konu ile ilgili İngiltere’de yayınlanan bir makalede alacaklı durumda olanların kendi paylarından ancak yüzde yirmisini alabileceklerini söylüyor. Eğer doğruysa, parasını kaptıranlar bir süre daha beklemek zorunda kalacaklar. Eğer sözkonusu miktarlar hala Türkiye'de ise.
“Too big to fail!” mazereti ile Saray'ı kurtarmaya çalışan iktidar tetikçilerine kulak asmayın. Türkiye'de Saray da dahil yeri doldurulamayacak ya da boşluğu derinden hissedilecek hiçbir oluşum yok. Civarınızdaki en yakın kabristana bakın! Orası yeri doldurulamayacaklarla dolu!
İsmi skandal ile bütünleşen hanımefendi haksız kazancı iade ettiğini iddia etmişti. Bu iddia şimdiye kadar doğrulanamadı. Halktan alırken kilo ile geri verirken teker teker sayarak verecekleri için zaman alması gayet normal! Acele etmeyelim! Korkunç bir devrilişe şahit oluyoruz. Doyasıya seyir zevkini tadalım! İsim de fena değil hani; “Too big to fail!”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

KADİR GÜRCAN

ARİF ASALIOĞLU

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

HARUN TOKAK


13 yaşındaki Türkiye şampiyonu güreşçi hayatını ka...

Jeolog Osman Bektaş: Adana’da büyük deprem beklemi...

Fenerbahçe’den ayrılan Talisca: İyilik eken, bir g...

İoanna Kuçuradi son yolculuğuna uğurlandı

Özgür Özel: Milletin vermediği İstanbul’u almaya ç...






