[Murat Çetin] Bir Sticker’a Yenilecekler!

Seçimleri kaybetme korkusu yaşayan AKP Genel Başkanı Erdoğan ve AKP iktidarı her gün akla hayale gelmedik işler yapıyor.

SHABER3.COM

MURAT ÇETİN

Seçimleri kaybetme korkusu yaşayan AKP Genel Başkanı Erdoğan ve AKP iktidarı her gün akla hayale gelmedik işler yapıyor. Bir yandan topluma demokrasinin geliştirilmesi yönünde vaatler verilirken bir yandan da Z kuşağını temsil eden gençler sürekli olarak gözaltına alınıyor. Geçen hafta Türkiye’de gündem olan hadiseyi biliyorsunuz. Seçim stickerleri ile dikkat çeken görsel iletişim tasarımcısı Mahir Akkoyun isimli genç 7 Nisan 2023’te gözaltına alındı. Akkoyun’un gözaltına alınması Türkiye’de gündem oldu. Akkoyun’a destek amaçlı #MahirAkkoyunSerbestBırakılsın hastagları açıldı. Kamuoyu baskısı sonrasında Mahir Akkoyun aynı gün serbest bırakıldı. 

Akkoyun’nun gözaltı sonrası yaptığı açıklama çok hoşuma gitti; “Sizi rahatsız etmeye devam edeceğim.” İşte Erdoğan ve AKP’nin korktuğu olay bu. Gençlerin üzerlerindeki korku dağlarından kurtulmak için yaptığı her hamle iktidar kanadında korkuya neden oluyor. Bu korkuyu aşmak için gençler gözaltına alınıyor ama gençlerin dik duruşu iktidarı daha da çılgına çeviriyor. 

Türkiye’de seçimlere neredeyse bir ay kaldı. Ve bütün partilerin ellerindeki tüm kozları oynaması için de belki yeter süre. 1980 yılından bu yana baktığımızda cumhurbaşkanlığı, TBMM ve yerel seçimlere bakıldığında 20’ye yakın seçim görmüş bu ülke. Her seçim öncesinde o seçim için kader seçimi nitelemesi yapılır. Bu kuşkusuz seçime giren her parti için geçerli bir şey. Ancak 14 Mayıs seçimlerini önemli kılan olay 20 yıllık AKP iktidarının bir anlamda sonunu getirecek bir sürecin son merhalesi olması. Hem iktidar ve hem de muhalefet açısından bu seçimler bir milat niteliği taşıyor. Kaybeden büyük bedeller ödeyecek. Bu nedenle bütün partiler kendi seçmenini sandığa götürmek için yoğun çaba içinde. Kamuoyu yoklamalarına bakacak olursak bu seçimlerde sandığa gitme oranı oldukça yüksek olacak. Belli ki yüzde 90’ları aşacak. 

Partiler her seçmen yaş kitlesine göre farklı argümanlar kullanıyor. 1995 sonrası hatta 2000 yılı sonrası doğumlular için kullanılan Z kuşağı şimdilerde bütün partilerin en fazla ilgi gösterdikleri bir alan. 2022 yılı sonu verilerine göre Türkiye’nin nüfusu 85 milyon. Türkiye nüfus verilerine göre; 15-19 yaş arasında 6 milyon 315 bin 109, 20-24 yaş aralığında ise 6 milyon 634 bin 708 genç nüfus bulunuyor. Seçim yasasına göre 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı oy kullanabiliyor ve bu seçimlerde de 5 milyon genç ilk kez oy kullanacak.  

Türkiye’de (parti ayrımı yapmadan) ilk defa oy kullanacak olan ve Z kuşağı olarak tanımlanan gençlerin ortak sorunu, gelecek kaygısı. Gençler üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre ister çalışan, ister işsiz, ister öğrenci olsun gençlerin ortak noktaları umutsuz, kaygılı ve güvensizlik içinde olmaları. Rapora göre; eğitim düzeyi gençler sorunların kaynağını ifade ederken “sistem” kavramını, daha az eğitimli olanları ise “yöneticiler” ya da “siyasetçiler” kavramını kullanıyor. Gençler Türkiye’de yürütülen siyaset biçimini eleştiriyorlar ve güven duymadıklarını açıkça ifade ediyorlar. İlk defa oy kullanılacak olan gençler siyasetin bir rant kavgasına dönüştüğünü, kim gelirse gelsin meselenin rantın elde edilmesinden ibaret olduğunu söylüyorlar. Gençlerin bir diğer ortak noktaları da geleceklerine dair çok yüksek düzeyde kaygı duyuyor olmaları. Rapora göre gençlerin gelecek kaygısını körükleyen en temel faktör Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi artlar. Z kuşağının Türkiye’de parti liderlerinin daha çok popülist ve yüzeysel vaatlerde bulunması bu genç kesimin apolitik olmasına neden oluyor. Z kuşağı siyasal tartışmaların ideolojilerden arındırılarak tartışılmasını istiyor. 

AKP iktidarının tüm çabalarına rağmen ekonomik kriz önlenemiyor. Ulaşım, sağlık ve gıda sektöründeki zamlar vatandaşın geçim derdini daha da arttırıyor. Bu durumdan da en fazla genç nüfus etkileniyor ve gençler ekonomik krizin neden olduğu sıkıntıları ifade etmekten çekinmiyor. Nitekim Sosyoloji Mezunları Derneği tarafından yapılan aynı çalışmaya göre ekonomik sıkıntıların yanında gençler Türkiye’nin özgür bir ülke olmadığı inancında. 15 Temmuz 2016 darbe olayı sonrasında birçok gazeteci, yazar, akademisyen ve üniversite öğrencisinin tutuklanması ve sosyal medyayı sınırlandırmaya yönelik yasaların TBMM’de çıkartılması gençlerin Türkiye’nin özgür bir olmadığı görüşünde önemli bir etken. 

Son anketlere göre ilk kez oy kullanacak olan genç nüfusun parti tercihlerinde CHP yüzde 22 oy oranı ile birinci, İYİ Parti yüzde 20 oy oranı ile ikinci, AKP yüzde 15 oranı ile üçüncü, MHP yüzde 7 oy oranı ile dördüncü ve HDP yüzde 6 oy oranı ile beşinci sırada bulunuyor.  İlk kez oy kullanacak olan gençler AKP ve MHP’yi tercih etmemesinde Erdoğan’ın ekonomik, siyasi ve dış politika siyasetini benimsemiyor. Üniversite gençliğinin yurt sorunlarının çözülmemesi, bursların yetersiz olması, gençlerin spor ve sanata maddi kaygılarla ağırlık verememesi, üniversite gençliğini önemli bir kısmının hem okumak hem de çalışmak zorunda kalması AKP’den uzaklaşmasına neden oluyor. 

Gençlerin MHP’den uzaklaşmasının nedeni ise MHP’nin bütün olumsuzlukların sorumlusu olarak görülen AKP’yi desteklemesi ve MHP Lideri Bahçeli’nin AKP Lideri Erdoğan’ı her ortamda savunması. Bunun yanında Erdoğan ve Bahçeli’nin baskıcı ve tehdit eden siyaset tarzını tercih etmesi de gençlerin AKP ve MHP’den uzaklaşmasında önemli bir etken oluşturuyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin seçimleri Türkiye için beka meselesi olarak sunmaları genç seçmende kabul görmüyor. 

İlk kez oy kullanacak gençlerin CHP ve İYİ Parti’ye tercih etmesindeki en büyük neden CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Lideri Akşener’in ekonomik sıkıntılarının çözüleceğine ve gelecek kaygısından kurtulacaklarına ilişkin inanç oluşturuyor. Kılıçdaroğlu ve Akşener’in ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir siyaset izlemesi ve ayrıca Kılıçdaroğlu ve Akşener’in gençlerin sorunlarının çözümüne yönelik daha somut adımlar atması gençlerin CHP ve İYİ Parti’yi tercih etmesinde önemli bir faktör. Bunun yanında DEVA Partisi lideri Babacan’ın söylemleri de genç kesimde karşılık buluyor. Kürt siyasi hareketinin önemli temsilcisi HDP de Z kuşağı Kürt seçmen üzerinde ciddi bir etkiye sahip. Z kuşağı Kürt seçmen tutuklu olan eski HDP genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı destekliyor. Demirtaş da avukatları aracılığıyla yaptığı twitter paylaşımlarında gençlerin sorunlarına ağırlık veriyor. 

Türkiye’de her 2 gençten 1’i siyasilerin kendilerini anlamadığını ve sorunlarına çözüm getirmek için yeterince çaba göstermediğini düşünüyor. Özgürlükçü, gelecek endişesi taşıyan, sosyal sorunlara duyarlı ve siyasete mesafeli bir duruş sergileyen Z kuşağı bu nedenle katı ideolojik çizgileri olmayan, sorunları aynı perspektiften ele almayan ve esnek siyaset yürüten partilere daha çok ilgi gösteriyor. Z kuşağı, etkileşimi çok seviyor, görünür olmayı, dinlenilmeyi ve etkileşim halini sürdürmeyi önemsiyor. Z kuşağı sosyal medyada (twitter, youtube) Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sorunları tartışmaktan çekinmiyorlar. Onun için Z kuşağını anlamak istiyorsanız mutlaka sosyal medyayı da hakim olmak zorundasınız. Z kuşağı gerçek anlamda sanal dünyada yaşıyor…
<< Önceki Haber [Murat Çetin] Bir Sticker’a Yenilecekler! Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER