2026 Rusya Ekonomisi: Savaşın ve Yaptırımların Gölgesinde Derinleşen Kriz

Rusya ekonomisinde belirgin kırılmalar devam ediyor. 2025 verileri bıçak üstünde gerçekleşmiş ve geçen yıl için %1 GSYİH reel büyüme rakamı açıklanmıştı. Bu senenin ilk çeyreği negatif göstergelerle geçti. Devlet Başkanı Vladimir Putin, ekonomide beklentilerin altında kalan veriler nedeniyle hükümet ve ekonomi yönetimine yaptığı toplantıda sert uyarılarda bulundu. Daralan ekonomi, artan enflasyon ve bütçe açığıyla birlikte yeni bir kriz riskini gündeme taşıdı. Putin, Ocak ve Şubat aylarında gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) toplamda yüzde 1,8 oranında daraldığını açıkladı. Sanayi üretimi, imalat ve inşaat sektörlerinde de negatif veriler görüldüğünü belirtti.
Rusya ekonomisi, Ukrayna savaşı nedeniyle uzun süredir baskı altında bulunuyor. Yaptırımların enerji gelirlerini sınırlaması, enflasyonun yüksek seyretmesi ve iş gücü piyasasındaki sıkışıklık ekonomiyi olumsuz etkiliyor.
2023 ve 2024 yıllarında yüksek askeri harcamalar nedeniyle büyüme sağlanmıştı. Ancak zayıflayan petrol gelirleri ve artan bütçe açıkları nedeniyle Kremlin yönetimi savunma harcamalarını sınırlamak zorunda kaldı. Çünkü bu yılın ilk çeyreğinde bütçe açığı 58,6 milyar dolara ulaşırken, Mart ayında petrol vergi gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yarı yarıya düştüğü bildirildi.
Farklı alanlardaki şirketlerin yatırım istekleri sert şekilde zayıfladı. Rusya Merkez Bankası tarafından 11,5 bin şirketle yapılan ankete göre yatırım dengesi eksi 4,8 puana geriledi. Bu seviye, 2020 yılındaki pandemi kapanmalarından bu yana en düşük değer olarak kayda geçti. 2022'nin başından sonra ilk kez negatife dönülmesi dikkat çekti. Anket sonuçlarına göre sadece mevcut durum değil, beklentiler de bozuldu. Şirketler ikinci çeyrek için son yılların en zayıf yatırım artışını öngörüyor. Özellikle madencilik sektöründe tablo daha ağır. Bu alanda mevcut durum göstergesi eksi 24,4'e inerken, beklentiler de negatif kaldı. Sanayi genelinde de gerileme sürüyor.
Rusya Ekonomisinde Kırılma Noktası: Daralma, Enflasyon ve İş Gücü Sıkıntısı
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, ülkede işsizlik oranının yüzde 2 ile tarihi düşük seviyesinde olduğunu, ancak bunun aynı zamanda ciddi bir iş gücü sıkıntısına işaret ettiğini belirtti. Nabiullina, “yakın tarihte ilk kez ekonomimiz ciddi iş gücü eksikliğiyle karşı karşıya. Bu durum hem hükümet hem de iş dünyası için yeni bir gerçeklik” dedi. İş gücü yetersizliği, ücret baskısını artırırken enflasyonu da yukarı yönlü etkiliyor. Yüksek enflasyon ve faiz oranları, hem şirketler hem de hane halkı üzerinde baskı oluşturuyor. Kredi geri ödemelerinde yaşanan zorluklar, finansal sistemde kırılganlık riskini artırıyor. Rus yetkililer yılın başında, yaz aylarına doğru bir finansal kriz yaşanabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu. Artan maliyetler ve düşen tüketim nedeniyle bazı çalışanların maaşlarının geciktiği, bazılarının ise ücretsiz izne çıkarıldığı belirtiliyor. Bu durum, bireylerin kredi borçlarını ödemekte zorlanmasına ve bankacılık sektöründe risklerin artmasına neden oluyor.
Merkez Bankası Başkanının bahsettiği işten çıkarılan çalışan sayısı, bütçe kesintileri ve ekonomideki soğumanın etkisiyle, geçen yılın ortasından bu yana sürekli bir şekilde yükseliyor. Çalışma Bakanlığı verilerine göre, son bir ayda (Nisan başı itibarıyla) işten çıkarılması öngörülen kişi sayısı 105 bin 147'ye ulaştı. Bu rakam bir ay önce 104 bin 775, Şubat ayında 100 bin 397 ve geçen yıl Haziran ayında 73 bin 572 seviyesindeydi. Böylece son 10 ayda artış yüzde 43'e ulaştı. En fazla risk altındaki pozisyonlar ise finans yönetimi, vergi hizmetleri, hastaneler ve genel-ekonomik nitelikli kamu yönetimi alanlarında görülüyor.
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 24 Nisan'daki toplantısının ardından politika faizini yüzde 15'ten yüzde 14,5'e düşürme kararı aldı. Böylece geçen yıl Haziran ayında başlayan para politikasında gevşeme döngüsü devam etti. Karar, analistlerin büyük çoğunluğunun beklentisiyle örtüştü. Analistler, son dönemde durma noktasına gelen enflasyonun gevşemeyi durdurmaya izin vermediğini, ancak Orta Doğu'daki belirsizliklerin daha büyük bir adım atılmasını engellediğini belirtmişti.
Savaş ve Yaptırımların Derinleştirdiği Kriz
Bunun yanında Avrupa Birliğinin Rusya ekonomisini hedef alan uygulamaları devam ediyor. AB, Rusya’ya yönelik 20’inci yaptırım paketini resmen onayladı. Macaristan’ın uzun süredir devam eden vetosunu kaldırmasının ardından kabul edilen paket, özellikle petrol taşımacılığı, finansal işlemler ve hedefe yönelik kişisel yaptırımlarda yeni kısıtlamalar getiriyor. Enerji alanında getirilen kısıtlamalar, özellikle Rusya’nın sözde “hayalet filosuna” yönelik bir darbe niteliğinde. AB, Rus petrolü taşıyan 46 tankere liman ve hizmet yasağı getirdi. Avrupalı şirketlerin Rusya’ya tanker satışı yapması yasaklandı. 2027’den itibaren Avrupa şirketlerinin, Rus sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan tankerlere ve buz kırıcılara hizmet vermesi yasaklanacak. Finansal alanda yapılan düzenlemelerle Rusya’nın uluslararası ticaret yollarının tıkanması hedefleniyor. Ayrıca 20 Rus bankası ile işlem yapılması yasaklandı.
Ekonomi uzmanlarının son bir yıl çizdiği tablo, Rus ekonomisinin savaş koşullarında "yönetilen soğuma" dönemini tamamladığını ve durgunluğun eşiğine geldiğini gösteriyor. Özel tüketim ve özel yatırım çökmüş durumda, sanayi ise aydan aya verimsizleşiyor. Devam eden savaş, askeri harcamalarda devasa bir yük, insan kaybı, beyin göçü ve üretim kapasitesinde aşınmaya neden oluyor. Bu ise uzun vadeli büyüme potansiyelini düşürüyor. Mesela geçen yıl sanayinin büyümeye katkısı sadece 0.2 birimde kaldı. Batı yaptırımları ve teknoloji eksikliği ise üretimi baskılıyor. Belirgin tek artış, kamu harcamalarında ve askeri-sanayi tesislerin üretimlerinde. Ekonomik büyümeye en istikrarlı katkı bu alanlardan geliyor. Diğer tüm sektörler zayıf veya negatif katkı sunuyor.
Sonuç olarak bütçede savaş ekonomisinin ağır yükü görülüyor. Federal bütçe harcamaları, 2024'e göre %6.8'lik kayda değer bir artışla 42.93 trilyon rubleye ulaştı. Bu, Rusya tarihinin en yüksek bütçe harcaması seviyelerinden biri. 2025’te federal bütçe açığı 5.65 trilyon ruble olarak gerçekleşti. Bu rakam, ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'sının (GSYİH) yaklaşık %2.6'sına denk geliyor. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülke ekonomisindeki yapısal dönüşüm için gerekli olan rezervlerin büyük ölçüde tükendiğini, makroekonomik durumun güçlü ruble, işgücü sıkıntısı, yüksek faiz oranları ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle son yıllara kıyasla çok daha karmaşık hale geldiğini belirtti. Altyapı ve Girişimcilik Destek Forumu'nda konuşan Reşetnikov, son yıllarda personel bulmanın zorlaştığını ve ücretlerin yükseldiğini ancak ekonominin bir şekilde bu durumla başa çıktığını söyledi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

KADİR GÜRCAN
ESRA BÜYÜKCOMBAK











