Hereke halısı, ithallerine karşı hukuk mücadelesini kazandı


Geçmişi Sultan Abdülmecid'e dayanan el dokuması, kaliteli yün ve ipek Hereke halısını, ithallerine karşı korunabilmesi için önemli bir karar alındı. Danıştay, Hereke halısının, ithallerine karşı korunması için ithal ürünlerinin vergisinin yükseltilmesine karar verdi.

Hereke Çevre Derneği Başkanı Hayri Altınok, kararın önemli olduğunu ancak uygulanacağına dair endişeler taşıdığını söyledi. Altınok, "Karar kesinleşti ancak şuanda uygulayacaklarına dair inancım yok. Benzer uygulamalarından yola çıkarak bunu söylüyorum. Bir kaç tane büyük sermaye kuruluşu bu işlerin ithalatını yapıyor. Onları üzüp halkı kayıracaklarını sanmıyorum. Böyle bir kafa yapısı olsaydı bizim bu konuda başvurumuza gerek kalmazdı." dedi.

Çin, yaklaşık 6 yıl önce, geçmişi Sultan Abdülmecid'e dayanan el dokuması, kaliteli yün ve ipek halıların vatanı Hereke'yi klonlamıştı. Dünyanın en ünlü saraylarının baş köşesinde serili olan Hereke halısını koplayan Çin'de dev bir Hereke Sanayi Bölgesi kurulmuştu. Hereke Çevre Derneği Başkanı Hayri Altınok da Hereke halısını, başta Çin'den gelen ithal ürünlere karşı koruyabilmek için harekete geçmişti. Altınok, bu halıların ülkemizden yurt dışına giden firmalar tarafından taklit ürün olarak üretildiğini ve yine ülkemiz piyasasına sürüldüğünü dile getirmiş, Hereke halıcılığı açısından ciddi öneme sahip bir hukuk mücadelesi başlatmıştı.

Hereke Çevre Derneği Başkanı Hayri Altınok, bu firmaların mallarını dış piyasada, iç piyasaya sattığından daha düşük fiyatla satmasına (damping) karşı çıkmış, ülkemizde faaliyet gösteren üreticilerin korunması açısından Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın vergi ile fiyatları dengelemesini talep etmişti. Bu talebi reddedilen Altınok konuyu yargıya taşımış ve davayı kazanmıştı. Daha önce Başbakanlığa, şimdi ise Ekonomi Bakanlığı'na bağlı olan Dış Ticaret Müsteşarlığı, davayı temyize götürmüş ancak bu talebi reddedilmişti. Kararın düzeltilmesi için bu kez de Danıştay 10. Dairesi'ne başvuran Müsteşarlık'a bir ret kararı da Danıştay'dan geldi ve tüm Türkiye'ye emsal olacak karar kesinleşti.

Hereke Çevre Derneği Başkanı Hayri Altınok, yaptığı açıklamada, kararın önemli olduğunu söyledi. Altınok, hukuki süreci değinerek, şunları kaydetti: "Çin'den gelen taklit halılar ilgili ithalatta haksız rekabeti önlemeye dair bir kanun var. Turgut Özal zamanında çıkmış bir kanun. Bu kanun kapsamında bizim şöyle bir hakkımız var. Yerel üreticilerin dışarıdan gelen ithal ürünlere karşı korunabilmesi için, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın soruşturma açıp, değer tespitine gitmesi, dışarıdan içeriye giren aynı ürün veya benzer ürünler hakkında vergi koyması gerekiyor. Bizim bu yöndeki talebimiz reddedildi. Reddedilmesi üzerine yargıya başvurdum. Ankara 16. İdare Mahkemesi lehte karar verdi. Karşı taraf temyize başvurdu. Danıştay 10. İdaresi'nde görülen davada temyiz talebi reddedildi. Karar düzeltme yoluna gittiler. O da reddedildi. Şuan karar kesinleşmiş oldu. Ama karşı tarafın Anayasa Mahkemesi'ne gitme hakkı var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitme hakkı var. Bu yönde yasal düzenleme yapma yükümlülüğü oluşmuştur."

5-6 ay önce, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın girişimleri sonucunda, ufak bir düzenleme yapıldığını ancak bunun yetersiz olduğunu vurgulayan Hereke Çevre Derneği Başkanı, "Reel rakamlarda uzak bir düzenleme. İşin daha da vahim yanı, eskiden ciddi bir ekonomi kaynağıydı, bir geçim kaynağıydı. Ancak bugün, Hereke halısını bir elin parmağını geçmeyecek sayıda üreten var. Mevcut üreticilerin bir çoğu da şuanda Çin, Özbekistan, Gürcistan, Nijerya, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde üretim yapmaya başladı. Oradaki işçilik maliyetleri daha düşük olduğu için. Böylede bir tezat yaşıyoruz. Artık turist mağazalarda Hereke halısını neredeyse görmek mümkün değil." diye konuştu.

Hayri Altınok, önlem alınması için kararın kesinleşmesinin beklenmemesi gerektiğine vurgu yaparak, şunları aktardı: "Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin verdiği karar sonrasında düzenleme yoluna gitmeleri gerekirdi. Fakat bu yönde düzenleme yapmadılar. Bu karar kesinleşti ancak şuanda yapacaklarına inancım yok. Benzer uygulamalarından yola çıkarak bunu söylüyoruz. Bir kaç tane büyük sermaye kuruluşu bu işlerin ithalatını yapıyor. Onları üzüpte halkı kayıracaklarını sanmıyorum. Böyle bir kafa yapısı olsaydı bizim bu konuda başvurumuza gerek kalmazdı. Yargıya gitmeye gerek kalmazdı. Resen soruşturma açma yetkileri her zaman var."

Altınok, kararın uygulanmadığı takdirde sanatın ölmeyeceğini ancak bu işten ekmek yiyenlerinin kalmayacağının altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer ki yerli üreticiyi halkı koruyacak bir düzenleme yapılmazsa Çin'de Hereke isminde ilçe kurmaya çalışmaları vardı. Kulağımıza geliyordu. Basında yer aldı. Bunlar gelişecek. Yarın birgün denecek ki Türkiye Hereke diye bir yer yok. Aslında burası Çin'de Türkiye Çin'den çaldı denecek. Tam tersini söylenecek. Hereke ismi Hereke halısı var olacak ama bu işin gerçek mimarları hak sahipleri, Hereke'de yaşayanlar bu sanattan ekmek yiyemeyecekler. Bindiğimiz dalı kesmişiz. Yere düşüyoruz şuanda. Ama yönetenlerin bunu görmesi lazım. Mahkemede bu yönde karar verdi. Bu saatten sonra görürler mi görmelerini ümit ediyoruz."

CİHAN
<< Önceki Haber Hereke halısı, ithallerine karşı hukuk mücadelesini kazandı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER