''Bir Yanda Kazı Bir Yanda Beton Bina''

''Bir Yanda Kazı Bir Yanda Beton Bina''

Salih Baran - Fatih Sultan Mehmet'in babası 2. Murat Han zamanında yaptırılan ve TBMM'nin katkılarıyla ayağa kaldırılmaya çalışılan Saray-ı Cedid-i Amire'de (Edirne Yeni Sarayı), bir yandan kazı çalışmaları devam ederken, bir yandan da tarihi yapıya zarar veren uygulamalar olduğu öne sürüldü. Edirne Yeni Sarayı Kazı Başkanı ve Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saray alanında yapılan çalışmaların TBMM'nin de katkılarıyla sürdürüldüğünü, ancak kurumlar arası sinerji eksikliği nedeniyle tam anlamıyla yürütülemediğini söyledi. Sarayın ihyasındaki önceliği ayakta kalmış yapılara verdiklerini anlatan Doç. Dr. Özer, çalışmalar sırasında dünyada eşine rastlanılmayacak uygulamalarla karşılaştıklarını belirtti. Saray alanı içine betonarme bina yapımından, saray alanlarının otopark gibi kullanılmasına kadar tarihi dokuya aykırı uygulamaların olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Özer, şunları kaydetti: ''Kırkpınar Yağlı Güreşleri sırasında saray alanları otopark şeklinde kullanılıyor. Balkan Savaşları'nın cereyan ettiği bu alanda konserler verdiriliyor. Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı Er Meydanı olarak adlandırılan stadyum, sarayın has bahçesinin içinde yer alıyor. Dünyanın hiç bir sarayının içinden asfalt yol geçmez, ama anlaşılmaz bir şekilde Edirne sarayının içinden asfalt yol geçiyor. Sarayın içinde bulunan Devlet Su İşleri seddeleri sarayı paramparça etmiş şekilde, kaçak göçmenler için saray alanına betonarme bina yaptırılıyor.'' -''KAMU KURUMLARI DAHA ÇOK ZARAR VERİYOR''- Osmanlı'nın önemli saraylarından Edirne Sarayı'nın gün yüzüne çıkarılması için sorunlardan arındırılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özer, ''Sadece geçmiş yıllarda değil günümüzde de sorunların sürdürüldüğünü görüyoruz. Saray alanında kişisel zararlar da var, duvarlara yazı yazma, takılan kapıları kırma gibi ancak kamu kurumları zarar verme noktasında daha öncelikli olduğunu görüyoruz.'' Doç. Dr. Özer, restorasyonların tamamlanmasının on yıllar sürebileceğini şu anda saray bölümlerinden Matbah-ı Amire (saray mutfağı), Kum Kasrı'nda restorasyon çalışmalarının devam ettiğini, Cihannüma Kasrı'nın da projelendirme çalışmalarının yapılacağını kaydetti. -SERGİ ALANI OLUŞTURULACAK- Özer, mutfak ve hamam kazılarının tamamlanmasının ardından bölgede bir sergi alanı da oluşturulacağını bildirdi. Oluşturulacak sergi alanlarında üç boyutlu canlandırmaların yapılacağını ifade eden Özer, ''Kum Kasrı hamamının arkeolojik kazısının tamamlanmasının ardından, koruma ve onarım çalışmalarını başlatmayı hedefliyoruz. Yapının, bu durumundan hareketle, Türk hamamın anatomik yapısını insanlara sunacak şekilde konservasyonunu yaparak, gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyoruz. Ayrıca, kademeli olarak gelecekte, kazı alanında bulunan saray yapılarından Kum Kasrı Meydanı, Kum Kasrı, Kum Kasrı Hamamı ile Matbah-ı Amire'nin (saray mutfağı) bir bütün olarak değerlendirildiği, hem yaşanılır, sosyal mekanların ve hem de arkeolojik bir park alanının oluşturulmasına dönük çalışmaların başlatılmasını da hedefliyoruz'' diye konuştu. -SARAY-I CEDİD-İ AMİRE- Tunca Nehri kenarına kurulan sarayın yapımına, II. Murat'ın emriyle 1450 yılında başlandı. II. Murat'ın vefatından sonra Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, I. Ahmet, II. Ahmet, Sultan Mustafa, III. Süleyman ve IV. Mehmet (Avcı Mehmet) saraya yeni yapılar ekleyerek genişletti. 1874 Osmanlı-Rus Savaşı'nda cephanelik olarak kullanılan saray, Edirne'nin istila edileceği düşünülerek, dönemin Edirne Valisi Cemil Paşa'nın emriyle cephanenin Rusların eline geçmemesi için havaya uçuruldu. Kazılarda, 1994 yılından bugüne kadar eski dönemlere ait su kanalları, Balkan savaşından kalma mermi kovanları, top gülleleri, Osmanlı ordusunun kullandığı ocak kalıntıları, sikkeler, seramikler, silah parçaları bulundu. (BAR-RC-OSM)20.07.2011 12:06:55
<< Önceki Haber ''Bir Yanda Kazı Bir Yanda Beton Bina'' Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER