Yandaşa büyük rant

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “olmasaydık olmazdın” uyarısı yapan Albayrak Grubu’nun “kredi yurtlar kurumuna” yönelik ilgisinin sırrı çözüldü. Yıllık cirosu 1 milyar lirayı aşan Kredi Yurtlar Kurumu’na ait yurtlardaki kantinlerin işletilmesini ihalesiz olarak aldığı belirlendi.

Yandaşa büyük rant

KYK’ya ait yurtlardaki rant kavgası, yaz aylarında yaşandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, seçim çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde, hükümete yakınlığı ile bilinen Albayrak Grubu’na ait Yeni Şafak Gazetesi’nde, kredi yurtlar kurumu ile ilgili bazı eleştirel haberler yayınlandı. Söz konusu eleştirilerden İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve hükümete yakın bazı firmalarda nasibini aldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde yer alan kredi yurtlarla ilgili eleştiri haberlerinin sırrı sonradan çözüldü. Meğer, söz konusu haberlerin perde arkasında, 1 milyar liralık kantin kavgasının yaşandığı belirlendi. Taraf’ın Gençlik ve Spor Bakanlığı kaynaklarından edindiği bilgiye göre, kamuoyunda “Seka arazisi” ile gündemden düşmeyen Albayrak Grubu, doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye genelindeki KYK’ya ait yurtlardaki kantinleri işletiyor. Yani kuruma ait Türkiye genelindeki yaklaşık 400 yurdun lokanta ve kantin işletmelerinin büyük kısmı ihalesiz olarak Albayrak Grubu’nun fason şirketlerine verildi. Bir anlamda, 1 milyar liralık rant 12 yıldır Albayrak Grubu tarafından kontrol ediliyor. KYK Genel Müdürü Hasan Albayrak’ın 2013 yılında görevden alınması ile birlikte, Albayrak Grubu’nun rantı da riske girmeye başladı. Kantin işletmeleri dört yılda bir yenileniyor. Son yenileme işlemi ise, yaz aylarında gerçekleşti. Bazı hükümete yakın şirketler de devreye girdi ve kantin işletme pastasından pay almak istedikler. KYK yönetimi de, Albayrak Grubu’nun pastasından bir miktar diğer şirketlere aktarmak istedi. Bu da grubun sert tepkisine neden oldu. Ve yaz aylarında, kredi yurtlarının yetersizliği, kurumun yöneticileri ve ilgili bakanlar hakkında eleştirel nitelikte yayınlar yapılmaya başlandı. Bu durum AKP içinde de büyük rahatsızlığa yol açtı. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde, Albayrak Grubu’nun ticari işleri için bazı bakan ve bürokratları hedef tahtasına koyması rahatsızlığın boyutunu daha da artırdı.

100 MİLYONLUK VERGİSİ SIFIRLANDI
ANASOL-M Hükümeti döneminde, Maliye ve Mülkiye müfettişlerinin raporları ile adeta “mali lince” tabi tutulan Albayrak Grubu, bugün muhalif medya gruplarının “örtülü” olarak ayar verildiği yayın organı haline gelmesi dikkat çekti. Muhalif medya kuruluşlarına ait sık sık, “hapis” ve “vergi cezası” içeren dolaylı tehdit niteliğindeki yazıların yayınlandığı Yeni Şafak Grubu, geçtiğimiz yıllarda 100 milyon liralık vergi cezasının sıfırlanması ile gündeme gelmişti.

Yeni Şafak Gazetesi’nin de sahibi olan Albayrak Grubu’nun toplam 100 milyon 368 bin 40 TL’lik borcu, Maliye Bakanlığı Merkezi Uzlaşma Tutanağı’na göre, komisyonun 21 Eylül 2010 tarihinde yaptığı ve 2010/39 sayılı kararı ile 1 milyon 220 bin 322 TL’ye düşürüldü. Albayrak Grubu’nun sahibi olduğu Yeni Şafak Gazetesi, Ethem Sancak’ın Mustafa Karaailoğlu, Mehmet Ocaktan ve Yusuf Ziya Cömert’i sürpriz bir şekilde görevden almasına, “olmasaydık olmazdın” diyerek tepki göstermişti. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, üç yöneticinin Star ve Akşam Gazeteleri’nden “kovulmasının” ardından şu satırları yazmıştı: “…Açık söyleyeyim, iki olayda da geleneksel yöntemler yeterli olmadı. Olamayacaktı. Medya desteği olmasaydı, medyanın Türkiye toplumunu bilgilendirme yeteneği olmasaydı nasıl bir sonuç ortaya çıkardı, durumun vahametini bilenler bunu düşünmek bile istemeyecektir.”
<< Önceki Haber Yandaşa büyük rant Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER