Savaşın mağduru siviller

Filistin ve Lübnan'da iki savaş arasında sıkışan siviller hayatta kalma mücadelesi veriyor. Zaman, Ortadoğu'nun iki sorunlu bölgesinin nabzını tuttu.

Savaşın mağduru siviller

Filistin ve Lübnan'da iki savaş arasında sıkışan siviller hayatta kalma mücadelesi veriyor. Zaman, Ortadoğu'nun iki sorunlu bölgesinin nabzını tuttu. Açlık ve susuzluk tehlikesi yaşayan bölge insanı günlük işlerine bomba yağmuru altında devam ediyor. Lübnan'da Nehr El Bared kampından kaçan Filistinli göçmenlerin büyük bölümü bölgede bulunan okullara yerleştirilmiş durumda. Sınıflar mültecilerle dolup taşınca mağdurların bir kısmı camilerde ve garajlarda yaşamaya başladı. Dünya kamuoyu gözünü Filistin'deki Hamas ile Fetih arasındaki kanlı iktidar mücadelesine çevirirken Lübnan'da çatışmalar sürüyor. Ordu ile Filistin mülteci kampı Nehr El Bared'de üslenen Fetih el İslam örgütü arasında ülkenin kuzeyindeki Trablus kentinde 20 Mayıs'ta patlak veren savaş şiddetlenerek devam ediyor. Zaman, dramı yerinde tespit etmek amacı ile kamplardan kaçan Filistinlilerin yaşadığı bölgeye girdi. Yoğun bombardımanın büyük bir yıkıma yol açtığı kampta, çoğunluğu yaşlı 2-3 bin kişinin mahsur kaldığı tahmin ediliyor. Ara sıra verilen ateşkesi fırsat bilerek kaçabilen insanlar ise Lübnan'daki 12 mülteci kampından biri olan Beddavi kampında ya da cami avlularında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Irak ve Filistin'de olduğu gibi burada da çatışmaların asıl mağdurları masum siviller. Fetih el İslam mevzilerine yönelik bombardının başlamasının ardından, kampta yaşayan 40 bin Filistinli mültecinin büyük çoğunluğu, canını kurtarmak için bölgeyi terk etmiş durumda. Bu mültecilerden biri olan Ali Şehadi Elazey (67), şimdi 7 çocuğu ve 10 torunu ile birlikte okul koridorunda kalıyor. 3 katlı evinin gözü önünde bombalandığını anlatan yaşlı adamın sitemi hükümete. Lübnan hükümetinin şimdi savaştığı Fetih el İslam örgütünü kendi elleri ile kampa yerleştirdiğine dikkat çeken Elazey, şimdi faturayı kendilerinin ödediğini kaydediyor. Olanlara bir türlü anlam veremediğini ifade eden Filistinli Ali amca "Müslüman Müslüman'ı vurur mu? Şii veya Sünni fark etmez, hepimiz Müslüman'ız." diyerek birlik mesajı veriyor. Nehr El Bared kampından kaçan Filistinli göçmenlerin büyük bir bölümü bölgede bulunan okullara yerleştirilmiş durumda. Sınıflar mültecilerle dolup taşınca mültecilerin bir bölümü camilere ve garajlara yerleştirildi. Beddavi kampında bulunan Kevket Battuf adlı okuldan sorumlu Kızılhaç görevlisi İktisam Sabrevi, bölgede bulunan okul kapasitelerinin dolduğunu, sınıflarda üçer-dörder ailenin kaldığını belirtiyor. Ailesi ile birlikte komşularının garajında kalan Sackhir A. Wihby, "Sadece bir haftalık yetecek paramız var. Çocuklarım ve torunlarımla ne yapacağımızı bilmiyorum." diyerek çaresizliğini dile getiriyor. Çatışmaların üçüncü günü 3 çocuğuyla ile birlikte Nehr el Bared'i terk eden Fatma Ali (50) de "Canımızı zor kurtardık. Yanımıza hiçbir şey alamadan üzerimizde ne varsa evlerimizden öyle çıktık. 3 çocuğum ve bir torunumla şimdi bu sınıfta kalıyoruz. Biz ne Fetih el İslam adlı grubu biliriz ne de buna benzer diğer örgütleri. Çadırda da olsa evimize, doğduğumuz büyüdüğümüz Nahr El Bared'a dönmek istiyoruz." diye konuşuyor. Fetih el İslam'ın 'kökünü kazımaya' kararlı olan Başbakan Fuad Sinyora'nın kararı ile kamp ve çevresi askerî bölge ilan edilmiş durumda. Basın mensuplarının kampa girmesine de dışarıdan görüntü almasına da izin verilmiyor. Kamp civarındaki yerleşim birimlerinde ikamet eden halkın büyük bir çoğunluğu da evlerini terk etmiş. Bölgedeki çoğu dükkan ve işyeri kapalı. Gerginlik, turizmi de vurdu Lübnan'ın kuzeyindeki şiddet olayları, Suriye ordusunun 2005'te çekilmesinden ve geçtiğimiz yıl İsrail saldırılarından bu yana siyasi çıkmazdan kurtulamayan ülkede, güvenlik güçlerini alarma geçirdi. Beyrut-Trablus arasında birçok kontrol noktasında Lübnan askerleri taşıtları arıyor. Olayların patlak vermesi sonrası birkaç bombalı saldırıya sahne olan başkent Beyrut içerisinde de yollara araç parkı yasaklanmış durumda. Lübnan polisi sürekli olarak sokaklarda devriye geziyor. Bütün köprü ve geçitlerde eli silahlı polisler görülüyor. Çıkan olaylar dolayısıyla birçok Avrupa ülkesinin vatandaşlarını gitmemesi yönünde uyardığı Lübnan'da otellerin çoğu yaz sezonu olmasına rağmen boş durumda. Kafe ve restoranları ile meşhur Hariri Meydanı'nda turist yerine devriye gezen askerler var. ZAMAN
<< Önceki Haber Savaşın mağduru siviller Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER