Bir de bu açıdan bakın!

İbrahim Tatlıses’e yapılan silahlı saldırı sonrasında polisin üstün başarısı...

Bir de bu açıdan bakın!

TATLISES OPERASYONU’NU HANGİ POLİS YAPIYOR İbrahim Tatlıses’e yapılan silahlı saldırı sonrasında İstanbul Terörle Mücadele ekiplerinin dudak uçuklatan bir hızla saldırının ardındaki isimleri tek tek orataya çıkarması , üstelik bir de PKK bağlantısını aydınlatması alkışlanacak bir başarı değil mi? Polis önce saldırı esnasında kullanılan otomobilin kaçış güzergahını 'GPS' cihazı sayesinde belirliyor ardından aracın Ömerli Barajı yakınlarında bir müddet bekleme yaptığını saptıyor. Kurtköy'deki bir eve yapılan baskında ele geçirilen Kalaşnikof marka tüfeğin 'temiz' olduğunun anlaşılması sonucunda, otomobilin durduğu yere odaklanıyorlar. Ardından saldırıda kullanılan tüfeği uzun aramalar sonucunda barajda buluyor polis ekipleri. Olay gecesi saat 01.07 sıralarında tüfeğin baraja atıldığı anlaşılıyor. Kriminal incelemesi yapılan silahın olayda kullanıldığı kesin olarak tespit ediliyor. Polis, saldırıda kullanılan Kalaşnikof marka uzun namlulu tüfeğin, terör örgütü PKK'dan temin edildiği yönündeki iddiayı araştırıyor. Polis Tatlıses'e saldırı olayında yakalanan Abdullah Uçmak ve adamlarında ele geçirilen SIM kartları inceleyor ve numaraların PKK'lılara ait olduğunu belirliyor. Telefonları dinlemeye alan ekipler, ünlü türkücüyü hastanede öldürmek için plan yapıldığını belirleyince 7 PKK'lıyı gözaltına alıyor. İbrahim Tatlıses'e suikast girişimini tüm yönleriyle araştıran polis, saldırının arkasındaki isimlere tek tek ulaşıyor. İstanbul Terörle Mücadele ekipleri, suikasti Abdullah Uçmak ve adamlarına PKK'lıların ihale ettiğini kısa sürede belirliyor. Olayla bağlantılı 7 örgüt üyesini gözaltına alınıyor. Uçmak ve adamları ilk pusuda başarısız olunca PKK'lıların Tatlıses'i hastanede öldürmek için ikinci bir plan yaptığı belirleniyor. Bunlar benim Tatlıses operasyonunda aklımda kalan detaylar. İddia ediyorum dünyanın hiç bir yerinde Polis bu kadar hızlı çalışmıyordur. O halde şu soruyu sormak zorundayız. Ergenekon operasyonunu da yapan aslında yine aynı polis ekipleri değil mi? Konunun siyasi boyutları olunca, hemen F Tipi yakıştırması yapılırken, neden Tatlıses operasyonu gibi olaylarda bu yakıştırma yapılmıyor? Polis aynı polis değil mi? Üzerinde düşünmek gerekiyor! *** Libya’daki olaylar, Tunus’la başlayıp, Mısır’la devam eden ve en son Libya’da Batılı devletlerin askeri müdehalesi ile zirveye ulaşan süreci, filmi başa sararak tekrar incelememiz gerekiyor. Wikileaks belgelerinin orataya çıkışı, sosyal medyanın ayaklanmalardaki rolü, Batılı istihbarat örgütlerinin bu ayaklanmalardaki dile getirilmeyen olası etkisini yeniden ele almamız gerekmiyor mu? *** Taraf’ın Wikileaks belgelerinin Türkiye ile ilgili bölümünü yayınlaması konusunda dikkatimi çeken bir şey oldu. Bilindiği gibi, bu belgelerde yazılanlar ABD’li diplomatların haber kaynakları ile yaptığı görüşmelerden edindiği bilgiler sadece. Yani hiç bir kesinliği olmayan dedikodu mahşyetinde olan bilgiler. Örneğin söz konusu belgelerde işin ucu Hükümet üyelerine ya da muhafazakar kesimden bir gazeteciye, örneğin Fehmi Koru’ya gidiyorsa, bu belgelere itibar edilmemesi gerektiği yorumları yapılıyor. Ama işin ucu Fatih Altaylı’ya ya da Sedat Ergin’e gidiyorsa, ‘hadi açıklama yapın, itiraf edin’ havasına giriyoruz. Ya da ABD’li diplomatların AK Partinin üst düzey yöneticilerinden biriyle ilgili ‘irtibatımız’ şeklindeki ifadesini görmezden gelebiliyoruz. Bize yapılmasını istemeyeciğimiz bir kötülüğü görüşlerine katılmadığımız insanlara da yapılmasını asla kabul etmemeliyiz. Konu ideolojik değil ilkesel olarak ele alınmalı. AYDOĞAN VATANDAŞ
<< Önceki Haber Bir de bu açıdan bakın! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER