AP'den iki yüzlü Türkiye bilançosu: Sert demokratik eleştiriler, vazgeçilmez jeopolitik ortaklık

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, çarşamba günü yapılan oylamada AB genişleme politikasının yeniden ivme kazandığı bir dönemde, Türkiye’nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı sonucuna vardı. Karar tasarısı 381 kabul, 107 ret ve 171 çekimser oyla kabul edildi.
Raporda, Türk hükümetinin AB üyeliğine olan bağlılığını defaatle teyit eden açıklamalarına rağmen, katılım sürecini olumsuz etkileyen temel eksikliklerin hâlâ giderilmediği belirtildi. AP üyeleri; Türk hükümetine hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlükler alanlarındaki süregelen eksiklikleri giderme, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka saygı gösterme çağrısında bulundu.
“Daha güçlü bir duruş gerekiyor”
Raporda ayrıca, diğer AB kurumlarının ve birçok üye devletin bu gelişmelere karşı sınırlı bir tepki vermesi eleştirilerek, Türkiye’de demokratik standartların ve hukukun üstünlüğünün savunulması konusunda daha güçlü bir duruş sergilemeleri istendi.
Katılım sürecinin 2018’den bu yana durma noktasında olduğu hatırlatılan raporda, tüm bunlara rağmen Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir ülke ve bir NATO müttefiki olmaya devam ettiği vurgulandı.
“Yargı siyasi amaçlar için silah olarak kullanılıyor”
Kararın ardından açıklamalarda bulunan AP Türkiye Raportörü Sancho Nachez Amor şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye hızla tamamen otoriter bir modele doğru ilerlemeye devam ediyor. Ana muhalefet partisi CHP’yi ve onun meşru liderliğini hedef alan son dava, demokratik çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün daha geniş çapta erozyona uğramasının en son örneğidir; bu durum, siyasi amaçlar için bir silah haline getirilen yargının rolünü açıkça gözler önüne sermektedir.
Böylesine vahim bir durum karşısında, Türkiye’de demokrasinin süregelen bir şekilde tasfiye edilmesine göz yummaya devam eden Avrupa Komisyonu, Dış İlişkiler Servisi (EEAS) ve üye devletlerin sessiz kalmasından derin endişe duyuyoruz. Bu sessizlik, AB’nin imajını ve güvenilirliğini zedelemekte, Türk toplumunun AB yanlısı ve en demokratik kesimlerini daha da yabancılaştırmaktadır. Bunun geri çevrilmesi ise yıllar alabilecek sonuçlar doğurabilir.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

SAFVET SENİH

CUMA KARAMAN

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ












