Komplekssiz Hizmet
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Perşembe, Ocak 16 2025
Samanyoluhaber.com yazarlarından Safvet Senih Komplekssiz Hizmet başlığıyla kaleme aldığı yeni köşe yazısında önemli noktalara işaret etti.
1960’da İzmir İmam-Hatipte okuyabilmemiz için İmam-Hatip ve İlahiyatta Talebe Yetiştirme Derneğinin yurdunda kalıyorduk. Orada kalmak için Devlet Hastanesinden sağlık raporu almak mecburiyetimiz vardı. Fakat o zaman doktorlar bize kötü davranıyorlar, “kefen hırsızları” muâmelesi yapıyorlardı. Bu da daha işin başında bazı arkadaşlarda kompleks meydana getiriyordu. Yani “biz istenmeyen bir işin içine mi düştük” dedirtiyordu. Onun için belediye otobüsünde giderken halktan birisinin “Evladım nerede okuyorsunuz?” sorusuna “Atatürk Lisesinde…” Veya “Namık Kemal Lisesinde…” gibi cevap veren arkadaşlar olabiliyordu. Bazıları da İmam-Hatipten sonra fark dersleri verip, tıp, hukuk, ziraat gibi fakülteleri tercih edebiliyorlardı…
M. Fethullah Gülen Hocaefendi, 1966’da İzmir’e, Ege gezici merkez vaizi olarak geldiğinde, aynı zamanda yurt müdürü olarak da başımızda bulunuyordu. Vaizlikten aldığı maaşla geçiniyor, en az yarısını maddi durumu zayıf olan öğrencilere veriyordu. Girdiği derslerden ücret almıyordu. Her gece başımızda idi, nöbetçi ücreti almıyordu. Öğrencinin yemeğinden yemiyordu… Kullandığı suyun-elektiriğin v.s.’nin ücretini ödüyordu.
Cumayı cumartesiye bağlayan akşam, bütün öğrencileri büyük dershanenin geniş salonunda toplayıp tehzib-i ahlâk sohbetleri yapıyordu. Ama esasen İslamî ahlâkı anlatmanın yanında, kalblerde vicdanlarda İslamî şuuru yerleştirme gayreti gösteriyordu. Bunun için de ağlaya ağlaya sahabe efendilerimizden misaller veriyordu. Bu ihlaslı ve samimî sözleri öğrencilerin dem ve damarlarına işliyordu. Aslında bizlerden bazılarındaki kompleksi yok ediyordu. “Gerçekten inanıyorsanız üstünsünüz.” İlahî fermanı ruhlarında yeni ufuklar açıyordu. “Çünkü siz Cenab-ı Hakkın en sevdiklerine yani peygamberlerine yaptığı bir hizmet için kendinizi yetiştirip insanlığa büyük hizmetler
M. Fethullah Gülen Hocaefendi, 1966’da İzmir’e, Ege gezici merkez vaizi olarak geldiğinde, aynı zamanda yurt müdürü olarak da başımızda bulunuyordu. Vaizlikten aldığı maaşla geçiniyor, en az yarısını maddi durumu zayıf olan öğrencilere veriyordu. Girdiği derslerden ücret almıyordu. Her gece başımızda idi, nöbetçi ücreti almıyordu. Öğrencinin yemeğinden yemiyordu… Kullandığı suyun-elektiriğin v.s.’nin ücretini ödüyordu.
Cumayı cumartesiye bağlayan akşam, bütün öğrencileri büyük dershanenin geniş salonunda toplayıp tehzib-i ahlâk sohbetleri yapıyordu. Ama esasen İslamî ahlâkı anlatmanın yanında, kalblerde vicdanlarda İslamî şuuru yerleştirme gayreti gösteriyordu. Bunun için de ağlaya ağlaya sahabe efendilerimizden misaller veriyordu. Bu ihlaslı ve samimî sözleri öğrencilerin dem ve damarlarına işliyordu. Aslında bizlerden bazılarındaki kompleksi yok ediyordu. “Gerçekten inanıyorsanız üstünsünüz.” İlahî fermanı ruhlarında yeni ufuklar açıyordu. “Çünkü siz Cenab-ı Hakkın en sevdiklerine yani peygamberlerine yaptığı bir hizmet için kendinizi yetiştirip insanlığa büyük hizmetler
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Nefret operasyonu: 81 kişi gözaltına alındı2.Flash Haber... Cumhurbaşkanı başdanışmanı yolsuzluk iddiasıyla istifa etti3.Eski Adalet Bakanı, başka bir ülkeden 'siyasi mülteci' statüsü aldı4.Yandaş gazeteciden Hadise'ye 'İran' ayarı5.Boydak ailesinden Elif Boydak Bozdağ da cezaevine konuldu
6.Hakime öyle dimdik sordu: “Rüşvet mi aldınız?”7.İşte gerçekler! Avrupa, Rusya'nın Oreşnik füzelerine ne kadar hazır!8.Kasım Garipoğlu'nun şoförü itirafçı oldu: Elinde 25 kişilik ünlü listesi var9.Commerzbank’tan 3 aylık dolar tahmini10.550'den fazla can kaybı, 11 bine yakın gözaltı... İran'da durum ağırlaşıyor

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER







