Erdoğan, Anayasa ve Güneydoğu


Tayyip Erdoğan, seçim beyannamesini açıkladı. 2023 ekonomik hedefinden ziyade, hemen seçimlerden sonra gündeme gelecek anayasa değişikliği beni daha fazla ilgilendiriyor. Anayasanın detayına girmedi; sadece, "Türkiye'yi vesayetten, müdahaleden arındıracak, ülkenin ufkunu açacak, ekonomiyi, dış politikayı, demokrasiyi ve özgürlükleri destekleyecek bir anayasayı gündemimize alacağız. Yeni anayasa, demokratik ve katılımcı bir anlayışla yeni Meclis'te hazırlanacak. Kısa, öz, açık, insan odaklı ve özgürlükçü olacak" dedi. Nereye çekerseniz gidecek lastikli laflar bunlar. Sadece, "Türkiye'yi vesayetten ve müdahaleden arındıracak" cümlesi önemli. Bu sözlerden, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanabileceğini anlıyorum. AK Parti, anayasanın içeriğine ilişkin daha somut öneriler getirebilirdi. *** Dün, AK Parti adaylarının tanıtımı yapıldı. Başbakan bu vesileyle Güneydoğu'ya ilişkin eleştirileri cevaplama fırsatını buldu. "Bölgeyi boşaltmadığını", iddialarının devam ettiğini söyledi. Tabii ki, adayların yetersiz olduğunu kabul etmedi. Ben seçim sonuçlarını merakla bekliyorum. Acaba, 2007 ölçüsünde bir başarı elde edebilecekler mi? En azından 2009 İl Genel Meclisi sonuçlarına göre, gerileme mi, yoksa ilerleme mi ortaya çıkacak? Balyoz'dan Kafes'e İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay, Balyoz'da tutukluluğun kalkması için karşı oy yazısı yazmıştı. Gerekçelerinden birinde, 2002'deki darbede yer aldığı söylenilen kişilerin, daha sonra önemli mevkilere gelmelerine rağmen, benzer faaliyetleri sürdürmedikleri belirtiliyordu. Bu bilginin yanlış olduğunu, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına örnekleriyle hatırlatmıştım. Çünkü, Balyoz'da görev aldığı ileri sürülen Fırtına ve Örnek, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde, Şener Eruygur'la birlikte, "Sarıkız" darbe planı hazırlıklarına girişmişlerdi. İşte Kadir Sağdıç da, bir başka örnek. 2002'den 2009'a, Balyoz'dan Kafes Eylem Planı'na kadar bir çok yerde ismine rastlanıyor. Tabii nihai kararı yargı verecek ama, olayları yakından takip edenleri şüpheye sevk edecek bir durum söz konusu. Kadir Sağdıç ve hakkındaki iddialar Pazar günü, sütunumda, Balyoz tutuklusu Kadir Sağdıç'ın avukatından gelen bir açıklama yayınlandı. Mahkeme kararıyla olmasaydı dahi, kendilerine söz hakkı tanırdım. Ama, şimdi benim de söyleyeceklerim var. Gölcük Donanma Komutanlığı'nda digital ortamda, Balyoz hazırlıklarıyla ilişkili bazı belgeler ele geçirildi. (8 Aralık 2010) Son kaydedicisinin Süha Tanyeri olduğu tesbit edilen bir belgede, tasarlanan eylemlerin yöneticisi sıfatıyla birkaç isim sıralanıyor. Bunlardan biri, "aşırı sol grupların sorumlusu Tuğamiral Kadir Sağdıç." Gene Gölcük'te, Kadir Sağdıç ismiyle imzaya açılan bir rapor da bulundu. Digital ortam söz konusu olduğu için, ıslak imza mevcut değil; sadece Kadir Sağdıç'ın adı yer alıyor. Raporda şöyle deniliyor: "Sol örgütlere yakınlığıyla bilinen gazeteciler vasıtasıyla asparagas haberler çıkartılabilir. Örgütle, bölücü örgüt arasındaki bağlantılar kullanılarak sansasyonel eylemler istenilen zamanda ve istenilen gruplar aleyhine yönlendirilebilir." Kadir Sağdıç'ın adına, gayrimüslimlere yönelik ses getirici eylemler yapılmasını ve suikast düzenlenmesini öngören Kafes Planı'nda (Mart 2009) da rastlıyoruz. Azınlıkların bombalı eylemler ve suikastlarla sindirilmesini tasarlayan bu planda, "Danışma Kurulu" başlığı altında, Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü (Başkan), Koramiral Kadir Sağdıç (Başkan yardımcısı), Tuğamiral Mehmet Fatih İlğar (üye) olarak yer alıyor. Gölcük Donanma Komutanlığı'ndan çıkan ve ek klasörlere giren Kasım 2008 tarihli "Kadir Sağdıç Paşa/arazi/arazi. doc" isimli word dosyasında da şu ifadeleri görüyoruz: "Beykoz'daki Anadolu Kavağı, Poyrazköy ve Riva bölgelerindeki arazi yapısına ilişkin incelemeler yapılacaktır. Araştırmada titiz davranılacak ve icra edilecek faaliyette, mevkiin kullanılabileceği faraziyesiyle, meseleye tesir edecek tüm hususlar belirlenecektir. Görevlendirilecek personelin güvenilir olması sağlanacak, incelemenin tüm safhalarında gizlilik ön planda tutulacaktır. Rica ederim. Kadir Sağdıç Koramiral" (Islak imza yok; çünkü bu bir digital belge.) Poyrazköy ve Balyoz davalarının sanığı, Albay Ali Türkşen'in cevap yazısında ise, "Keçilik mevkiinin" uygun olduğunu gösteren bir değerlendirme mevcut. (Islak imza yok; çünkü bir digital belge söz konusu.) Islak imza yok ama, 21-24 Nisan 2009 tarihleri arasında, Keçilik mevkiinde yapılan kazılarda 15 adet dolu law silâhı, 6 adet boş law silâhı, 14 adet el bombası, 450 gram C3 patlayıcı, 5 adet bubi tuzağı ve 45 adet sis bombası olmak üzere çok sayıda mühimmat ele geçirildi. Görüldüğü gibi, 2002 Aralık ayından itibaren, Balyoz'dan başlayarak, 2009 Kafes Eylem Planı'na kadar, Kadir Sağdıç'ın ismi, bir çok belgede yer alıyor. İnşallah masumiyeti anlaşılır ve beraat eder. Ama tabii, birileri bize, bu belgelerin ne anlama geldiğini de anlatmalıdır. Ama kolay yola sapmadan ve her birini "Gülen Cemaati'ne yakın askerler ve polisler hazırladı" gibi savruk düşüncelere ve akla ziyan savlara sarılmadan. Ciddi şüphelere muhatap olmasaydı, Güney Deniz Saha Komutanı gibi önemli bir mevkide bulunmasına rağmen, hâkim, onu, tutuklamaya cesaret eder miydi?
<< Önceki Haber Erdoğan, Anayasa ve Güneydoğu Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER