Açlık grevindeki öğretmenleri döve döve ters kelepçeyle gözaltına aldılar

Atama bekleyen ve mülakat mağduru öğretmen TBMM önünde açıklama yapmak istedi. 3 gündür açlık grevinde olan öğretmenler, ters kelepçeyle ve yere yatırılarak gözaltına alındı.
İÇERİDE SENDİKALAR TOPLANTIDA DIŞARIDA ÖĞRETMEN YERDE SÜRÜKLENDİ
Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikalarına ve sözleşmeli/mülakatlı çalışma koşullarına karşı çıkarak seslerini duyurmak isteyen öğretmenler, TBMM Çankaya Kapısı önünde polis müdahalesiyle karşılaştı. Meclis içindeki eğitim komisyonu toplantısına altı sendika davet edilip görüşmeler sürerken, dışarıda bırakılan ve sadece açıklama yapmak isteyen özel sektör öğretmenleri yerlerde sürüklenerek ve ters kelepçe takılarak gözaltına alındı. İktidarın, eğitimin paydaşlarını dinlemek için kurduğu masanın hemen dışında eğitimcilere yönelik sergilediği bu sert tablo, toplantının amacı ile sokaktaki gerçeklik arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne serdi.
AÇLIK GREVİNİN 3. GÜNÜNDE MECLİS KAPISINDA MÜDAHALE
Öğretmenler, taleplerini yasama organına duyurmak amacıyla başlattıkları eylemin 4'üncü, açlık grevinin ise 3'üncü gününde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çankaya Kapısı önünde bir araya geldi. Saat 14.00'te yapılması planlanan basın açıklaması için bölgeye gelen eğitimcilere, henüz bir açıklama yapmalarına fırsat verilmeden polis ekipleri tarafından müdahale edildi. Emniyet güçleri, öğretmenleri kolları ve bacaklarından tutarak yerlerde sürükledi. Gözaltına alınan eğitimciler çevik kuvvet araçlarına bindirilirken, polisin ters kelepçe uygulaması yaptığı görüldü.
ABLUKA VE TERS KELEPÇELİ GÖZALTI
Müdahale sırasında eylem alanı güvenlik çemberine alınarak tamamen ablukaya dönüştürüldü. Barikatların önünde bulunan ve ilk etapta sayılarının 10 olduğu belirtilen öğretmenler tek tek gözaltına alındı. Arbede ve yerde sürüklenme esnasında öğretmenlerin sırtlarından ve kollarından yara aldıkları tespit edildi. Eylemci öğretmenlerin sendika önlerinde sürdürdükleri bekleyişin ardından Meclis önüne geldikleri, ancak burada da anonslar eşliğinde gözaltı işlemlerinin hız kesmeden uygulandığı bildirildi. Gözaltı işlemlerinin sadece bugünle sınırlı kalmadığı, önceki günlerde yapılan eylemlerde de 30'dan fazla öğretmenin aynı şekilde gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı. Barikat önünde kalan son iki öğretmenin de gözaltına alınacağının duyurulmasının ardından alandaki güvenlik önlemleri artırıldı.
"İÇERİDE 6 SENDİKA VAR, 7. SENDİKAYI DIŞARIDA DÖVEMEZSİNİZ"
Meclis içerisindeki komisyon toplantısında altı eğitim sendikası okul saldırıları ve eğitim sorunlarını görüşmek üzere bir araya gelirken, özel sektör öğretmenlerinin bu görüşmelere davet edilmemesi üzerine dışarıda yapmak istedikleri açıklamaya polis müdahale etti. Olay anında Meclis önünde bulunan milletvekilleri duruma sert tepki gösterdi. Polis amirleri ve eylemciler arasında yaşananlara itiraz eden CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, yaşananları şu sözlerle ifade etti:
"Öğretmenlere şiddet uyguluyorsunuz. Arkadaşlar, içeride 6 tane sendika var. Okul saldırılarıyla, eğitimle ilgili. 6 sendika konuşmaya geldi. Yapmayın arkadaşlar, içeriye davet edilmediler özel sektör öğretmenleri oldukları için. Onların da gelip seslerini burada duyurmak istedik. Şu gördükleriniz muhalefete, insanlığa sığan muamele mi? Şu anda 6 tane eğitim sendikası içeride konuşmak için geldi. Saat 2'yi çeyrek geçiyordu. Ben şimdi 5 dakika sonra, benim de arabam var, komisyon toplantısına geçiyorum. İsmet Güneşhan vekil, Yıldırım Kaya önceki vekil. Oradan kalktık buraya geldik. Siz oradaydınız. Yani bu insanlar içerideki komisyon toplantısına davet edilmediler. Davet edilmedikleri için gelip dertlerini duyurmak istiyorlar. Yine de olmaz yani. Sürekli bir zulüm oluyor burada. Bu ülkeye göndersin bunları ya. Daha fazla tutuklamaya kalkmayın, daha fazla gözaltına almayın. Yerlerde sürüklenerek insanlar alınıyor burada."
"10 TANE ÖĞRETMEN SADECE SESLERİNİ DUYURMAK İSTİYOR"
Eğitimcilere uygulanan abluka ve gözaltı işlemlerinin kabul edilemez olduğunu belirten Özçağdaş, Emniyet yetkilileriyle ve iktidar mensuplarıyla yaptığı görüşmeleri de hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:
"Bu ülke öğretmenlerine zulmederek bir yere gidemez. Okul saldırılarını falan engelleyemez. Gittik AK Parti'nin işlemi... Öğretmenlere yerlerde sürünürken... Gelsinler ben buradayım. MHP milletvekilleri gelsinler. Bak biz buradayız, CHP'li vekiller. MHP'li milletvekilleri gelsinler o zaman buraya. Ya Genel Başkan Yardımcısı dün gittik insan gibi söyledik. Ben bugün komisyon başkanını aradım. Dedim ki bak içeride 6 sendika var, 7. sendikayı dışarıda dövemezsiniz. Ya daha ne anlatalım? Olayları olmadan söylüyoruz insanlara yani. Ne yapabiliriz arkadaşlar? Amaç dövmek, içeri tıkmak. Şuradaki muameleye bakar mısınız? Amaç bu yani. Yazıklar olsun ya. Bir yandan da gözaltına alıp çocuklara ne mesaj vermiş oluyorsunuz? Kalkanlarla kapatıp, 10 tane öğretmen istedikleri sadece şurada bir açıklama yapacaklar, seslerini duyurmak. Başka bir şey istemiyorlar. Yazık günah değil mi bunlara ya? Hadi buyurun gidelim... Nasıl millî egemenlik var ki? Bu insanlar burada konuşabiliyor olmaları lazım. Tekliflerini anlatabiliyor olmaları lazım."
BASINA BARİKAT, ÖĞRETMENE SÜRESİZ AÇLIK GREVİ ABLUKASI
TBMM Çankaya Kapısı önünde çembere alınan öğretmenlere yönelik polis müdahalesi genişleyerek devam etti. Alandaki çevik kuvvet ve gözaltı araçlarının sayısı artırılırken, abluka içinde kalan tüm öğretmenler müdahaleyle gözaltına alındı. Güvenlik güçleri, gözaltı işlemleri sırasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla eylem alanını barikatlarla tamamen kapattı. Basın mensuplarının Çankaya Kapısı'ndan yayın yapmasına izin verilmeyeceği belirtilerek, gazeteciler alandan geriye doğru itildi ve bölgeden uzaklaştırıldı. Müdahalenin ardından Meclis önündeki barikatlar kaldırılırken, öğretmenlerin eylemi sırasında “Biz açlık grevindeyiz, haklarımız için eğitim gördük, çalıştık ve artık atamalarımız yapılsın. Ölüm var dönmek yok” sloganları attığı duyuldu. Öte yandan, gözaltı işlemlerinin ardından öğretmenlerin sendika binası önünde üç gündür sürdürdükleri açlık grevini "süresiz" hale getirme kararı aldıkları açıklandı.
"GÖRÜNTÜ ALINMAYINCA SORUN ORTADAN KALKMIŞ OLUYOR"
Olay yerinde bulunan ve ablukayı takip eden CHP'li Suat Özçağdaş, polisin basın mensuplarını engellemesine tepki göstererek, durumu "Görüntüye girmeyince, görüntü alınmayınca sorun ortadan kalkmış oluyor çünkü" sözleriyle eleştirdi. İçerideki komisyon toplantısı ile dışarıdaki polis müdahalesi arasındaki tezatlığa dikkat çeken Özçağdaş, şu açıklamayı yaptı:
"Bu öğretmenler dertlerini anlatmak için milletin Meclisine geldiler. Şu anda okul saldırıları komisyonu toplandı. İçeride 6 büyük eğitim sendikası bugün konuşacak. 6 sendikayı içeride dinleyeceksin, 7'nci sendikayı torba bir sendika grubuna attığın için, 200 bin öğretmeni ilgilendiren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nı dinlemeyeceksin. Onlar da içeri giremedikleri için buraya gelip açıklama yapmak isteyecekler, Millet Meclisi'nin önünde yaka paça öğretmenleri toplayacaksın. Sonra utanmadan kalkıp okullardaki şiddeti engelleyeceğim diyeceksin. Sen 18 milyon çocuğa bugün ne mesajı verdin? Milli Egemenlik Parkı, milletin derdini anlattığı bir park olmalıdır. Sayın Numan Kurtulmuş'a söyledik, 'Haklısınız' dedi. Neden bu parkı açmıyorsunuz? Vatandaş gelsin derdini anlatsın kardeşim. Öğretmenlere yaptığınız bu muamele doğru mu? İçeride sendikaları dinleyeceksin şiddeti engelleyeyim diye, dışarıda sendika döveceksin öğretmen derdini anlatacak diye. Ankara Valisi, sana yazıklar olsun! İçişleri Bakanı, bunları engelleyemiyorsunuz, yazıklar olsun!"
"MEMLEKET AÇIK CEZAEVİNE DÖNDÜRÜLMEK İSTENİYOR"
Müdahalenin ardından söz alan ve öğretmenlerin seyahat özgürlüklerinin dahi kısıtlandığını belirten İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise yaşananları "istibdat" olarak nitelendirerek iktidarın eğitim ve güvenlik politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
"Dün bu konuyla ilgili CHP'nin araştırma önergesi vardı, bugün İYİ Parti'nin olacak. İlk defa bir şeyi gördü memleket; seyahat hürriyetinin engellendiğini. Burada hak arayan öğretmenleri dün otelinden çıkarmadılar. Bugün yine şiddet, karga tulumba gözaltına aldılar. Konuşturmayacağız, hak aratmayacağız diyorlar. Memleket tam anlamıyla bir açık cezaevine döndürülmek isteniyor. Buna topyekûn direnmek lazım. Özel sektör öğretmenleri, mülakat mağduru öğretmenler, atanamayan engelli öğretmenler, atama bekleyen 700 binin üzerinde öğretmen hak arıyor. Ne demesini bekliyorsunuz? Dinlemek yerine sürekli şiddeti, baskıyı, susturmayı tercih eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Meclis içtüzüğüne aykırı olarak Milli Eğitim Komisyonu'nu toplamadılar. Bir kez daha imzaları toplayacağız. Türkiye şunu unutmasın: Mülakat mağduru öğretmenler de diğerleri de onların sorumluluğundadır."
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

CUMA KARAMAN

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












