12 Eylül yargılanıyor, sıradaki kim?


Yıl 1977 veya 78, o yıllarda bugün her şehirde görebildiğimiz reklam panoları henüz yok, birçok yerde duvarlar afişlerle donatılmış; 27 Mayıs yargılanıyor! Tercüman gazetesinin haber verdiği yazı dizisi 27 Mayıs'ı ele alıyordu. Daha sonra Nazlı Ilıcak'ın kitap yaptığı bu dizi, o günlerde bütün basın ve kamuoyunun neredeyse görmezden gelmesiyle adeta sessizce savuşturuldu. Çünkü 27 Mayıs'a hayat veren militarist ideoloji toplumun iliklerine kadar işletilmişti. Şimdi 12 Eylül yargılanıyor... 12 Eylül cinayetlerinin, işkencelerinin, zulmünün dosyaları açılacak mı? O dosyalarda neler var, neler... Yalan, işkence ve ölüm Mesela bir gencin, isnat edilen suç işlendiği sırada, polis karakolunda nezarette bulunduğu devletin resmi kayıtlarında yer aldı. O karakolda işkence gördüğü iddiasında da bulunmuş olan delikanlı, yine de söz konusu suçlamayla idama mahkûm edildi ve infaz gerçekleştirildi. 17 yaşındaki bir başkası, yaşı büyütülerek darağacına gönderildi. Bir diğeri Mamak'ta hapishanede namaz kılarken başına dipçikle vurularak öldürüldü. Ne cinayetler, ne işkenceler... Muhsin Yazıcıoğlu işkenceden geliyor, ayakta güçlükte duruyor, Attila İlhan'ın çağrışımıyla "kollarını iki kişinin omuzuna atmış, sol kulağına kurşun akıtılmış" mı bilmiyorum, o dehşeti, işkenceyi kim, nasıl anlar, nasıl anlatır? Şimdi bütün bu karanlık dönemin en üst düzey temsilcileri, sahipleri yargılanıyor. Bu devletin vicdanını temizlemeye yetecek mi? Esas merak ettiğim, bu güruhun 12 Eylül dönemi geride kalıp, Türkiye normalleşirken insan içine çıkıp, başta kendi çocukları olmak üzere, insanların yüzüne nasıl baktığıdır. Yoksa bu vahşeti, bu ahlaksızlığı içselleştirdikleri için, normal insanlar gibi yaşayıp gitmişler midir? Peki, onlar öyle davranırken, bu ülkenin aydınları, yazarları, gazetecileri, bilim adamları bunlarla ilişkilerini normalmiş gibi sürdürmeye devam ederek olanları da normalleştirmiş mi oldular? Hele o işkenceciler, 12 Eylül rejiminin en aşağılık araçları, onların yaptıkları yanlarına mı kalacak? Ankara'da Mamak Cezaevi'nde olanları, diğerlerinde olduğu gibi kimse araştırıp ortaya koymayacak mı? Mesela Mamak Cezaevi komutanının neler yaptığını, hangi insanlık suçlarını işlediğini, Metis'i, Diyarbakır'ı ve diğerlerini kim ne zaman ele alacak, yargılayacak? Ya dönemin Emniyet Genel Müdürü, o şimdi yaşıyorsa, torunlarının yüzüne nasıl bakıyordur? C5 işkence timinin aşağılık uygulamalarından haberi mi yoktur? Türkiye'nin kâbusu Görüyorsunuz mesele sadece Kenan Evren'in ve cunta mensuplarının yargılanması değil, onların arkasındaki suç ortaklarının yargılanması için bu bir başlangıç olabilir ancak. 12 Eylül'ün yargılanmasını çok önemli bir adım olarak görüyorum, sıranın 28 Şubat'a, 27 Nisan'a gelebilmesi için önemli bir adım. Aslında meseleye daha önce başlayabilmiş olsak, 27 Mayıs'la 12 Mart'la hesaplaşabilmiş olsaydık belki de diğerleri olmayacaktı. Demokrasi öyle bir rejimdir ki, önünde sonunda halkı özgürleştirir, insanlar özgürleştikçe özgürlüğün düşmanlarını inlerinden çıkaracak araçlara, imkânlara sahip olurlar. Devletin gücünü daha önce istismar ederek halka her türlü kötülüğü yapmakta kullananlar, demokrasi sayesinde sanık konumuna geçerler. Devlet ise demokrasi sayesinde nitelik değiştirir, hukuk devleti olur. Sahi Kenan Evren ifadeye gitti, ne söylemiş? Gazetelere göre 35. maddeye sığınmış. Yani anayasayı ihlal ederek darbe yapmakla suçlanan biri İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesine sığınıyor. Mantığa... Ne mantığı, mantıksızlığa bakar mısınız?
<< Önceki Haber 12 Eylül yargılanıyor, sıradaki kim? Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER