Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na Demirel'i sordu

Uşak'ta yapılan mitingine kızı Sümeyye Erdoğan ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile gelen Erdoğan sordu.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na Demirel'i sordu

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bunlar meğer birisi sağda, birisi solda statükonun bekçiliğini yapıyorlarmış'' dedi. Partisinin Uşak Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan mitingine kızı Sümeyye Erdoğan ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile gelen Başbakan Erdoğan, Uşak'ın efeler, yiğitler, kahramanlar şehri olduğunu, Uşak'ın ''aşıklar'' demek olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Uşak memleketine, milletine, toprağına, medeniyetine aşkla bağlanmış kardeşlerimin şehridir. İşte bizler aynen böyle sizlere aşığız. Bizler sizlere sevdalıyız. 8.5 yıldır sizlere hizmet etmek için Türkiye'nin, dünyanın yollarındayız. Siz bize 3 Kasım 2002'de bir emanet yüklediniz. Bize bir emanet verdiniz. Sizlerin desteğiyle, sizlerin hayır dualarıyla o emaneti bugünlere getirdik. 3 Kasım'da çıraklık dönemi başladı. 2007'ye kadar devam etti. 2007'de kalfalık dönemi başladı. 2011, artık ustalık başlıyor. Ustalık dönemi için sizlerden güçlü bir destek istiyoruz. Ve ustalık dönemini sizlerle birlikte yürüteceğiz. İşte bu aşk var ya bu aşk, bu sevda, bu sevda 3-0 yapar mı? Evelallah yapar. Aşkın, sevdanın yaptırmayacağı iş yok. Ferhat'a nasıl dağları deldirdiyse, bize nasıl dağları deldirdiyse, 12 Haziran'da da Uşak'ın sandıklarından 3-0 olarak çıkarız. Ustalık dönemine Uşak'ta böyle başlayacağız inşallah. Türkiye'mizde çok daha güçlü başlayacağız. 2023'e Türkiye'yi hazırlıyoruz. Sizler cumhuriyet tarihimiz boyunca, demokrasiyi, özgürlükleri, milli iradeyi en güçlü şekilde savundunuz. Sizler hemşehriniz sayılan merhum Adnan Menderes'e en güçlü şekilde sahip çıktınız. Dün biliyorsunuz 14 Mayıs'tı. 14 Mayıs demokrasi bayramıdır. 14 Mayıs bu milletin 1950 yılında tek parti olan CHP'den, CHP zulmünden, CHP baskısından kurtuluş günüdür. Merhum Adnan Menderes, 'Yeter söz milletindir' dedi ve 14 Mayıs 1950'de iktidarı devraldı. 10 yıl bu ülkeye çok büyük hizmetler verdi. Ülkenin çehresini değiştirdi. Vatan ve millet sevgisiyle hizmet aşkıyla 10 yıl bu topraklara hizmet üretti. Ama sonra ne yaptılar? Milletin takdiriyle gelen Adnan Menderes'i ve arkadaşlarını hukuk dışı yollarla indirdiler, yetmedi bir de darağacına gönderdiler. Kendisini ve arkadaşlarını bir kez daha rahmetle yad ediyoruz. Allah onlardan razı olsun. Mekanları cennet olsun diyoruz. '' Adnan Menderes'in bütün hayatını CHP'nin zulmüne, baskısına, yalan ve iftiralarına karşı mücadeleyle geçirdiğini, kendisine her türlü iftiranın atıldığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: ''O günkü gazeteleri de kullanarak her türlü provokasyonu yaptılar. Bu CHP, Milli Şefi İsmet İnönü ile 27 Mayıs müdahalesine çanak tuttu, çanak. Müdahalecilere ne dedi? 'Emrinizdeyim.' Adnan Menderes ve iki arkadaşının idam sehpasına gönderilmesine göz yumdular. Merhum Menderes'ten sonra birileri ki onun mirasına sahip çıktıklarını söyleyerek, bu milletin Menderes aşkını istismar ettiler, Menderes'in mirasına sahip çıktıklarını söyleyenlerle Menderes'i darağacına gönderenler, 12 Haziran öncesinde ittifak yaptılar. Burası çok önemli kardeşim. Benim değerli kardeşlerim, 87 yaşında, ömrünü Menderes istismarıyla geçiren bir zat, şu anda CHP'ye akıl hocalığı yapıyor. Yav Allah aşkına Menderes'in kemikleri sızlamaz mı? Hasan Polatkan'n kemikleri sızlamaz mı? Fatin Rüştü Zorlu'nun kemikleri sızlamaz mı? Meğer neymiş biliyor musun? Meğer CHP ile bu beyefendi biri sağda, biri solda statükonun bekçiliğini yapıyorlarmış. 27 Mayıs'ta biri müdahaleye sahip çıkarken, 28 Şubat'ta bir başkası müdahaleye sahip çıktı. Şimdi 50 yıl sonra, geldiler statükonun bu iki bekçisi nihayet kol kola girdiler. Ey CHP, sen tarihin boyunca bu 87 yaşındaki zat ile her konuda karşılıklı atışmadın mı, onu suçlamadın mı? Uşak'tan soruyorum. Bu beyefendinin aşığı kesilen Sayın Deniz Baykal'a soruyorum, bu beyefendinin yol arkadaşı olan Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyorum biri 'Menderes' diyerek sağdaki seçmeni istismar etti, bir diğeri, 'Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, 1 Mayıs, 3 gencin idamı' diyerek, tüm Alevi kardeşlerimi de istismar etti. Bunlar meğer biri sağda, biri solda statükonun bekçiliğini yapıyorlarmış.'' CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan söylediği ''yalanlardan'' dolayı özür dilemesini beklediğini, ''bizden, milletten, tüm Müslümanlardan özür dilemesini'' beklediklerini, bu erdemi göstermediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Kendisi bizim kutsal değerlerimize dil uzattı, özür dilemedi. Milletvekili adayı Allah'ın ayetine, İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı kapısında yazan Allah'ın ayetine 'Sinir bozucu' diyerek dil uzattı, hala özür dilemedi. Profesörmüş. Yahu profesör olsan ne yazar? Her şeyden önce sen bir ilim kadını olabilirsin, ama ne yazık ki irfan sahibi olamadın. Herhalde mezarlığın girişindeki o ayeti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın sözü zannetti. Yahu sen ölmeyecek misin? Tabutunun üzerindeki o yeşil örtüde ne yazıyor? 'Her nefis ölümü tadacaktır', sen de tadacaksın. Ölmeyecek miyiz? Kalan var mı? Öleceğiz. Musalla taşına getirip koyacaklar, hocaefendi musalla taşına gelecek, ne diyecek? 'Cumhurbaşkanı, başbakan niyetine' demeyecek, 'Trilyarder niyetine' demeyecek, 'Profesör, ordinaryüs' niyetine demeyecek. Ne diyecek? 'Er kişi, hatun kişi niyetine' diyecek.'' Asıl eşitliğin musalla taşında gerçekleştiğini, herkesin hesabını hesap gününde vereceğini, ak ve karanın o zaman belli olacağını belirten Erdoğan, ''Gömdükleri yer 2 metreküp yer yahu. Ben avantajlıyım 1,85 ile biraz daha fazla olabilirim'' dedi. ''Baki kalan bu kubbede bir hoş sada olacak'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Geride güzellikler bırakıyorsan mesele yok. Bırakamıyorsan vay haline, yandın'' dedi. Kılıçdaroğlu'na yönelttiği soruları duymazdan geldiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: ''Şimdi kendisine bir soru daha yönelteceğim. Bugün pazar, tatil, zor soru sormayacağım. Hafta içinde cevap bekleyeceğim. Soru şu: Değerli kardeşlerim, Sayın Kılıçdaroğlu, hem biz, hem kamuoyu çok merak ediyoruz. Allah aşkına senin eline ÖSYM ile ilgili o maili kim tutuşturdu? Sana bu şakayı kim yaptı? İçinde 'Yeğenin' kelimesi geçen, uyduruk olduğu belli o maili sana kim verdi? Şu anda emniyet güçleri bu işi takip ediyor. O maili atan er, geç çıkacak meydana. Ama biz asıl size bu şakayı kimin yaptığını merak ediyoruz. 'Ben dürüstüm' deyip, 'Benim adım Kemal' deyip, 'Gandi' deyip SSK'ya yerleştirdiğin yakınlarını, nasıl batırdığını sormaya devam edeceğiz. Çünkü senin tüm o yaptıkların meydana çıkacak belgelerle. Peki sen geçenlerde bir şeyi itiraf etmek zorunda kaldın. 'Yakınlarımızı almak suç mu?' Yahu bir başkasının bir tane, iki tane yakını çıksa kıyamet koparıyorsunuz. Sen 50, 60, 70, 80 yakınını akraba-i taallukatını yerleştireceksin, terör suçundan yargılanıp çıkanları yerleştireceksin, ondan sonra da konuşacaksın. Yasalara uygun mu? Yasalara uygun olsa da bu işin bir edebi, adabı var. Bak imtihanla almıyorsun, atamayla alıyorsun. Niye imtihanla değil de atamayla? Benim vatandaşlarım imtihanla girecek, şakır şakır başaracak. ÖSYM imtihan yapamıyor, bunları da atamayla alalım. Kim bunlar açıkla, nerelere aldın? Açıkla. Diyor ki: Gelsin televizyona çıkalım. Sayın Kılıçdaroğlu, daha dur bakalım, sen amatör kümede oynuyorsun. Amatör küme kulübüyle Süper Lig kulübü biraraya getirilemez. Sen daha çıraklık safhasına girmedin, dur bakalım.''
<< Önceki Haber Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na Demirel'i sordu Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER