İnsanlığın, tarih boyunca ne için savaştığına bakın

Voyager uzay mekiği bundan tam 25 sene evvel dünyanın fotoğraflarını çekmeye başladı.

İnsanlığın, tarih boyunca ne için savaştığına bakın

Voyager uzay mekiği bundan tam 25 sene evvel dünyanın fotoğraflarını çekmeye başladı. Şimdiye kadar insan oğlunun uzaya gönderdiği araçlar içinde bu kadar uzakta olan başka bir mekik araç yok ve en önemlisi hala çalışıyor ve bilgi gönderiyor. Dünyaya yaklaşık 6 milyar km öteden gönderdiği bilgi ve fotoğraflar bilimsel veri olarak kullanılıyor. Voyager'ın gönderdiği bu fotoğraf bilim admalarını heyecanlandırırken Astrobiyolog ve Gökbilimci Carl Edward Sagan'ın fotoğrafla ilgili hepimizin şapkamızı önümüze koyup düşündüren ve duygularını paylaştığı o hafızalara kazınan tarihi ses kaydı akıllara geldi.

İşte Sagan'ın o konuşmasının metni:

"Bu uzak bakış noktasından yeryüzü çok ilginç görünmeyebilir. Fakat bizim için durum çok farklı. O noktacığı bir kez daha gözden geçirin. İşte burası. İşte evim. İşte 'biz'. Üzerinde sevdiğiniz, bildiğiniz, duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş tüm insanlığın yaşamını sürdürdüğü yer orası. Mutluluğumuzun ve hüzünlerimizin, binlerce dinin, ideolojilerin, ekonomik öğretilerin, avcıların ve avların, her kahramanın ve korkağın, her yapıcı ve yıkıcı uygarlıkların, her kralın ve hizmetçinin, her aşık çiftin, her anne ve babanın, umut dolu çocukların, mucitlerin ve kaşiflerin, ahlaki değerleri öğreten herkesin, yolsuzluk yapan her politikacının, her süperstarın, her yüce liderin, her azizin ve günahkarın, savaşların, barışların, dünya için kendini satmaların, peygamberlerin ve kezzapların, doğruların ve yanlışların, bilinen ve bilinmeyen bütün insanlık tarihinin en ince detaylarına kadar tarih boyunca yaşanmış olduğu yer işte o güneş hüzmesinin içinde duran 6 milyar km ötedeki tozun içinde parıldayan mavi zerrecikte gerçekleşti.

Yeryüzü, kozmik oluşumun yanında çok küçük bir aşamadır. Bir zerreciğin tarinde ana karakter olabilmek, zafer, şah, şöhret ve para için generallerin, kralların ve siyasetçilerin akıttıkları kanları düşünün. İnsanlığın bir kısmının bir diğer topluluğa reva gördüğü zalimlikleri düşünün. Ne kadar çok yanlış anladıklarını, birilerini öldürmeye ne kadar hevesli olduklarını ve nefretlerinin ne kadar ateşli olduğunu düşünün. Bu ufacık, sönük, zerrecik kadar mavi nokta bizlerin cahilce kainatta özel biri yerimiz olduğu düşüncesine ve kendimizi büyük görme hayallerimize meydan okuyor. Gezegenimiz koskoca kozmik bir karanlığın içerisinde tek başına, yapa yalnız bir zerre sadece. Bilinmezliğin ve koskoca karanlığın içerisinde, bir yerlerden, bizi bizim elimizden kurtaracak bir yardımın gelmesi için her hangi bir ışık bile yok.

Yeryüzü bilebildiğimiz kadarıyla hayat barındıran tek gezegen. İnsanlığın gidebileceği, göç edebileceği, en azından şimdilik, başka bir yer yok. Ziyaret edebiliyoruz fakat yerleşmek imkansız. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, şuan için, yeryüzü bizim tek durağımız. Astronomi'nin karakter inşa etme ve mütevazi bir tecrübe olduğu söylenir. Belkide insanoğlu'nun aptalca kibirini, zerre kadar dünyamızı bu mesafeden gösteren bu görsel kadar iyi anlatan başka bir şey yoktur. Bence bu kare başkalarına karşı olan sorumluluklarımızla başa çıkarken daha nazik ve duyarlı olmamız gerektiğinin ve sahibi olduğumuz tek evimiz toz parçasının içindeki bu mavi zerreyi elimizden geldiği kadar iyi korumanın ve tadını çıkarmanın altını çiziyor."


SAMANYOLUHABER.COM
<< Önceki Haber İnsanlığın, tarih boyunca ne için savaştığına bakın Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER