Ünlü yatırım bankasından Türkiye için faiz işareti geldi

Küresel piyasaların yakından takip ettiği yatırım bankalarından JPMorgan, Türkiye’deki son siyasi ve hukuki gelişmelerin ekonomik yansımalarına dair çarpıcı bir analiz yayımladı. Bankanın uzman analistleri tarafından hazırlanan araştırma notunda, makroekonomik dengeler ile tırmanan iç siyasi risklerin Türk lirası (TRY) üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.
Bu doğrultuda JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) finansal istikrarı korumak adına faiz silahını yeniden çekmek zorunda kalabileceğini öngördü.
11 HAZİRAN ÖNCESİ ERKEN MÜDAHALE SİNYALİ
JPMorgan analistleri, merkez bankasının bir hafta vadeli repo ihale faizini (politika faizi) mevcut yüzde 37 seviyesinden yüzde 40’a yükseltmesini beklediklerini ilan etti.
Yatırım bankasının raporunda, bu 300 baz puanlık radikal artışın takvimi ve olası senaryoları şu şekilde değerlendirildi:
Faiz artışının normal şartlar altında 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında masaya geleceği tahmin ediliyor.
Raporda, piyasadaki döviz talebi ve oynaklığın sürmesi durumunda, merkez bankasının haziran ortasını beklemeden, potansiyel olarak daha erken bir tarihte olağanüstü ara müdahaleyle de bu kararı alabileceğine dikkat çekildi.
“SİYASİ RİSKLER TÜRK LİRASI İÇİN ŞANSSIZ BİR DÖNEME DENK GELDİ”
T24’ün haberine göre, yayımlanan araştırma notunun en dikkat çekici kısımlarından biri de piyasalardaki dalgalanmanın zamanlamasına yönelik yapılan tespitler oldu. JPMorgan analistleri, son günlerde muhalefet partisine yönelik yargı kararlarıyla tırmanan iç siyaset odaklı tansiyonun, küresel ve yerel piyasa dinamikleri açısından Türk lirası için elverişsiz ve hassas bir döneme denk geldiğini ifade etti.
Yatırım bankası, siyasi belirsizliklerin tetiklediği bu son piyasa dalgalanmalarının ardından, enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak ve sermaye çıkışlarını engellemek adına TCMB’nin proaktif bir tutum sergilemesinin kaçınılmaz bir gereklilik haline geldiğini vurguladı. Bu analiz, uluslararası finans çevrelerinin Türkiye’deki adli ve siyasi gelişmeleri doğrudan makro-finansal risk kategorisinde izlemeye aldığının en somut göstergesi olarak yorumlandı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

HÜSEYİN ODABAŞI

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL












