AKP'nin yargıyı 'SIFIRLAMA' taktiğini ele verdi

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer gazetedeki köşesine, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yaptığı görüşmeyi taşıdı ve HSYK seçiminin kaybedilmesi halinde hükümetin refarandumu planladığını belirtti.

AKP'nin yargıyı 'SIFIRLAMA' taktiğini ele verdi

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer, HSYK seçimlerini kaybetmesi halinde hükümetin yol haritasını, Yalçın Akdoğan’ın ‘Kaderimizi 12 bin kişinin seçimi değil, 55 milyonun seçimi belirler’ sözlerinde gizli. Akdoğan bu sözleriyle sadece hâkim ve savcıların değil tüm seçmenlerin sandığa gideceği bir süreci işaret ediyor. Bunun anlamı bir anayasa değişikliği referandumu” sözleriyle işaret etti.

Utku Çakırözer, yazısında “Akdoğan açıkça söylemiyor ama anlaşılıyor ki Yargıtay’daki seçim sonuçlarını gören AKP, 12 Ekim’de benzer bir sonuçla karşılanma olasılığına karşı bir ‘B planı’ hazırlamaya başlamış gözüküyor. Yargıda Birlik Platformu HSYK’de çoğunluğu sağlayamazsa hükümet HSYK üye seçimini kendi kontrolü altına alacak bir anayasa değişikliği için kolları sıvayacak” ifadelerine yer verdi. 

İŞTE ÇAKIRÖZER’İN “B PLANI: REFERANDUM” BAŞLIKLI O YAZISINDAKİ İLGİLİ BÖLÜM:

"Akdoğan, HSYK seçimi için ‘Kaderimizi 12 bin kişi değil, 55 milyonun seçimi belirler’ dedi

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’a önceki gün yaptığımız ziyaret, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelikleri için Yargıtay’da yapılan seçimle aynı güne denk düştü. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve büyük illerin başsavcılarının tüm desteğini arkasına alan, AKP hükümetinin listesi olarak bilinen Yargıda Birlik Platformu’nun adayları Yargıtay seçimini kazanamadı. Yargıtay’ın üç kontenjanını da kaybettiler.

Şimdi gözler 12 Ekim’de Türkiye çapında yaklaşık 12 bin hâkim ve savcının yapacağı seçimlerde. HSYK’nin 10 üyesi, adli ve idari yargıda görev alan hâkim ve savcıların oylarıyla belirlenecek.

Akdoğan ile sohbetimiz sırasında Yargıtay’daki HSYK seçim sonucunu hatırlatarak bunun 12 Ekim’deki oylamaya tesiri olup olmayacağını sorduk. Kendinden emin bir yanıt verdi:

“Ben 12 Ekim’de böyle bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Bu vesayet odaklarına karşı mücadele sadece AK Parti’nin meselesi değil. Ben tüm yargı mensuplarının bu hassasiyetle hareket edeceklerini düşünüyorum.”

YOL HARİTASININ ŞİFRESİ

Peki ya Akdoğan’ın beklentisinin tersi çıkar ve hükümet arzu ettiği gibi HSYK’de kontrolü sağlayamazsa ne olacak? Akdoğan kafalarındaki B planının işaretini şu sözlerle veriyor:

“Hiçbir organ devlete meydan okuma yeri değildir. Ülkenin kaderini de 12 bin kişinin (HSYK seçimlerinde oy kullanacak hâkim ve savcı sayısını kastederek) yapacağı seçim değil, 55 milyonun yapacağı seçim belirler. Bu yüzden HSYK seçimleri her şeyin başıdır ya da sonudur gibi abartılması doğru değil. Önemlidir bu doğru. Çünkü yargının belli vesayet odaklarının denetimine geçmemesi açısından önemlidir ama ülkenin kaderini, geleceğini etkileyecek diye bakmak da bence doğru değildir.”

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

HSYK seçimlerini kaybetmesi halinde hükümetin yol haritası Akdoğan’ın, “Kaderimizi 12 bin kişinin seçimi değil, 55 milyonun seçimi belirler” sözlerinde gizli. Akdoğan bu sözleriyle sadece hâkim ve savcıların değil tüm seçmenlerin sandığa gideceği bir süreci işaret ediyor. Bunun anlamı bir anayasa değişikliği referandumu. Akdoğan açıkça söylemiyor ama anlaşılıyor ki Yargıtay’daki seçim sonuçlarını gören AKP, 12 Ekim’de benzer bir sonuçla karşılanma olasılığına karşı bir ‘B planı’ hazırlamaya başlamış gözüküyor. Yargıda Birlik Platformu HSYK’de çoğunluğu sağlayamazsa hükümet HSYK üye seçimini kendi kontrolü altına alacak bir anayasa değişikliği için kolları sıvayacak."

<< Önceki Haber AKP'nin yargıyı 'SIFIRLAMA' taktiğini ele verdi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER