Anadoluyu dünyaya taşıyan hanımlar

Beyhude değildi gidişleri, sebepsiz değildi. Sahipsiz, rehbersiz kalmıştı insanlık. Dünya nizamının sahibi, bu millete bir kere daha insanlığı büyük bir ahenge çağırma fırsatı verdi.

Anadoluyu dünyaya taşıyan hanımlar

Bir kez daha kalplerine yaslanıp akılların almadığı mesafeleri aşabilirlerdi. Yaptılar, önce kendilerini aştılar, sonra da mesafeleri. 

Işık Yayınları tarafından hazırlanan ve Zeynep Kamez Kaya’nın kaleme aldığı HİCRETE GELİN GİDEN ÖNCÜLER kitabı, 1990’lı yılların başında dünyanın dört bir yanında açılan Türk okullarının hikâyelerini, yiğit hanımların dilinden anlatıyor. Türkiye’den Zanzibar Adası’na, Tanzanya’ya, Özbekistan’a, Rusya’ya, Türkmenistan’a, Azerbaycan’a, Mozambik’e, Başkurdistan’a, Irak’a, Moğolistan’a yapılan ilk hicretlerin gerçek hikâyeleri birinci ağızdan anlatılıyor kitapta. 

Her gidiş iz bırakır. Ve iz bırakanlar unutulmaz. Ama gidişlerden arda kalan tortuların yoğunluğu kişiden kişiye değiştiği için her bünyede oluşturduğu izler de farklı farklı oluyor; haliyle hikâyeler de. Bir de yaşanılanları anlatan hanımlarsa, yaşananların duygusal yönü daha bir ağır basıyor. 

Eşleri okul açmak, yurt açmak ya da öğrenci bulmakla uğraşırken onlar, gidilen yerlerdeki hayat şartlarıyla mücadele etmek zorunda kalmış genellikle. Gurbetin ortasında kimi zaman yoklukla, kimi zaman da çaresizliklerle baş başa kalmışlar. Bu süreçte, yürüdükleri yolun sırlı ve bir o kadar da özel cilvelerine de muhatap olmuşlar. Niyet hayır olunca, hayat dua gibi yaşanıyormuş onu bir kez daha anlıyoruz Öncüler’le. Bazen tebessüm ettiren, bazen ağlatan insan hallerini başarıyla resmetmiş kitap. 

Evlendikten hemen sonra Başkurdistan’a hicret eden Sevgi Hanım’ın Özbekistan’dan gelen bir ağabeyin getirdiği makarna süzgecine son model araba hediye edilmiş gibi sevinmesi, Moğolistan’a gitmek üzere yola çıkıp yanlış yerde inen Tuğba Hanım ve eşinin durumu fark eder etmez havaalanına dönerek uçağı el sallayıp durdurmaları, -40 dereceden ikinci bir hicretle +40 dereceye tayin oluşları arasındaki mevsim farkını, okulun bahçesinde kendisine sarılan ve daha önce tanımadığı öğrencinin ‘ben sizi rüyamda gördüm hocam, eşarbınız bile aynıydı’  demesine şaşıran Macide Hanım’ı, uzun süre yemeği tencerede pişirip kapağında ikram eden Müzeyyen Hanım’ı, eşiyle birlikte kasasında Türkçe yazılar gördükleri TIR’ın peşinden Türkçe konuşma ümidiyle koşmalarını, yetişemeyince de kaldırıma oturup ağlamalarını ve daha birçok öncü gönül elçisinin dünya barışı için ortaya koydukları gayretleri Öncüler’de okuyabilirsiniz.

Hicrete Gelin Giden Öncüler, Zeynep Kamez Kaya, Işık Yayınları, 167 sayfa

<< Önceki Haber Anadoluyu dünyaya taşıyan hanımlar Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER