Gazze'de bahara, Filistin'de kaosa doğru...

İsrail'in Türkiye'den özür dilemesi ve yaşananlarla ilgili gazeteci Cumhur Dereli özel bir analiz yaptı.

Gazze'de bahara, Filistin'de kaosa doğru...

İsrail'in özrü geçen haftadan beri bütün dünyada yankı uyandırmış olsa dahi hala bu sözün gerçek dışı olduğu kanısında olanlar var. Arap Dünyası bu özrün süprizliğinden kaygı duyarken, Filistin yönetiminden net bir açıklama henüz gelmiş değil. ABD Başkanı Barak Obama, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmesinden sonraki açıklamasında “Filistinliler bağımsız devleti hak ediyor” açıklaması yaptı.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun açıklaması ile tarihinde ilk defa bir devlet'ten özür dilenmiş olması ilklerin başlangıcı olarak İsrail de yorumlanmaya başladı. Şüphesiz Netanyahu kabinesi bu özür açıklamasından önce, bu özrün nelere mal olacağı ve bu denli yankı bulacağını mutlaka hesaplanmıştır. Değişen dengeler ve İsrail'in Orta Doğu üçgeninde yalnızlık çanlarının çalmaya başlaması tedirgin etti. İsrail yönetiminin etkin ve aktif isimlerden iki isim ön plana çıkıyor. Biri, şu an koltuğu boş gözüken eski Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman diğeri ise şüphesiz Ehud Barak(İsrail Savunma Bakanı).Netanyahu, Liberman hakkında çıkan rüşvet ve dolandırıcılık iddiaları ile Dışişleri Bakanlığı koltuğunu Liberman'a şimdilik teslim etmedi. Nitekim bugünlerde mahkemede her ne kadar suçlamaları kabul etmesede şu an hükümette görev alması yasaklanmış durumumda ve istifası ile de geri döneceği gözükmüyor. Liberman, yine de kendisinden beklenen açıklaması ile bu özüre karşı olduğunu belirtti. 30 yıl önce Lıkud Partisinde Benjamin Netanyahu'nun Genel Sekreteri olarak parlayan Avigdor Liberman, bugün her açıklaması ile ve aşırı sağcı kimliği ile skandallar'a imza atıyor. Bir nevi Netanyahu ile yol ayrımına gelmiş durumda. Öte yandan Savunma Bakanı Ehud Barak bu ay başında Münihte ki Güvenlik Toplantısında havada kalan elinin anlamını iyice anlamış olacak ki şu an için herhangi bir açıklaması olmadı. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, daha önce aktif siyasetten çekileceği açıklamalarını yapmıştı. Şimdi ise, Savunma Baknı olarak kabinede görev alıyor. Bu dönem itibariyle de Netanyahu kabinesi içinde en aktif Filistin ile barış sürecinin canlandırılması gerektiği görüşünü savunan İsrail Adalet Bakanı Tzipi Livni daha çok ön planda olacağı gözüküyor. Başbakan Netanyahu, geçmişte Filistinin efsanevi merhum lideri Yaser Arafat (Abu Ammar) ile bir çok defa barış görüşmesinde aynı masada bulundu. Kararlılıkla Filistin'de barış sürecine adım atar ise, İsrail tarihinde ilklerin başlangıcına öncülük etmiş olacaktır.

Filistin cephesinde ise, tam bir kaos hakim durumda gibi gözüküyor. ABD Başkanı Obama ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas görüşmesinin olumlu yankıları olması bekleniyor ancak; Filstin Yönetimi Ramallah'ta sesiz bekleme sürecine girdi.

Filistin en son seçimlerde Hamas'ın galip gelmesi ve Gazze Şeridini tamamen hakim duruma gelmesi, Başbakan Hamas Liderlerinden İsmail Hanie olması süreçte nasıl bir hal alıcak merak konusu oldu. Yine Silahlı Filistinli gruplar; İslam-i Cihad, EL-Aksa Şehitleri Tugayı, Kudüs Tugayları, silahlı mücadeleyi sonlandıracaklar mı? İsrail'in Hamas ve bu silahlı gruplardan topraklarına saldırı yapılmaması şartı kesin ve kati bir biçimde ifade edildi. Hamas'ın efsanevi liderlerinden Mahmud Ez- Zahar'ın açıklamasında, İsrail'in özrünün sözde kalacağını inancını taşıdıklarını belirtti. Türkiyenin desteğinden ve çabalarından memnun olduklarını ancak İsrail'in şimdiye kadar Hiçbir açıklamasının uygulmasının olmadığını söyledi.

Dünya gündemine bir anda yayılan şaşkınlıkla karşılanan İsrail'in özrü, Türkiye adına büyük bir diplomasi başarısı olarak görülüyor. ABD NewYork Times Gazze Temsilcisi Fares AL Ghuol “Biz her zaman Türkiyenin bizim yanımızda yer aldığını biliyoruz. Bundan hiçbir zaman şüphe etmedik ve Türkiye yi kutluyoruz ”sözlerinin yanında kaygıları da yok değil. İsrail Ordusu Mavi Marmara yardım gemisine saldırısının yanı sıra Gazze, Batı Şeria ve Ramallah'tan oluşan Filistin topraklarına hedef gözetmeksizin bir çok saldırılar yaptı. Can kayıplarında özellikle Hamasın manevi Lideri Şeyh Ahmed Yasin, askeri kanadın can damarı Dr.Abdulaziz Rantisi gibi dinamiklerini kaybetti. Bu liderlerin intikamını Hamas alacağını her fırsatta dile gitirdi. Filistin Yönetimi bu özür ile başlayabilecek barış sürecine nasıl etkileyecek ve mizah görünürde doğru olsa da roller değişik.

Filistinli yine büyük Liderlerden Mervan Barguti ve İsrail hapishanelerinde suçsuz yere yatan bir çok Filistinli'nin durumu ne olacak? İsrail yeni hükümeti Netanyahu Başbakanlığında sonun başlangıcından başladı diyebiliriz. Filistin'de barış sürecinin başlaması belkide Arap Baharı ile Ortadoğu'da başlayan değişim rüzgarları temkinli değişime mutlaka katkı sağlayacaktır. Ancak;Filistin Devlet olmak istiyor ise, tek vücut olması ve içeride ki siyasi ve silahlı grupların bir birlik altında toplanması gerekiyor. Mısır'da yönetim Muhammed Mursi Başkanlığı'nda yavaş yavaş oturmaya başlaması Filistin üzerinde de olumlu etkilere sebep oldu.

İsrail CumhurBaşklanı Şimon Peres yıllardır yaşlı kurt siyasetçi kimliği ve Netanyahu Başkanlığı'ndaki İsrail yönetimi ileriki günlerde belki sürpriz gelişmelere imza atabilirler.

Cumhur DERELİ


<< Önceki Haber Gazze'de bahara, Filistin'de kaosa doğru... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER