Son nokta kondu: TSK'ya ait

Zir Vadisi'nde bulunan askeri mühimmatla ilgili olarak raporunu hazırlayan bilirkişi, bulunan mühimmatın Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait olduğunu tespit etti.

Son nokta kondu: TSK'ya ait

Ankara Yenikent'teki Zir Vadisi'nde bulunan mühimmatların ''çok yönlü inceleyen'' bilirkişi heyetinin raporunda, ''mühimmatların Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı dışında başka birimlerce kullanılması olasılığının oldukça az'' olduğunu belirtildi. Dönmez'in, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesi'nde, ''askeri eşyayı gizlemek'' suçundan yargılanmasına devam edildi. Duruşma Hakimi Binbaşı Cemil Çelik, sanık Dönmez'in avukatlarının celse arasında ''Avukatlıktan çekildiklerine'' dair dilekçe verdiklerini söyledi. Sanık Yarbay Dönmez de barodan avukat ataması yapılmasını istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını belirtti. Duruşmada, Zir Vadisi'ndeki kazılarda görevli dönemin Sincan Yenikent Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Başçavuş Bilal Usluer, kazıda kamera kaydı yapan olay yeri inceleme uzmanı Astsubay Başçavuş Alparslan Keleş ve kazıyı gerçekleştiren kepçe operatörü İbrahim Sekmez tanık olarak dinlendi. Astsubay Başçavuş Usluer, Zir Vadisi'nde kazı yapılacağı gün emniyet güçlerinin Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz imzalı belge göstererek, kazı yapılacağını haber verdiklerini, üstlerine haber vererek, kazı bölgesine hareket ettiklerini anlattı. Olay yerine vardıklarını kazının başlamadığını, polislerin de kendilerini ''bomba ihtimali'' gerekçesiyle kazı alanına tam yaklaştırmadıklarını, kazı bölgesindeki polislerin hiçbirinde de bombaya karşı özel bir kıyafet ya da tertibat olmadığını gördüğünü ifade eden Usluer, daha sonra özel kıyafetli bir polis memurunun açılan kuyuya girdiğini ve kuyudan mühimmatları çıkardığını, ''parmak izi dahi almadan tekrar mühimmatların kolilere konularak emniyete götürüldüğü'' belirtti. Usluer, kazılara ilişkin tutanakların emniyette hazırlandığını ve kendisinin de emniyette gittiğinde imzaladığını vurguladı. Zir Vadisi'nin kendi görev alanında bulunduğunu ve her gün en az 5-6 defa devriye aracının o bölgeden geçtiğini anlatan Usluer, ''Beni düşündüren, mühimmatlar bulunduktan sonra polisler çok sevindi. Ayrıca bulunan malzemeler yüzeydeydi, açıktaydı'' diye konuştu. Olay Yeri İnceleme Uzmanı Astsubay Başçavuş Keleş de kazı bölgesine gittiğinde Cumhuriyet savcısına, olay yeri incelemesi yapılıp yapılmayacağını sorduğunu savcının da ''hayır, sadece nezaretçi olarak bekleyin'' yanıtını verdiğini belirterek, ''mühimmatların bulunuş şeklini kameraya aldığını ama çoğu zaman terörle mücadele ekiplerince engellendiğini'' söyledi. Kuyudan çıkarılan poşetlenmiş mühimmatların özensizce açıldığını, delillerin yok edildiğini savunan Keleş, hazırlanan tutanağı da okumadan imzaladığını kaydetti. ''BAŞÇAVUŞ OLMUŞSUN AMA OKUMADAN TUTANAK İMZALAMIŞSIN'' Keleş'in ifadesi üzerine Hakim Binbaşı Çelik, ''Başçavuş olmuşsun ama okumadan tutanak imzalamışsın'' dedi. Keleş de ''Okumamın anlamı yoktu. Ölçüm ve tartım yapılmadan hazırlanan tutanaktı. İmzalamak istemedim, ama imzalamam gerekti. Cumhuriyet savcısı imzala diye baskı yapınca, askerim imzaladım'' diye konuştu. Hakim Binbaşı Çelik'in, ''imzalamanı kim istedi, kimler baskı yaptı'' şeklindeki sorusu üzerine de Keleş, kimin baskı yaptığını hatırlamadığını ancak amirlerinden baskı görmediğini belirtti. Keleş, Genelkurmay Askeri Savcılığının isteği üzerine kazı yapılan arazi ile sanık Dönmez'den ele geçirilen kroki arasındaki uyumu tespit etmesinin istendiğini, arazi ile krokiyi karşılaştırdığında da ''arazi ile krokinin uyuştuğunu'' tespit ettiğini söyledi. BİLİRKİŞİ RAPORUNU ELEŞTİRDİ Zir Vadisi'nde bulunan mühimmatların ''çok yönlü incelenmesi'' amacıyla oluşturulan bilirkişi heyetinin hazırladığı raporu eleştiren sanık Dönmez, şöyle konuştu: ''Aynı bilirkişi heyetinin hazırladığı ilk rapor ile ikinci rapor arasında 4 nokta değiştirilmiş. Rapordaki, 'mutlak askeri eşya' ifadesindeki 'mutlak' fikrine katılmıyorum. Piyasada üretilen bir şey mutlak suretle askeri eşya olabilir mi? Zir Vadisi'nde bulunduğu iddia edilen mühimmatlar MOSSAD'ın, istihbarat servislerinin kullandığı mühimmattır.'' Sanık Dönmez, mühimmatlarla ilgili olarak yeniden, uzman kişilere, derinlemesine bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istedi. ''MÜHİMMATLARIN BAŞKA BİRİMLERCE KULLANILMA OLASILIĞI AZ'' Bilirkişi heyetinde bulunan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Özdemir, incelemeyi çok yönlü yaptıklarını, mühimmatların Jandarma Genel Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunduğunun tespit edildiğini söyledi. Özdemir, ''Aynı malzemenin bu iki kurum dışında başka birimlerce kullanılması olasılığı oldukça azdır'' diye konuştu. Yarbay Mustafa Dönmez, kazılarda görevli 36 polis memurunun parmak izinin alınmasını, kamera kayıtlarındaki bazı polislerin tanık olarak dinlenmesini, toprak analiz raporu alınmasını, mühimmatın gömülme tarihinin tespit edilmesini ve bölgedeki baz istasyonlarından cep telefonu sinyallerinin kontrol edilerek hangi tarihlerde Zir Vadisi ya da yakınlarında bulunduğunun belirlenmesini istedi. Duruşmaya verilen kısa aranın ardından Hakim Binbaşı Çelik, yeni bilirkişi incelemesi, toprak analizi, mühimmatların gömülme tarihinin belirlenmesi, baz istasyonu kayıtlarının istenmesi taleplerinin reddedildiğini açıkladı. Çelik, kazılara ilişkin kamera kayıtlarındaki konuşmaların yazılı dökümünün çıkartılmasına, kazılara ilişkin tutanağı okumadan imzalayan Astsubay Başçavuş Alparslan Keleş hakkında da gerekli yasal işlemin yapılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi. AA
<< Önceki Haber Son nokta kondu: TSK'ya ait Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER