AK Parti'ye topyekûn savaş


Ulusalcılık Oray Eğin denen zibidiye kaldıysa ulusalcıların vay haline! Adını ilk kez duyduğum bir yayınevinden (Destek Yayınevi) "AK Parti döneminde medya nasıl çökertildi" diye bir derleme çıkarmış. Kitap diyemiyorum çünkü ortada kitap adına bir şey yok, yeni bir fikir yok. Herhangi bir medya sitesine girdiğinizde okuyabileceğiniz o döneme ait görüşler bir sıra içinde anlatılıyor işte... Kitabın girişinde de "Ergenekon'dan beni de alabilirler, vurulacağım ey halkım unutma beni" diye "kahraman" olmaya çalışan bir garip sesleniş. (Sisi'yi bile içeri aldıklarında Ergenekon'dan soğumamıştım, Oray Eğin'i de alırlarsa emin olun bu kez soğur Ergenekon taraftarlarına savaş açarım ona göre!) Bakın bu garip seslenişçi kitabın 29'uncu sayfasında ne diyor: "Eğer AKP iktidarına zamanında gazetecilikle topyekûn savaş açılsaydı, dört koldan yüklenilseydi nasıl bir medya ve nasıl bir Türkiye tablosuyla karşı karşıya olurduk?" Mantığa bakar mısınız? Adam AK Parti iktidarına gazetecilikle psikolojik savaş açmaktan, dört koldan yüklenilmekten söz ediyor. Sonra da bazıları kalkmış "AK Parti iktidarına medyayı çökertti... Polisi ele geçirdi... Yüksek yargıyı ele geçirdi... Ergenekon'la muhalifleri sindirdi diye saldırıyor." Seçimle gelmiş bir partiyi alaşağı etmek için çakallar dört koldan dişlerini bilerken AK Parti ne yapacaktı? Oturup paşa paşa kapatılmayı mı bekleyecekti? AK Parti'nin kamuoyu araştırmalarında hâlâ niye %50 oy oranlarında dolaştığını merak edenler, AK Parti'ye dört koldan savaş açanların AK Parti'ye oy verenler tarafından nasıl karşılandığına bir baksınlar! Eğer iyi karşılansa AK Parti'nin oylarının düşmesi gerekmez mi? Ama halk salak değil mi? Halk salak ve doğruyla eğriyi birbirinden ayıramıyor. Bir ayırsa Oray Eğin Başbakan! Ufak atın! ÖSYM Başkanı Ali Demir'in ÖSYM'deki krizleri yönetmedeki başarısızlığını bu köşede çok kere yazdım. Böyle düşünüyorum diye yalan haberlerle bir kişinin itibarsızlaştırılmasına izin veremem. Deniyor ki "Ali Demir'in profesörlüğe yükseltilmesinde 5 akademisyenden 4'ünün olumsuz görüş verdiği ileri sürüldü." Bu haberi yapanın bir üniversitede hele de İTÜ gibi bir üniversitede bir doçent nasıl profesörlüğe yükseltilir haberi yok! Bir doçentin dört olumsuz oyla bir üniversitede doçent atanabilmesi "sehven" bile mümkün değil. Eğer böyle bir şeye bir kişi izin verse diğer kişi izin vermez. Çünkü profesörlük atamaları üç içeriden iki dışarıdan profesörün eser incelemesi sonucu yönetim kurulu tarafından yapılır. Süreci de üniversite genel sekreteri izler. Böyle bir şeye izin vermesi için o dönemki İTÜ Yönetim Kurulu'nun toptan bir entrika içinde olması lazım. Böyle bir şey de mümkün değil. Bu nedenle bir iddiada bulunurken lütfen ufak atalım. Çekirgelik İyi olan nedir diye soruyorsun. Cesur olmaktır. NIETZSCHE
<< Önceki Haber AK Parti'ye topyekûn savaş Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER