Türkiye neden yerli ve milli bir otomobil yapamaz

Nurullah Kaya

Nurullah Kaya

30 Ara 2019 11:34
  • Otomotiv sanayisi dünyada hızla yayılıyor. Bugün İran ve Suriye dahi kendi arabalarını üretip iç piyasalarında satabiliyor.

    Türkiye de kendine özgü yerli ve milli otomobilini yapabilecek birikime ve güce sahiptir. Ancak içinde bulunduğumuz zaman diliminde Türkiye'nin kendi otomobilini özellikle de elektrikli yapma imkanı ve ihtimali yoktur. Çünkü Türkiye büyük bir ekonomik krizle ve ciddi hukuk ihlalleriyle karşı karşıyadır. Geçtiğimiz günlerde tanıtılan otomobil ise kesinlikle yerli ve milli değildir.

    Türkiye'deki gündemi değiştirmeye yönelik tamamen algı odaklı otomobil tiyatrosunun perde arkasını sizlerle paylaşacağım. Üstelik Türkiye'nin neden yerli ve milli bir otomobil yapamayacağını ve bunu başarmak istese dahi neleri öncelikle yapması gerektiğini maddeler halinde ifade etmeye çalışacağım.

    1- Dünyada kendi otomobil markasını çıkarttığını belirten birçok ülke veya insanlar prototip otomobiller tanıtırlar. Bunların çoğu seri üretime geçemez veya bir müddet sonra üretimleri tutmayarak hüsranla sonuçlanır. Örneğin Libya'nın devrik lideri Kaddafi, Roket adını verdigi ve Libya'nın ilk milli aracı dediği prototipi büyük bir gösterişle tanıtmıştı. Libya dışında yapılan araba hiçbir zaman seri üretime geçemedi. 
    Kaddafi'nin roket otomobili de sadece prototip yapıldı

    Yaptığı projelerle insanları dolandıran Fadıl Akgündüz de, "Yaptığımız yerli ve milli otomobille herkes ucuz otomobil sahibi olacak" diyerek Avrupa’da yaptırdığı 2 otomobil prototipini tanıtmış ve adına da İmza demişti. Ancak bu araçların da seri üretimi yapılmadı. Örnekleri artırmak mümkün. 
    Akgündüz'ün İmza otomobili hayata geçmedi

    2- Toyota'dan Mercedes'e kadar tüm ünlü markalar gelecekte üretmeyi planladıkları araçlara yakın prototiplerden sınırlı sayıda yaparlar veya yaptırırlar. Bunları da otomotiv fuarlarında sergilerler. Markalar, teknolojilerine ve mühendislik becerilerine dikkat çekmek için sergiledikleri bu araçların seri üretimini çoğu kez yapmazlar. Hatta hatırlarsanız bu arabaların resimlerinin bir çoğunu küçüklüğünüzde aldığınız Turbo sakızların içindeki çıkartmalarda görmüşsünüzdür. İşte Türkiye'de tanıtılan arabalar da bu prototiplerden sadece bir iki tanesi. 

    3- İçten yanmalı motorlardan elektrikli modellere geçildiği son yıllarda yaklaşık çeyrek asırlık ciddi bir çalışma var. Dünyanın asırlık dev markaları milyarlarca Euro harcayarak yıllardır elektrikli araçlar üzerine çalışmalar yürütüyorlar. Arabalar trafiğe çıkarılmadan önce fabrikaların içinde binlerce kilometre ve defalarca test ediliyor. Birçok marka, elektrikli konseptlerini yaklaşık 10 yıl önce fuarlarda tanıtmalarına rağmen hala seri üretime geçirip satışa sunmadı. Elektrikli otomobiller konusunda antrenmanlar bitti ve maç başlamak üzere. Ancak özetle ifade ettiğimiz gibi bu oyuncular çeyrek asırdır bunun üzerinde titizlikle ve büyük emekle çalışıyorlar. Kimse yarı yolda kalmak istemiyor. Yerli otomobil diyenlere Mercedes'in Stuttgart'taki müzesini gezmelerini mutlaka tavsiye ediyorum. Mercedes'in 125 yıllık destanı nasıl yazılmış incelenmeli. Mercedes'i kendilerine çok uzak görenler ise elektrikli otomobil konusunda Tesla'nın neler yaşadığına bakmalı. 

    4- Elektrikli otomobillerin en büyük sorunu bataryalar ve bunların şarj süreleridir. Bataryanın yüksek şarj sıcaklığına maruz kalma süresini aşabilmek öyle kolay değil. Bu konuda belirli seviyeye gelenler ise yaptıklarını sır gibi saklamakta. Bu konuda Tesla bir adım önde olduğu için en ciddi çıkışlar yapabiliyor. Rakipleri ise çok daha temkinli hareket ediyor. Türkiye'nin bırakalım elektrikli arabayı, içten yanmalı motorlar ve şanzımanlar konusunda hiçbir tecrübesi bulunmuyor. Yeni nesil otomotiv sektöründeki yazılım konusuna hiç girmiyorum. Buna rağmen siyasiler popülizm yaparak doğrudan olaya girip prim yapma gayreti gösteriyor. Bir başka dramatik konu ise tanıtılan bu elektrikli arabaların bataryasını üretecek teknoloji ve fabrikaların Türkiye'de olmaması. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin yaptığı batarya üretimini, Türkiye'nin şimdilerde yapması imkansız çünkü son yıllarda bırakın yeni bir üretimi, Türkiye'deki mevcut sanayiler ya yabancılara satılıyor ya da ekonomik krizden dolayı kapılarına kilit vuruluyor. 

    5- Yıllar önce üretmiş olsalar dahi artık dünyadaki gelişmiş ülkelerin yüzde yüz yerli ve milli bir arabası neredeyse yok gibi. BMW'den Jaguar'a, Ford'dan Mazda'ya kadar birçok ünlü marka motorlarını, şanzımanlarını, koltuklarını hatta farlarını dahi ya birbirlerinden ya da başka ülkelerin seri üretim yapan özel otomotiv sanayilerinden tedarik etmekte. Örneğin Fransız PSA grubu; BMW, MINI ve Volvo'ya motor verirken, BMW, Toyota’ya dizel motor vermekte. Land Rover, Range Rover, Jaguar Ford'dan benzinli motor alırken, Fransız devi Renault, Mercedes'e ve Nissan'a motor satmakta. Alman markası ZF, 9 ileri tork konvertörlü otomatik şanzımanı Fiat ve  Honda'ya satarken, İtalyan Graziano, çift kavramalı otomatik şanzımanı Audi'ye, Ferrari'ye, Mercedes'e satmakta. Konuyla ilgili örnekler çoğaltılabilir. Aslında Türkiye'nin az da olsa bu çorbada tuzu var. Örneğin ünlü araba markalarının koltuk döşemelerini, akülerini Türkiye üretmekte. Yani artık dünyada yerli ve milli otomobil diye bir kavramdan bahsetmek çok zor. Sadece ülkelerin ürettiği otomobillerin markalaşması söz konusu. Bu da ayrı bir makale konusu. Ayrıca bugün dünyaca ünlü markalar maliyetlerinin yüksekliğinden ötürü kendi ülkelerindeki fabrikalarını kapatıp otomobillerini Çin'de açtıkları fabrikalarda yapmakta. 

    6- Türkiye'de şu an yabancı markaların dışında yerli ve milli denilebilecek bir otomotiv fabrikası yok. Fabrika olmadığı gibi yerli ve milli denilen otomobili üretecek en önemli iki detay bulunmuyor. Bunların ilki, otomobillerin özellikle de SUV gibi zor bir modelin seri üretimini yapacak platformun ortada olmaması. Günümüzde son teknoloji robotların çalıştığı bu platformları kurmak her ülkenin işi değil. Diğeri ise bu üretimi yapacak ve o robotları çalıştıracak ekibin bulunmaması. Öyle kupon arazi üzerine Karadenizli ustalarla ve çakma müteahhitlerle bina yapar gibi son teknoloji bir aracın üretimini sağdan soldan toplama insanlarla yapamazsınız. Öyle ki bir arazi üzerine yapılan büyük bir binanın dahi yapımı yıllar sürer. Otomotiv devi Volkswagen dahi Manisa'da açmayı düşündüğü montaj fabrikasının, evet yanlış okumadınız montaj fabrikasının yapımını dahi yaklaşık 26 ayda bitirebileceğini ifade etmişti. Ayrıca daha önce gündemi değiştirme ve seçim öncesi Saab'ın eski arabalarını yerli ve milli diye prototip olarak tanıtan mevcut siyasi irade, Saab'ın arabalarına servet verdikleri açıklamışlardı. 2015'teki bu Saab tiyatrosu da ne yazık ki seri üretime geçemeden fiyaskoyla sonuçlanmıştı.

    7- Türkiye'de elektrikli otomobil üretimi için gerekli hiçbir altyapı bulunmuyor. Dünyanın otomobil konusunda en tecrübeli ülkesi Almanya dahi elektrikli otomobillere uzun süredir hazırlık yapmasına rağmen yaklaşık 2030'a kadar bu hazırlıkları ve alt yapıyı bitirmeyi ön görmüyor. Alman Şansölyesi Angela Merkel, geçtiğimiz kasım ayında bu konuyla ilgili detaylı açıklama yapmış ve Almanya'nın elektrikli otomobil konusunda nasıl bir altyapı hazırladığını kamuoyuyla paylaşmıştı. Nedir bu hazırlıklar derseniz; yüz binlerce şarj istasyonu, elektrik şarj altyapıları, servisler, gerekli donanıma sahip iş gücü...  

    8- Yerli ve milli denilerek insanların kandırıldığı otomobiller Türkiye'de değil İtalya'da üretildiğini ne yazık ki yandaş medya yazmıyor. Bu arabalar dünyanın en ünlü otomotiv tasarım şirketlerinden biri olan İtalyan Pininfarina'nın yaptığı otomobiller. Çünkü İtalyanların işi bu, onlar kusursuz tasarımlar yapıp firmalara satarlar. Firmalar da sadece kendi marka logolarını yapıştırarak fuarlarda görücüye çıkartırlar. Ferrari, Fiat, Volvo ve Peugeot gibi çok sayıda markaya tasarımlar yapan Pininfarina ile iş birliği yapan Türk hükümetinin, arabaların İtalya’dan Türkiye’ye taşınmasını da Ege Ekspres isimli nakliye firması yapmış. Tanıtımdan yaklaşık 2 hafta önce Çeşme Gümrük Kapısı’ndan Ege Ekspres ile büyük bir gizlilik sergilenerek Gebze’ye getirilen otomobiller yerli ve milli diyerek sunulması da ne kadar üzücü ve trajikomik bir tablo. 

    9- Tasarımı İtalyan Pininfarina şirketine ait bu otomobillerin 2017 yılında üretildiği ve aynı firma tarafından Hong Kong otomobil fuarında sergilendiği de ortaya çıktı. Böylece Bu modellerin kesinlikle yerli ve milli olmadığı kanıtlanmış oldu. Pininfarina, 2018'de Hong Kong merkezli elektrikli otomobil üreticisi Hybrid Kinetic Group ile ortaklaşa sergilediği bu otomobillerin 2 yıldır var olduğu biliniyordu.

    10- Yüze yüz yerli ve milli olmasa da Türkiye yeni bir otomobil üretebilir ancak  bunun için Türkiye'nin acilen şunları yapması gerekiyor; Dünya markası bir araba yapabilmek içi öncelikle ekonominin ve teknolojinin gelişmesi gerekir bunun için de güvenilir bir hukuk devleti tesis etmek ilk şarttır. Hukukun olmadığı bir yerde verimli üretim ve dünya markası olmaz. Yeni teknolojiler ve inovasyon üretebilecek mühendisler yetiştirilmeli. Hammadde-malzeme araştırma enstitüleri ve laboratuvarları kurulmalı. Bu konuda özel sektör desteklenmeli. Her türlü ölçüm ve test teknikleri geliştirilmeli. Dünyadaki markalarla işbirliğine gidilerek oralara  gönderilecek kaliteli insanların yetiştirilip Türkiye'ye getirilmesi gerekir. Yedek parça tedarik zincirleri oluşturulmalı. Yüksek pazarlama stratejileri geliştirilmeli. Satış sonrasında servis ve diğer hizmetler planlanmalı bu konuyla ilgili önce yurt içine sonra da yurt dışına ağlar kurulmalı. Üniversiteler ile ticari kuruluşların Ar-Ge bölümlerine yatırım yapılmalı, mevcut icatlar desteklenmeli. Otomotivle ilgili özel teknoparklar kurulmalı. TÜBİTAK gibi kurumların başına hayvanat bahçesi müdürleri değil liyakatlı insanlar ve ekipler getirilmeli. En önemlisi ve sonuncusu da insanlara yalan söylenmemeli.   

    Nurullah Kaya 

    30 Ara 2019 11:34
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR