Arınç: Yapay bir endişe

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eksen kayması tartışmasının yapay bir endişe olduğunu ve sanal gündem oluşturmak amacıyla gündeme getirildiğini belirtti.

Arınç: Yapay bir endişe

KCK iddianamesinde yer aldığı belirtilen Deniz Baykal'la ilgili iddialar hakkında konuşan Arınç, "Siyasetçi cesur olur. Siyasetçinin bir yere gitmek için birilerinden icazet almasını kabul edemem.' dedi. Fatih Kocamustafapaşa'da restorasyonu tamamlanan Sümbül Sinan Tekkesi düzenlenen törenle açıldı. Açılış törenine Bülent Arınç, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış töreninin ardından Bülent Arınç, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye'de eksen kayması olduğu yönündeki soruya Arınç, "Bu çok yapay bir tartışmadır. Biliyorsunuz dünya artık iki kutuplu olmaktan çıktı. Artık sadece ABD ve Rusya yok. Her ülke ulusal çıkarlarını gözeterek elbette dış politikada bazı çalışmalar yapabilir. Dış politikada temel hedef o ülkenin milli çıkarlarıdır. Eğer bu tartışmalar İran, Brezilya ve Türkiye arasında yapılmış olan Nükleer takas anlaşmasıyla ilgili ise bu dünya barışına hizmet edecek bir antlaşma idi. Ancak kabul görmedi ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nden yaptırım kararı çıktı. Bunlar diplomatik gelişmelerdir dünyanın sonu da değildir. Böyle bir takas antlaşması yapıldığında masada diplomasi yoluyla barışın korunması yolunda gösterilen çabalar desteklenmiş hatta alkışlanmıştı. Ancak yeterli bulunmadı, Viyana'daki kurul tarafından ve Güvenlik Konseyi'nde üç oya karşılık 12 oyla yaptırım kararı kabul edildi. Türkiye ilkeli ve kararlı bir tutum takındı. İmzaladığı antlaşmaya sadık kaldı, barışa hizmet edeceğini düşündü. Güvenlik Konseyi'nin kararı muhalefetle de alınmış olsa da uygulanması gerekli olan kararlarıdır. Türkiye'nin tutumu ile ilgili Türkiye nereye kayıyor endişesini gözetmek yapay bir endişedir.Türkiye Suriye, Lübnan'la serbest ticaret antlaşması yaptı, vizeler kalktı, alışverişte kolaylıklar sağlandı, bu ülkemizin lehinedir. Ekonomimizin gelişmesi ticaretimizin artması Türkiye'nin lehinedir. Bundan dolayı bir eksen kaymasından bahsedilemez. Türkiye'nin rotası Avrupa'ya yöneliktir. AB ile bütünleşmek AB'nin tam üyesi olma hedefi 60 yıllık bir hedeftir. AB yolunda ilerlerken başka ülkelerle iyi ilişkiler kurmanın eksen kayması ile hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar Türkiye Malezya'mı olacak yoksa İran'a mı benzeyecek diye başka düşüncelerle irtibatlı yapay sistemler nasıl olduysa buda öyle bir iddiadır. Gerçek olmayan sanal endişelerdir." ifadelerini kullandı. SİYASETÇİ CESUR OLUR KCK iddianamesinde yer alan Deniz Baykal'ın Diyarbakır'a gitmek için KCK'dan izin istediği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Arınç şu cevabı verdi: "İddia ciddi bir iştir. Bazı şeyler iddia bile değil. Maalesef bazı yayın organlarında birisine atfen şöyle bir iddia ortaya atıldı diye konuşulan şeyler gerçeklikle ilgisi yoktur. Bunlar sanal gündem oluşturmak hevesinden başka bir şey olamaz. Bezen bizimle ilgili AKP ile ilgili de bazı iddialar gündeme getiriliyor. KCK iddianamesi o bir gerçek Diyarbakır'da çok kapsamlı bir iddianame ile bazı kişiler hakkında dava açıldı bu bir yarı sürecidir. Yargı sürecini hepimiz dışarıdan takip edeceğiz. Sayın Baykal oraya gidecekmiş de bazılara ile görüşme yapmak istemiş bunları doğrusu ciddi bulmam. Eğer böyle bir iddiayı ciddi bulursa buna da Baykal'ın bir cevap vermesi düşünülebilir. Türkiye'de bir siyasetçinin bir yere gitmek için başkasından icazet almasını kabul edemem. Siyasetçi cesur olur. Baykal'ın böyle bir ithamı kabul etmeyeceğini düşünüyorum." Taş atan çocuklarla ilgili kanun değişikliği teklifinin sorulması üzerine Arınç şöyle konuştu: "Taş atan çocuklar cümlesini kabul etmiyoruz. Bu suça itilen çocuklarla ilgili bir tekliftir. Çocuklar masumdur, yönlendirilebilir. Eline bazen taş bazen silah da verilebilir. Bu yönlendirme farklı maksatlarla yapılabilir. O taş attığını gördüğümüz çocuklar bazen polislerle top oynamakta, bazen polislerle pide yemektedir. O çocuklar birileri tarafından kötü yönlendirilmek suretiyle birlikte oynadığı polise kamu panzerine şiddet gösterebilmektedir. Dolayısıyla yetişkinler için uygulanan ceza hükümlerinin, etki altında farklı eylemler yapabilecek çocuklara uygulanması vicdanlara aykırıdır. Sadece AK Parti iktidarı suça itilen bu çocukların ağır cezalar alması karşısında harekete geçmiştir. Hukuk vicdanına aykırı olduğu kararına varmıştır. Suça itilen çocukları korumak amacıyla onları rehabilite etmek amacıyla topluma yeniden kazandırmak amacıyla kanun teklifi verdik. Kısmet olursa önümüzdeki Çarşamba günü Adalet Komisyonu'nda görüşülecek Temmuz'a kadar bu yasa çıkarılacaktır. Bir örgüt faaliyeti olarak böylesine masum çocukların polise veya güvenlik güçlerine karşı taşla veya başka şeyle karşı koyması halinde örgüt üyeliğinden cezalandırmaktan bu sebeple çocukların bazen 10 bazen 15 yıl cezalandırıldıklarını biliyoruz. Yazılı hukuk uygulanıyor hakim yönünden bir şikayetimiz yok ama bu yazılı hukuk vicdani açıdan sosyolojik açıdan Türkiye'nin gerçeklerine aykırı. Nu konuda CHP'den MHP'den BDP'den bir adım atılmamıştır bunun sahibi biz olacağız."
<< Önceki Haber Arınç: Yapay bir endişe Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER