Demirel, Yılmaz ve Çiller'e kötü haber

Dönemin Milli Güvenlik Kurulu Başkanı ve üyesi 35 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Demirel, Yılmaz ve Çiller'e kötü haber

Susurluk davası hükümlüsü, tutuklu eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın medyada gündeme gelen açıklamalarıyla ilgili, aralarında eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski başbakanlar Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller, CHP Milletvekili Deniz Baykal ve iki eski genelkurmay başkanının da olduğu, dönemin Milli Güvenlik Kurulu Başkanı ve üyesi 35 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen avukat Taylan Tanay, geçmişte yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarıyla gündeme gelen ve bir süre önce Ankara'da tutuklanan Susurluk davası hükümlüsü Ayhan Çarkın'ın, 'işledikleri cinayetlerin MGK tarafından bilindiğini duyduğu' beyanına karşılık, dönemin MGK başkanı eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve MGK üyeleri eski başbakanlar Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller ile CHP Milletvekili Deniz Baykal'ın da aralarında bulunduğu 35 kişinin 'şüpheli' olarak yer aldığı dilekçeyi İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Karaali'ye sundu. 'Talepte bulunan' kısmına 'suç örgütü tarafından işlenen ve soruşturma kapsamında bulunan olay ve eylemlerde çocukları, eşleri, kardeşleri kaybedilmiş yahut katledilmiş bir kısım müşteki vekili adına Avukat Taylan Tanay' yazılı dilekçede, şüphelilerin suç örgütü kurma, yönetme ve soruşturmaya konu öldürme, kaybetme eylemlerinin talimatını vermekten dolayı soruşturmalarının yapılarak cezalandırılmaları talep edildi. ÇARKIN'IN MGK'YA İLİŞKİN BEYANLARI Aralarında bir süre önce tutuklanan Ayhan Çarkın'ın da üyesi bulunduğu suç örgütüne ilişkin soruşturmanın Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince yürütüldüğü belirtilen dilekçede, Çarkın'ın bu soruşturma kapsamında verdiği beyanlarda, 'işledikleri cinayetlerin MGK tarafından bilindiğini duyduğunu' ifade ettiği ve yine soruşturmada şüpheli olarak yer alan eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın da savcılıkça sürdürülen soruşturmadaki suç olaylarını '1000 operasyon' olarak değerlendirdiği ve 'bunların kararlarının da MGK'dan alındığını' kamuoyuna defalarca açıkladığı bildirildi. Dilekçede şunlar kaydedildi: 'Türkiye'de MGK'nın en üst karar alma organı olduğu bilinmektedir. Bu kurul tarafından parlamentonun, yargının ve hükümetin çoğu zaman işlevsiz kılındığı, gündelik politik gelişmelere hatta olaylara bizzat müdahale edildiği bilinmektedir. 28 Şubat süreci bunun en açık kanıtı olarak önümüzde durmaktadır. Yine bu kurul tarafından oluşturulan milli güvenlik siyaset belgesi 'gizli anayasa' olarak kabul edilmektedir. Toplumsal, siyasal ve sosyal alan bu belgeyle dizayn edilmektedir. Soruşturmaya konu olaylar sırasında etki sahasını parlamentoyu tamamen yok sayma derecesine kadar ulaştırmış bu kurulun bilgi ve onayı olmadan sokaklarımızın, dağlarımızın, evlerimizin adeta kan gölüne çevrilmesi mümkün değildir.' Şüpheli ve arkadaşları tarafından işlenen binlerce cinayet ve kaybetme olayının sadece Ayhan Çarkın gibi polis memurları ile onların amirleri, müdürlerinin şahsında soruşturulmasının aynı zamanda olayın nedenini bu şüphelilerin psikolojik durumlarında aranmasını gerektireceği ve bunun kabul edilemeyeceği ifade edilen dilekçede, 'Çalışma (suç) sahası İstanbul'dan, Ankara ve Diyarbakır'a kadar uzanan, gündüz vakti herkesin gözü önünde evlerinden, okullarından insanlarımızı kaçıracak kadar pervasızlaşan, haklarında açılmış tek adli soruşturmadan dahi ceza almamış bu suç örgütünün sırrı, şüphelilerin de belirttiği gibi MGK'yı işaret etmektedir' denildi. 9 İÇİŞLERİ, 7 DIŞİŞLERİ VE 5 MİLLİ SAVUNMA BAKANI Eski cumhurbaşkanı, 2 başbakan, 9 içişleri bakanı, 7 dışişleri bakanı, 5 milli savunma bakanı, 2 genelkurmay başkanı, 3 kara, 2 deniz ve 2 hava kuvvetleri ile 2 jandarma genel komutanından oluşan şüphelilerin suç tarihinde MGK üyeleri olmaları nedeniyle soruşturmaya konu eylemlerin planlanmasından ve icrasından bizzat sorumlu oldukları savunulan dilekçede, anayasanın 118. maddesindeki düzenlemeye karşılık, suça konu tarihte MGK'ye katılan diğer şüphelilerin isimlerinin de tespit edilip haklarında soruşturma sürdürülmesi gerektiği belirtildi. Dilekçede, ismi belirtilen 35 kişi ve tespit edilecek başka kişilere ilişkin suç duyurusunun Çarkın'ın açıklamalarıyla ilgili savcılıkça yürütülen soruşturma kapsamına alınması ve MGK Genel Sekreterliğine yazı yazılarak toplantı tutanakları ile o tarihte yürürlükte olan milli güvenlik siyaset belgelerinin istenmesine karar verilmesi talep edildi.
<< Önceki Haber Demirel, Yılmaz ve Çiller'e kötü haber Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER