Astım hastalarına önemli uyarı!

Sıcak ve nemli hava sadece kalp ve tansiyon hastaları değil, astım başta olmak üzere solunum yolu rahatsızlığı bulunanlar için de tehlikeli.

Astım hastalarına önemli uyarı!

Sıcak ve nemli hava sadece kalp ve tansiyon hastaları değil, astım başta olmak üzere solunum yolu rahatsızlığı bulunanlar için de tehlikeli. Aşırı sıcak ve susuzluğun, kalp ve beynin yanısıra akciğerler dahil organları olumsuz etkileyebileceğini belirten göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Murat Yüzüak, "Ani hava değişimleri, aşırı nemli, aşırı soğuk ve aşırı sıcak havalar astımın tetikleyicileri arasındadır." dedi. Astımın, nefes darlığı ataklarıyla seyreden bir hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Yüzüak, birkaç önlemle sıcak havanın astımı olumsuz etkilemesinin kısmen önüne geçilebileceğini söyledi. Nefes darlığı ataklarının, çeşitli tetikleyici durumlarla karşılaşılması halinde ortaya çıktığını vurgulayan Yüzüak, "Tetikleyici durumlar viral enfeksiyonlar ya da alerjenlere maruz kalma olabileceği gibi hava kalitesiyle de ilgili olabilir. Bulunulan iç veya dış ortamdaki havanın kirliliği, astım ataklarını başlatabilmektedir. Benzer şekilde akciğerlere ulaşan havanın ısı ve nem özellikleri de hava yollarında bulunan kolinerjik reseptörleri etkileyerek astım bulgularının başlamasına yol açabilir. Astımlılar için havanın en uygun nem miktarı yüzde 30–50 arasıdır." şeklinde konuştu. Murat Yüzüak, astımlıların yazın alması gereken tedbirleri şöyle sıraladı: "İlaçların, her mevsimde olduğu gibi yazın da aksi önerilmediği takdirde düzenli kullanılması gerekir. Hava sıcaklığının 32 derece, nem oranının yüzde 60'ın üzerinde olduğu günlerde, özellikle çocuk ve ileri yaştaki hastalar evde kalmalıdır. Günün en sıcak saatleri olan 10.00 ile 16.00 arasında mecbur kalmadıkça dışarıya çıkılmamalıdır. Polen düzeyleri ve nem oranı yüksek olunca, araba camları ve ev pencerelerini kapatıp klimayı tercih edin. Klimanızı düzenli olarak temizleyin. Terleme yoluyla kaybedilen su ve minerallerin, her gün en az 2-2,5 litre su içilip hafif gıdalar, sebze ve meyve yenerek yerine koyulması gerekir. Dışarıda açık renkli, bol ve sık dokunmuş kumaşlardan giysiler tercih edilmeli, aşırı hareketten kaçınılmalı, ılık suyla duş alınmalıdır. Dışarıda bulunulması zorunlu hallerde, başlamadan önce hastalık belirtililerini önlemek amacıyla semptom giderici ilaçlar kullanılabilir. Hasta gün içinde çok bunalırsa küçük dinlenme molalarıyla el bileklerini, ensesini ve alnını suyla sık sık serinletebilir. Mümkünse öğle uykusuna yatmak, sıcağa karşı çok etkili olabilecek diğer bir korunma tedbiridir." Uzm. Dr. Yüzüak, bütün bunlara rağmen nefes darlığı, öksürük, hırıltı hışıltı şikâyetleri ortaya çıkıyor ya da artıyorsa, hasta sıcağa hiç tahammül edemiyor hale geliyorsa düzenli kontrole gidilen doktorlardan yardım almanın hayati önem taşıyabileceğini sözlerine ekledi. CİHAN
<< Önceki Haber Astım hastalarına önemli uyarı! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER