Türkiye'ye hukuka dönüş çağrısı: “On binlerce mahkumiyet kararı bozulmalı”

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Perşembe, Mayıs 7 2026
Paylaş
X Post
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi tarafından Salı günü açıklanan tarihi ‘Şaban Yasak’ kararının yankıları sürüyor. Büyük Daire duruşmasında Şaban Yasak’ın avukatlığını üstlenen Johan Vande Lanotte ve Johan Heymans, kararın açıklanmasının ardından Turkey Tribunal YouTube kanalında ilk değerlendirmelerini paylaştı. Tecrübeli hukukçu Prof. Dr. Johan Vande Lanotte, AİHM kararının son derece önemli olduğunun altını çidi. Kimsenin Hizmet Hareketi ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle mahkum edilemeyeceğinin çok açık bir şekilde ortaya konulduğunu söyledi.
Türkiye'ye hukuka dönüş çağrısı: “On binlerce mahkumiyet kararı bozulmalı”

Vande Lanotte, kararda “bir kişinin yalnızca şiddet veya terör eylemlerine katkıda bulunma kastının bulunduğunun ortaya konulması halinde bir terör örgütüne üyelikten mahkum edilebileceğinin” belirtildiğine; dolayısıyla AİHM’in Şaban Yasak özelinde olduğu gibi “Gülen Hareketiyle bir şekilde bağlantısı bulunan veya bu Hareketin kurumlarında çalışmış olan on binlerce insanın otomatik olarak bir terör örgütünün üyesi olarak değerlendirilemeyeceğine” hükmettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin AİHM kararına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olarak on binlerce kesinleşmiş mahkumiyet kararını bozması gerektiğini vurguladı.

Büyük Daire’de Şaban Yasak’ı temsil eden diğer avukat Johan Heymans da kararı memnuniyetle karşıladı. Heymans, Büyük Daire’nin İkinci Daire tarafından verilen şaşırtıcı kararı ortadan kaldırarak önemli bir yanlıştan döndüğünü ve Yalçınkaya kararındaki içtihadını yeniden teyit ettiğini dile getirdi. Kararda kimsenin terör niteliğinde şiddet içeren faaliyetlere şahsen katıldığının güçlü ve somut delillerle incelenmeden ve ortaya konulmadan mahkum edilemeyeceğinin vurgulandığını ve Türkiye’deki yargılamalarda bireysel cezai sorumluluğun en temel ilkelerine bile riayet edilmediğinin tescillendiğini ifade etti.

Sonraki adımın kararın uygulanmasını sağlamak olduğunu aktaran hukukçu, “İlk Yasak kararı, Türk mahkemeleri tarafından geniş ve seçici bir biçimde yorumlanmış ve uygulanmıştı. Artık Büyük Daire tarafından bu kararda ortaya konulan doğru yorumun tam olarak hayata geçirilmesi zorunludur. Türk hakimlerini, kararlarını AİHM Büyük Dairesi içtihadıyla uyumlu hale getirmeye ve böylelikle hukuk devletini yeniden tesis etmeye teşvik ediyoruz.” diye konuştu.


KAYNAK: Ensar NUR / TR724.COM