Okul sütünden zehirlenme iddiaları

Okul sütünden zehirlenme iddiaları -Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. Erol: Ön bulgular itibariyle sütlere ilişkin herhangi bir sağlık tehdidi, bozulma tehdidi söz konusu değil -Topl


İSTANBUL (A.A) - Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol, okul sütünden zehirlenme iddialarına ilişkin, ön bulgular itibariyle sütlere ilişkin herhangi bir sağlık ve bozulma tehdidinin söz konusu olmadığını belirterek, Toplam 7.2 milyon kutu süt dağıtıldı, etkilenen çocuk sayısına baktığımızda çok sınırlı sayıda. Aileler herhangi bir endişe duymasınlar, herhangi bir sıkıntı sözkonusu değil, mikrobiyel zehirlenme olayı söz konusu değil dedi.
     Prof. Dr. Erol, Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesinde düzenlenen 3. Gıda Güvenliği Kongresinde basın mensuplarının konuyla ilgili sorularını cevapladı.
     Olayın sütten kaynaklı bir gıda zehirlenmesi olarak değerlendirildiğini hatırlatan Erol, bunun söz konusu olmadığını söyledi.
     Bunun laktoz intoleransına dayalı bir problem olduğunu belirten Erol, Ancak bütün bunlara rağmen emin olmak için problemin görüldüğü bütün illerden örneklerimizi aldık. Bununla ilgili gerekli tetkiklerimizin bir bölümü çıktı, bir bölümü devam ediyor. Ancak şu ana kadar hiçbir problem yok. Ne bozuk, ne tarihi geçmiş sütler. Ön bulgular itibariyle sütlere ilişkin herhangi bir sağlık tehdidi, bozulma tehdidi söz konusu değil, herhangi bir sağlık problemine ya da bozulmaya neden olan bir bakteri veya mikrobiyolojik tehlike bulgusu da yok diye konuştu.
     Erol, dağıtılan sütlerin çok yüksek miktarda olduğuna işaret ederek, buna ilişkin olarak bazı çocuklarda böyle bir reaksiyon görülebileceğini ifade etti.
     Konuyla ilgili tetkik sürecini başlattıklarını dile getiren Erol, şunları kaydetti:
     Toplam 7.2 milyon kutu süt dağıtıldı, etkilenen çocuk sayısına baktığımızda çok sınırlı sayıda. Tabii bunu da dikkate alıyoruz ama böyle bir problem olmuş olsaydı, bu çocukların hemen hemen büyük bir bölümünde bu olumsuzluğu, bu sağlık tehlikesini görürdük. Ancak belli yerlerde, belli çocuklarda böyle bir reaksiyon var, hekimlerimizin açıklamaları bu yönde, intolerans olabileceğine ilişkin. Netice itibarıyla bizim elde ettiğimiz bulgular yönüyle, sağlık yönüyle bir sorun yok. Onlarla ilgili sonuçlar çıktığında da bakanlık olarak gerekli açıklamayı yapacağız.
    
     -Böyle bir programda seçebileceğimiz en güvenli süt UHT-
    
     Prof. Dr. Erol, bir gazetecinin, bazı uzmanların UHT süt yerine günlük kutu süt dağıtılması gerektiğini söylediğinin hatırlatması üzerine, Takdir edersiniz ki her gün 7.2 milyon kutu sütü dağıtacaksınız. Bu, haziran ayına kadar devam edecek. Her gün kutu sütünü, onun tabii belli koşullarda transferi gerekir. En güvenli süt, UHT süttür. Çünkü UHT sütte 140 santigrat derece gibi yüksek ısı işlemi uygulanıyor. Buradaki bakteriler, mikroorganizmalar hepsi inaktif hale getiriliyor. Bunu oda sıcaklığında 3-4 ay muhafaza edebiliyoruz, dolayısıyla böyle bir programda seçebileceğimiz en güvenli süt UHT süttür şeklinde konuştu.
     Süt dağıtımı uygulamasının devam edip etmeyeceği sorulan Erol, Evet, devam edecek. Bu program, son derece güvenli bir programdır. Bu programın asıl amaçlarından biri, belli yaş grubundaki çocuklara belli miktarda, belli bir süre için hayvansal proteini süt marifetiyle vermek. Aynı zamanda süt tüketim alışkanlığını geliştirmek, süt arzının fazla olduğu dönemlerde de sektörümüzde bir regülasyona gitmek. Yani çok amaçlı, çok faydalı bir proje. Çok önemli bir proje, belli maliyeti olan bir proje ve bu projeyi ülke adına önemsiyoruz cevabını verdi.
     Erol, ailelere seslenerek, Aileler herhangi bir endişe duymasınlar, herhangi bir sıkıntı söz konusu değil, mikrobiyel zehirlenme olayı sıkıntısı söz konusu değil dedi.
     Prof. Dr. Erol, Eğer sorunun süt firmalarından kaynaklı olduğu ortaya çıkarsa bir işlem yapılacak mı- şeklindeki soruya şu cevabı verdi:
     Eğer herhangi bir ihmal söz konusu olur ise onunla ilgili elbette gerekli işlemleri yaparız. Bu konuda mevzuatımız açıktır. Eğer üretime yönelik bir sıkıntı olursa o cezalar verilir. Para cezası olur, üretimin durdurulması olur, ürünün toplatılması olur. Ancak ilk yapılacak işlerden biri,ürünün toplatılması, imhasıdır. Zararın devamını önlemek için önce bu yapılır.
     (SOY-NAR-KAF)
<< Önceki Haber Okul sütünden zehirlenme iddiaları Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER