Türkiye dünyanın 8. büyük tarım ekonomisi


Türkiye dünyanın en büyük tarım ekonomileri arasında yer alıyor. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye, 57,6 milyar dolarlık üretim hacmi ile dünyanın sekizinci büyük tarım ekonomisi olarak, ülkeler sıralamasında yer alıyor. Tarımsal sanayi ürünlerinde de, Türkiye, ihracatı yüksek ülkeler arasında bulunuyor. Türkiye makarna ihracatında, küresel pazarlarda İtalya’dan sonra ikinci sıraya yükseldi. 2008 yılında Türkiye’nin tarımsal ürün ihracatı 13,5 milyar dolar oldu. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine artan ihracat nedeniyle 2009’da tarımsal ürün ihracatının 15 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Dünyanın en büyük tarım ekonomileri arasında yer alan Türkiye’de son günlerde genetiği değiştirilmiş organizmalı ürünler (GDO) tartışması başladı. Dünyada yeni gelişen biyoteknolojiden Arjantin, Hindistan ve Çin tarımsal üretimlerini arttırmak amacıyla faydalanıyorlar. Daha fazla miktarda ve dayanıklı tarımsal ürün elde etmek için biyoteknolojinin bütün olanaklarından faydalanıyorlar. Ayrıca GDO, tüm Amerika kıtasında serbest. Amerika kıtasında GDO pamuk, mısır, kolza ve soya üretiminde kullanılıyor. Türkiye’de GDO’lu tarımsal üretim yok. Yerli sebze ve meyve üretimi tamamen GDO’suz yapılıyor. Ama Türkiye’de de süne ve kımıl hastalıklarıyla mücadele edebilmek için GDO gerekiyor. Ayrıca Ege Bölgesi’nde ikinci ürün elde etmek için GDO’lu pamuk üretimi şart. Eğer Türkiye tarımsal üretimde biyoteknoloji kullanımında geç kalırsa bunun bedeli tarım uzmanlarına göre ağır olacak. Türkiye biyoyakıt üretimine geçemeyecek. Gelelim GDO konusunda Tarım Bakanı’na yapılan eleştirilere... Türkiye’ye GDO’lu ürün ithalatında, tartışma konusu yönetmelik çıkarılana kadar mevzuat yoktu. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, gümrük müdürlüklerine yazı yazarak ithal edilen ürünlerde GDO olup olmadığına ilişkin beyanname alınmasını istiyordu. İthalatçı beyan ederse GDO olduğu biliniyordu, etmezse bilmek mümkün değildi. Tarım Bakanlığı, AB mevzuatı ve biyogüvenlik mevzuatı gereğince GDO’lu ürünlerin ithalatına düzenleme getirdi ve yönetmelik çıkardı. Bu yönetmeliğe göre artık Türkiye’ye denetimi yapılmadan tarımsal ürün ve gıda ürünü sokmak mümkün değil. Anlayacağınız bundan sonra GDO’lu ürünler Türkiye’ye kontrolsüz giremeyecek. Peki, mevzuatı olmayan bir alana düzenleme getirdiği için Tarım Bakanı niye eleştirildi? Bu eleştirilerin nedeni pek bilinmiyor. Çünkü, Türkiye’de yönetmelik yürürlüğe girince önce ABD’li mısır ihracatçıları ayağa kalktı. “Ürünlerimiz artık Türkiye’ye giremeyecek” diyorlar. Türkiye’de “GDO karşıtıyız” diyerek Tarım Bakanı’nı eleştirenler bu durumda bilerek veya bilmeyerek ABD’li mısır ihracatçılarının sözcüsü durumuna düştüler. Aslında GDO’ya karşı olanlar, yönetmelik çıkardığı için Tarım Bakanı’nı tebrik etmeliler. Çünkü yeni çıkan yönetmeliğe göre GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girmesi artık oldukça zor. Peki, Türkiye biyoteknolojiden faydalanmayacak mı? Bu soru şimdilik cevapsız kaldı. Türkiye tarımda aşama yapmak istiyorsa biyoteknoji kullanmalı. Tarımsal ürünleri organik ve biyoteknolojili olarak ikiye ayırmalı. Biyoteknoloji kullanılanların fiyatı daha düşük olacağı için bu ürünler küresel pazarlarda kolay talep bulacaktır. ABD ve diğer ülkeler biyoteknojiden yararlanıp elde ettikleri ürünleri pazarladıklarına göre Türkiye niye yapmasın? Türkiye biyoyakıt ve tarımsal sanayi ürünlerinde dünyanın gerisinde kalamaz. Bu nedenle konuyu iç politika çekişmelerinden uzak tutup tartışmakta fayda var.
<< Önceki Haber Türkiye dünyanın 8. büyük tarım ekonomisi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER