İsrail cezaevlerinde Filistinlilere insanlık suçu ABD basınında: Köpekle cinsel istismarda bulundular

Pulitzer ödüllü gazeteci Nicholas Kristof’un hazırladığı yeni araştırma dosyası, İsrail’in gözaltı merkezleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşandığı öne sürülen cinsel şiddet vakalarını yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı.
Yıllardır Sudan, Etiyopya, Kongo ve savaş bölgelerindeki cinsel şiddet ve işkence vakalarını belgeleyen Kristof, bu kez rotasını Gazze ve Batı Şeria’ya çevirdi. Araştırma kapsamında görüştüğü 14 Filistinli erkek ve kadın, İsrail askerleri, cezaevi görevlileri, Shin Bet sorgucuları ve bazı Yahudi yerleşimciler tarafından ağır cinsel işkenceye uğradıklarını iddia etti.
İfadelerde ortaklaşan tablo; çıplak arama, cinsel saldırı işkence, tehdit, aşağılama ve kamera kaydı iddiaları oldu.
"GARDİYANLAR GÜLÜYORDU"
Kristof’un görüştüğü isimlerden biri olan serbest gazeteci Sami el-Sai, 2024 yılında gözaltına alındıktan sonra yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattı.
El-Sai’nin ifadesine göre cezaevi koridorunda yere yatırıldı, gözleri bağlandı ve çok sayıda gardiyanın saldırısına uğradı. Dövülürken pantolonunun zorla çıkarıldığını söyleyen Filistinli gazeteci, copla cinsel saldırıya maruz bırakıldığını anlattı.
“Elimden geldiğince kendimi korumaya çalıştım ama yapamadım. Dayanılmazdı” diyen el-Sai, gardiyanların olay sırasında güldüğünü öne sürdü.
İfadesine göre saldırı bununla da sınırlı kalmadı. Bir gardiyanın “havuçları getir” dediğini duyduğunu söyleyen gazeteci, başka nesnelerin de kullanıldığını aktardı.
El-Sai, bir kadın gardiyanın aşağılayıcı ifadeler kullandığını, daha sonra ise kan, kusmuk ve kırık dişlerin bulunduğu bir hücreye bırakıldığını söyledi.
Tutuklanmadan önce İsrail istihbaratının kendisini muhbir olmaya zorladığını öne süren gazeteci, bunu reddettiği için hedef alındığına inandığını ifade etti.
KLİNİKTE YENİDEN SALDIRIYA UĞRADI
Batı Şeria’da yaşayan bir Filistinli çiftçi de hiçbir resmi suçlama yöneltilmeden idari gözaltına alındığını söyledi.
İddiasına göre altı gardiyan tarafından tutuldu, pantolonu zorla indirildi ve işkenceye uğradı. Saatler sonra fenalaşarak cezaevi kliniğine kaldırıldığını belirten çiftçi, burada ikinci kez saldırıya uğradığını anlattı.
Daha sonra şikâyet dilekçesi yazmak için kalem ve kâğıt istediğini söyleyen Filistinli, aynı akşam gardiyanların hücreye gelerek “şikâyet etmek isteyen kim?” diye sorduğunu aktardı.
Kendisini işaret ettiklerini söyleyen çiftçi, ardından dövüldüğünü ve üçüncü kez cinsel saldırıya uğradığını ifade etti.
Gardiyanlardan birinin saldırının ardından alay ederek, “Artık şikâyetine yazacak daha çok şeyin var” dediğini öne sürdü.
Kristof’un aktardığına göre röportajdan kısa süre sonra Shin Bet görevlileri çiftçinin evine giderek “sorun çıkarmaması” yönünde uyarıda bulundu. Bunun üzerine çiftçi kimliğinin açıklanmasını istemedi.
KADINLARA VE ÇOCUKLARA İŞKENCE
7 Ekim sonrasında gözaltına alınan 23 yaşındaki bir Filistinli kadın da cezaevindeki uygulamaları anlattı.
Tutuklandığı sırada annesi ve küçük yeğenine cinsel işkence edilmekle tehdit edildiğini söyleyen kadın, cezaevinde çıplak aramaya zorlandığını ve bu sırada erkek askerlerin içeri girdiğini ifade etti.
İfadesine göre günler boyunca gardiyanlar tarafından zorla soyuldu, kelepçelendi, eğilmek zorunda bırakıldı ve hem fiziksel hem cinsel saldırıya uğradı.
“Bazen bayılıyordum” diyen kadın, yaşananların yalnızca bilgi almak için değil, aşağılamak ve psikolojik olarak yıkmak amacı taşıdığına inandığını söyledi.
Serbest bırakılmadan önce tehdit edildiğini belirten kadın, konuşması halinde kendisinin ve babasının öldürüleceğinin söylendiğini anlattı.
"KONUŞURSAM ÖLECEĞİM"
Filistinli Gazetecileri Koruma Komitesi’nin serbest bırakılan 59 gazeteciyle yaptığı ankette, katılımcıların yüzde 3’ü doğrudan cinsel işkenceye uğradığını, yüzde 29’u ise farklı türlerde cinsel şiddete maruz kaldığını belirtti.
Gazze’den bir gazeteci ise gözaltında saatlerce dövüldüğünü söyledi.
En ağır iddialardan biri ise gözleri bağlı haldeyken bir köpeğin üzerine salındığını anlatan gazeteciden geldi. İsrailli görevlilerin olay sırasında fotoğraf çektiğini ve güldüğünü öne süren Filistinli gazeteci, serbest bırakıldığında medyaya konuşmaması için tehdit edildiğini söyledi.
“Fotoğraf çekiyorlardı, güldüklerini duyuyordum. Kurtulmaya çalıştım ama hayvan içime girdi. Konuşursam ölebileceğimi biliyorum ama içeride kalanlar için anlatıyorum” ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLAR CİNSEL İSTİSMARA UĞRADI
Kristof’un görüştüğü üç çocuk da cinsel istismar ve tehdit iddialarında bulundu.
Tutuklandığında 15 yaşında olduğunu söyleyen bir çocuk, gardiyanların kendisine ve ailesine yönelik cinsel tehditleri sürekli tekrar ettiğini anlattı.
Save the Children’ın yayımladığı araştırmada ise İsrail gözaltısından geçen 12-17 yaş grubundaki çocukların yarısından fazlasının cinsel şiddete tanık olduğunu ya da maruz kaldığını söylediği aktarıldı.
Kuruluş, toplumsal baskı ve korku nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceğini belirtti.
YERLEŞİMCİLERLE İLGİLİ İDDİALAR
Dosyada yalnızca cezaevleri değil, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilerle ilgili suçlamalar da yer aldı.
West Bank Protection Consortium’un raporuna göre, bölgeden göç etmek zorunda kalan Filistinli ailelerin büyük bölümü kadın ve çocuklara yönelik cinsel şiddet tehdidinin belirleyici unsur olduğunu bildirdi.
Şeria Vadisi’nde yaşayan Filistinli çiftçi Suhaib Ebualkebbaş, köylerine gelen silahlı yerleşimcilerin aile fertlerini dövdüğünü, mallarını çaldığını ve kendisine cinsel işkence uyguladığını anlattı.
"SORUŞTURMALAR ETKİSİZ KALIYOR"
Birleşmiş Milletler’in 2024 tarihli raporunda, Filistinli tutuklulara yönelik cinsel şiddetin “standart prosedürlerin parçası” ve “kötü muamelenin temel unsurlarından biri” haline geldiği ifade edildi.
İsrail merkezli İşkenceye Karşı Kamu Komitesi Direktörü Sari Başi, yüzlerce şikâyet dosyası sunduklarını ancak hiçbirinin ciddi bir kovuşturmaya dönüşmediğini söyledi.
“Cezasızlık, devam edin mesajı veriyor” diyen Başi, soruşturmaların etkisiz kaldığını savundu.
İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem de Filistinlilere yönelik “ağır ve sistematik cinsel şiddet örüntüsü” tespit ettiklerini açıkladı.
Breaking the Silence grubuna konuşan eski bir İsrail askeri ise bazı uygulamaların sorgulama amacı taşımadığını belirterek, “İnsanların eğlence için eziyet ettiği noktaya gelindi” dedi.
İSRAİL TÜM SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
İsrail hükümeti ise iddiaların tamamını reddediyor.
Başbakan Binyamin Netanyahu, Filistinlilere yönelik cinsel şiddet suçlamalarını “asılsız” ve “kan iftirası” olarak nitelendirdi.
Ancak Temmuz 2024’te bir Gazzeli tutuklunun ağır yaralı halde hastaneye kaldırılması ve güvenlik kamerası görüntüleri sonrası dokuz rezerv askerin gözaltına alınması tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Söz konusu askerler hakkındaki suçlamalar Mart 2025’te düşürüldü ve göreve iade edildiler. Netanyahu ise kararı “kan iftirasının sona ermesi” sözleriyle savundu.
İnsan hakları savunucuları ise bunun cezasızlığı kurumsallaştırdığı görüşünde.
“ABD GÖRMEZDEN GELEMEZ”
Kristof, yazısında ABD’nin sorumluluğuna da dikkat çekti.
İsrail güvenlik sisteminin Amerikan yardımlarıyla finanse edildiğini vurgulayan gazeteci, Washington yönetiminin Kızılhaç erişimi, bağımsız inceleme ve silah transferlerinin denetlenmesi konusunda baskı kurması gerektiğini savundu.
ESKİ İSRAİL BAŞBAKANINDAN ÇARPICI SÖZLER
Kristof’un görüştüğü eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert ise iddialar karşısında şaşırmadığını söyledi.
“Gerçekleştiğine inanıyor musunuz?” sorusuna “Kesinlikle” yanıtını veren Olmert, “Bu topraklarda her gün savaş suçu işleniyor” ifadelerini kullandı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ARİF ASALIOĞLU

ABDULLAH AYMAZ

HÜSEYİN ODABAŞI

KADİR GÜRCAN

CUMA KARAMAN

İşte ‘Şaban Yasak’ kararının tam çevirisi ve günce...

Khan: “Avrupa ülkeleri sürgündeki Türk gazeteciler...

AKP'ye geçeceği iddia ediliyordu kesin ihraç taleb...

İmamoğlu: “Mücadelemiz, milli mücadeleye dönüşmüşt...

MHP'le Semih Yalçın Bülent Arınç'a sert çıkarken '...






