Enflasyonun, yanında kültürel çoraklaşma derinleşiyor

Enflasyondaki yükseliş kültürel faaliyetleri de olumsuz etkiliyor. Söz konusu olumsuzluk kültürel çoraklaşmaya neden olurken TÜİK'in araştırması söz konusu tabloyu net biçimde ortaya koydu

SHABER3.COM

TÜİK tarafından yayımlanan "Yaşam Kalitesi Modülü" isimli çalışmada çarpıcı veriler ortaya çıktı. Yüksek enflasyon riskiyle karşı karşıya olan Türkiye’de bu durum kültürel ve sanatsal faaliyetlere de yansıyor. Öte yandan toplumda kitap okuma gibi hayati önemdeki faaliyetlerde de düzeyin düşüklüğü dikkat çekiyor.


KİTAP OKUNMA ORANINDAKİ DÜŞÜKLÜK
Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin %69,0'ının hiç kitap okumadığı, yüzde 31,0'ının ise en az bir kitap okuduğu görüldü. Yaş gruplarına göre kitap okuma oranlarına bakıldığında son 12 ay içerisinde okul kitapları dışında en çok kitap okuyan yaş grubu yüzde 50,9 ile 15-24 yaş aralığı oldu. En az kitap okuma oranı ise  yüzde 14,1 ile 65 yaş ve üstü fertlerde hesaplandı.

Çalışmaya ilişkin TÜİK tarafından yapılan açıklamada “Göreli yoksulluk veya maddi ve sosyal yoksunluk içinde olan veya çok düşük çalışma yoğunluğu olan hanelerde yaşayan fertler "yoksul veya sosyal dışlanmış" olarak tanımlanmaktadır” denildi. .



YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA 
Fertler için hanehalkının finansal durumundan memnuniyet ortalaması yüzde 46,9 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde bu değer yüzde 36,9 oldu.

Kişisel ilişkilerdeki ortalama memnuniyet yüzdesi tüm fertlerde yüzde 65,2, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski olanlarda yüzde 60,2 olarak hesaplandı.

Bütün fertler için boş zaman faaliyetlerine ayrılan zamandan ortalama memnuniyet yüzde 47,4, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerde ise yüzde 42,0 oldu.

Arkadaş veya akrabalarla gerek yüz yüze gerekse uzaktan hiç görüşmeyenlerin çoğunluğunu yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar oluşturdu.

Fertlerin yakınları ile evde veya başka bir yerde arkadaşlarıyla vakit geçirme, karşılıklı konuşma veya aktivite yapma (bir araya gelme) sıklığı incelendiğinde yüzde 28,7'sinin akrabalarla, yüzde 37,3'ünün de arkadaşlarla her hafta görüştüğü belirlendi.

Fertlerin akrabaları ile telefon, SMS, internet aracılığıyla (yüz yüze olmayan) görüşme sıklığı en çok olan seçenek yüzde 40,9 ile her hafta olurken arkadaşlarla ise yine her hafta yüzde 44,3 ile en yüksek görüşme sıklığı oranı oldu.

YÜZDE 50 SİNEMAYA İLGİSİZ
Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri fertlerin yüzde 85,3'ü sinemaya, yüzde 93,7'si canlı gösteriye, yüzde 92,0'ı kültürel alanlara ve yüzde 94,9'u canlı spor etkinliğine gitmedi. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olmayan fertlerin yüzde 50,1'i ilgilerinin olmamasını sinemaya gitmeme nedeni olarak seçti.

Sinemaya gitmeyen bütün fertlerin yüzde 11,0'ı, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların ise yüzde 23,5'i maddi yetersizlik nedeni ile gitmediğini belirtti.

Canlı gösteriye gitmeyenlerden maddi yetersizliği seçenlerin oranı yüzde10,4 iken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlardan maddi yetersizliği nedenli gidemeyenlerin oranı yüzde 21,9 oldu.

Kültürel alanları ziyaret edemeyenlerin yüzde10,3'ü maddi yetersizlik nedenini seçerken bu oran yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlarda yüzde 21,3 hesaplandı.

Canlı spor etkinliklerine katılmayanların yüzde 7,9'u maddi yetersizliği katılmama nedeni olarak belirtirken yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların yüzde 17,0'ı için canlı spor etkinliğine katılmama nedeni maddi yetersizlik oldu. Bütün sosyal ve kültürel etkinliklere katılmama nedeni olarak gelir durumundan bağımsız olarak en çok 'İlginin olmaması" nedeni seçildi.

<< Önceki Haber Enflasyonun, yanında kültürel çoraklaşma derinleşiyor Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER