Anadolu insanının baskılara karşı duruşunu bir de ondan dinleyin

Bank Asya'ya yapılan baskılara bir yenisi daha eklendi ve gündem bir anda değişti.

Anadolu insanının baskılara karşı duruşunu bir de ondan dinleyin

Hizmet Hareketi ve sevenlerine yapılan bunca eziyet, atılan iftira, uygulanan baskı hatti fazlasıyla aştı ya da aşmak üzere bundan sonrası artık Yüce Yaratıcı'ya (c.c.) kalmış. Anadolu insanı biz zamanında yapacağımızı yaptık deyip geri kalmadı ve bütün kurumlarına dün nasıl sahip çıktıysa bugün de öyle sahip çıkmaya devam ediyor. Samanyoluhaber.com yazarı Veysel Karani Gümüşdereli konuylailgili 'Bir kez daha isyan ahlakı...' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşta Gümüşdereli'nin o yazısı:


"Aylardır belki de yıllardır diş bileyenler ortalığa çıktı artık kesin olarak. Çıkmayanlar da vardır hâlâ belki ancak çıkanlar çıktı. Kirli nefesleriyle kirletmeye çalışıyorlar binbir zahmetle derlenen güzellikleri.

Haset mi, düşmanlık mı, aymazlık mı, akılsızlık mı, kıskançlık mı?

Adını sen koy!

Zulüm üstüne zulüm…

Zehirli dillerde göstermelik merhamet…

Önce yaşatma idealini seçenlerin bütün programlarına katıldılar gösteriş sevdasıyla. Kiminde ağladılar, kiminde elleri patlarcasına alkışladılar. Bu tertemiz güzelliklere ortak olmaya çalıştılar. Olmadı en azından görüntü karelerine girdiler. Sonra da çıkıp küfrettiler. Sinemize çektik. Belki de düzelirler diye. En azından içlerindeki masumlar adına sinemize çektik sabrettik.

Sonra birden çark ettiler. Gerçek yüzlerini gösterdiler. İçlerinde ne varsa artık…

Anladık ki oynamaları için bir senaryo konmuş önlerine. Göstermelik bir senaryo... Sözlerini yerine getirmişler. Ve sonra da imha planını devreye sokmuşlar.

Bir “hipnozya” ülkesi kurduklarını zannediyorlar. Yolsuzluklarını şecaatin arz edercesine sergileyebilecekleri, orantısız yürütmeleriyle gösteriş yapıp çalım satabilecekleri, makara yapabilecekleri, insanları ulufelerle kandırabilecekleri bir ülke…

Sonra da “hayaldi gerçek oldu” replikleri…

Bütün memleket haydi eller havaya…

Lakin asıl oyun kurucuyu unutmuşlar. Kalpleri evirip çevireni…

Onca iftirayla, yalanlarla, baskıyla Anadolu insanını yıldırabileceklerini, korkutabileceklerini düşünenler fena yanıldılar. Beklentisizliklerini tuğla üstüne tuğla koyarak inşa edenleri yollarından çevirmeleri mümkün mü? Değil elbette. O insanlar hiç bilmedikleri, gitmedikleri ülkelerdeki okullarına sahip çıkan insanlar. O insanlar başkalarının çocukları yetişip insanlığa faydalı olsun diyebilen insanlar. “Biz almayız, bu uğurda veririz” diyebilen insanlar.

Bir çırpıda üstesinden geliriz kibirlenmesi boşa çıktı her zaman. Zalimlerin kaybetme zamanı geldiğinde, zulümleri zirve noktasında olur ya hani. Şimdi onlar da zulümlerini zirveleştirerek yükseldiklerini zannetseler de derinlerden derin bir çukura doğru hızla yuvarlanıyorlar. Bunun farkında değiller. Gözleri iyiden iyiye kör olmuş zira hasetten.

Dershaneleri kapatmak için ölçüsüz bir mantıksızlık kurgulamışlardı. Hala anlatabilmiş değiller bu mantıksızlığı. Ülkenin en güçlü bankasının anahtarlarını masalarında istediler, bu olmayınca iyiden iyiye şirretleştiler. Yalanlarının seviyesini düşürdükçe düşürdüler. Yetmedi masum insanları tutuklayıp hapse gönderdiler. Belki onlardan itirafçı çıkar diye...

Hepsi birer aslan kesildi, ummadıkları bir şekilde.

Hukuksuz bir durum bulamayınca hukuku yerle bir ettiler. İnlere gireceğiz diye okulların bahçelerine yol döşediler. Belki korkarlar diye esnaflara ceza üstüne ceza kestiler. Onlar korkmayınca daha da delirdiler. Aynalarına bakıp bakıp bütün günahlarını günahsız insanlara yüklemeye çalıştılar. Tutmadıkça tutsun diye olmadık işlere giriştiler.

Dünyanın dört bir tarafında, Anadolu’nun tertemiz insanlarının emekleriyle, fedakârlıklarla, gözyaşlarıyla açılan eğitim yuvalarını, birbirleriyle savaşan insanların çocuklarını aynı sırada dostça-kardeşçe buluşturan sevgi ve barış adacıklarını, Türkiye’yi dünyaya- dünyayı Türkiye’ye taşıyan insanlığın son umutlarını yok etmeye çalıştılar.

Çaresizce yok etmeye çalıştılar diyemeyiz artık onların bu beyhude çabalarını. Zavallı bir ruh haliyle yok etmeye çalıştılar diyebiliriz ancak.

Bir sinek kanadı kadar etkili olabildiler mi?

Şimdi artık ölçüsüz mantıksızlık, Bank Asya’yı öyle olmadı böyle ele geçirelim hezeyanıyla bir kez daha vizyonda. Gerçi biz yazmaktan onlar bu ölçüsüz mantıksızlığı sürekli olarak vizyona koymaktan vazgeçmediler ama vazgeçebilirler mi artık Allah bilir.

Şunu biliyoruz ki…

Bu millet Allah’ın izniyle açılan her müessesine, yine Allah’ın izniyle sahip çıkacaktır.

Ve şundan kesin eminiz ki…

Kapatılmaya çalışılan her kapıyı engin merhametiyle açan Allah (c.c.) kurulan her tuzağı da bir şekilde yok edecektir.

Şüphemiz yok bundan...

Muhabbetle…"
<< Önceki Haber Anadolu insanının baskılara karşı duruşunu bir de... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER