AB Raporu: İpek medyaya operasyon ciddi endişe kaynağı


Avrupa Birliği, 1 Kasım seçimleri sonrasına ertelediği Türkiye ilerleme raporunu açıkladı. AB Komisyonu'nun genişleme müzakerelerinden sorumlu üyesi Johannes Hahn tarafından açıklanan raporda Türkiye'ye sert eleştiriler getirildi.

Raporda, Türkiye'nin AB'nin demokratik prensiplerle ilgili standartlarına yaklaşmak bir yana ifade ve toplantı özgürlüğü alanlarında ciddi şekilde gerilemekte olduğu vurgulandı. Koza-İpek medya grubuna yapılan baskına da ayrıntılı olarak yer verilen raporda, seçimden önce iki televizyon kanalı ve iki gazetenin susturulmasının ne kadar yasal ve ölçülü olduğunun ciddi endişe kaynağı olduğu kaydedildi.

Hükümetin iddia edilen 'paralel yapıya' karşı başlattığı savaşın bir parçası olarak düzenlediği operasyonlarda bir medya grubu yöneticisi (Hidayet Karaca-STV) ile bir gazetecinin (Mehmet Baransu-Taraf) geçtiğimiz yıldan bu yana hâlâ tutuklu olduğu hatırlatılan raporda, TV kanallarının yayın platformlarından çıkarıldığı, hükümeti eleştiren iki TV kanalı ile iki gazetenin (İpek medya) seçimden hemen önce susturulduğu kaydedildi. Bu operasyonlarda gerekçenin 'terör örgütü' olduğu belirtilen raporda, bu operasyonun yasal ve ölçülü olduğuna dair ciddi şüphelere dikkat çekildi.

Raporda ayrıca terör saldırılarının ardından yayın yasakları getirildiğine ve medya özgürlüğünün daha da sınırlandığına vurgu yapıldı. Yolsuzluk soruşturmasıyla ilgili haber yapan gazetecilere dava açıldığına dikkat çekilen raporda, muhalif basına karşı hükümetin uyguladığı akreditasyon engeli de zikredildi.

BİNLERCE İNTERNET SİTESİNİN ENGELLENDİĞİ İDDİASI

Raporu AP Dış İlişkiler Komitesi'ne sunarken, Türkiye'de temel hakların korunmasındaki eksikliklere dikkat çeken Hahn, "Son yıllarda yargı bağımsızlığını, ifade ve toplantı özgürlüğünü etkileyen önemli eksiklikler görüldü." dedi.

Özellikle gazeteciler ve basın grupları üzerine giderek artan baskı ve yıldırma politikalarına atıf yapan Johannes Hahn, internet gazeteciliğinin de susturulmaya çalışıldığını vurguladı. Raporda, Türkiye'nin son dönemde ifade özgürlüğü alanında ilerleme kaydediyorken birden son iki yılda ciddi bir şekilde gerilediğine dikkat çekildi. Gazetecilere, yazarlara, sosyal medya kullanıcılarına açılan davaların önemli endişeye sebep olduğu vurgulandı. Hükümetin, mahkeme kararı olmadan internet sitelerine erişimi engelleyebilmesinin de Avrupa standartlarına aykırı olduğuna dikkat çekildi. 80 bin sitenin engellendiği fakat bunların sadece yüzde 5'inin mahkeme kararıyla yapıldığı iddiası aktarıldı.

Raporda, "Üst düzey siyasetçiler eleştirel haberleri sebebiyle gazetecileri şiddetle kınamaya devam ediyor. Bunun ifade özgürlüğü üzerinde olumsuz bir etkisi var ve medyada otosansür atmosferi oluşmasına katkı sağlıyor." ifadelerine yer verildi.

PARALEL YAPI İDDİASIYLA YARGI BAĞIMSIZLIĞI GASP EDİLİYOR

Türkiye'de reform sürecinin yavaşladığına dikkat çeken AB, hükümet tarafından verilen taahhütlere rağmen; özellikle hukukun üstünlüğü, ifade ve toplantı özgürlüğü alanındaki yasaların da Avrupa standartlarına aykırı olduğunu vurguladı.

Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı ilkelerinin altının oyulduğunu; yargıç ve savcıların güçlü bir siyasi baskı altında olduğu tespiti yapılan raporda, "Hükümetin, devlet içinde var olduğu iddia edilen 'paralel yapıya' karşı başlattığı harekât aktif şekilde sürerken zaman zaman yargı bağımsızlığını gasp ediyor." ifadelerine yer verildi. Yargı bağımsızlığını yeniden tesis edilip garanti altına alınması için hakiki çabalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

17-25 ARALIK DA RAPORDA

Yolsuzluğun hâlâ yaygın ve yolsuzlukla mücadelede Türkiye'nin çabalarının yetersiz olduğuna da vurgu yapan AB, üst düzey isimlerin karıştığı yolsuzlukların soruşturulmasının yürütme tarafından engellenmesinin de büyük endişe kaynağı olduğuna dikkat çekti. 17-25 Aralık soruşturmalarını yürüten savcılar ve diğer memurların görevden el çektirilmesi de buna örnek olarak gösterildi. Raporda, siyasi otoritelerin, adli makamların yolsuzluk iddialarını soruştururken etkin ve bağımsız bir şekilde hareket edebilmesini sağlaması istendi.

Türk siyasetindeki kutuplaşmaya da dikkat çeken AB, özellikle yüzde 10'luk seçim barajının kaldırılmasının öncelikli olarak ele alınmasını istedi.

Ankara saldırısına da dikkat çekilen raporda, Türk demokrasisinin istikrarını bozarak zarar veren ve bu tür alçakça eylemlerin hızlı ve şeffaf bir şekilde soruşturulması talep edildi. CİHAN
<< Önceki Haber AB Raporu: İpek medyaya operasyon ciddi endişe kaynağı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER