Senaryo aynı, sonları farklı...


El Kaide terör örgütü başta ABD olmak üzere dünyanın başına bela olmayı sürdürüyor. Özellikle 11 Eylül saldırısı sonrasında tamamen mercek altına alındı. Ancak 9 yıldır, ne lideri Usame Bin Ladin ne de iki numarası Eymen el Zevahiri yakalanabilmiş değil. Aksine ABD yeni saldırılarla karşı karşıya... Son olarak bir uçağın düşürülüşü yolcuların müdahalesi ile önlendi. Ancak 30 Aralık'ta ilk etapta fazlaca yankı bulmasa da ABD büyük bir saldırı daha yaşadı. Afganistan'da, Pakistan sınırına yakın Khost askeri havaalanında CIA gizli üssü vuruldu. 7 CIA mensubu, iki Blackwater güvenlik şirketi elemanı ve Ürdün istihbaratının Kraliyet ailesine mensup bir yöneticisi hayatını kaybetti. Yıllık bütçesi 40 milyar dolara yaklaşan CIA, 1983'te Lübnan'da ABD üssüne yapılan bombalı saldırıdan bu yana tarihinin en büyük toplu kaybını verdi. ABD ve istihbarat birimlerini şaşkına çeviren saldırıyı, Ürdün vatandaşı Halil El Balawi isimli El Kaide militanı gerçekleştirdi. Balawi'nin, Ürdün istihbaratı tarafından kazanıldığı, CIA ile ortak bir operasyonda El Kaide'nin iki numarası Zevahiri'ye ulaşmak için kullanıldığı ortaya çıktı. Yaşananlar Di Caprio ve Russel Crowe'ın başrolünü oynadıkları "Body of Lies" filmini andırıyor. Orada da CIA ve Ürdün istihbaratı El Kaide ile mücadele ediyor. Filmin sonunda Ürdün istihbaratının El Kaide içindeki adamı operasyonun başarıyla sonuçlanmasını sağlıyor! Bu kez mutlu son olmuyor... Zevahiri gibi doktor olan Balawi, çift taraflı bir ajan olduğu için CIA'ye tarihinin en büyük kaybını verdiren bu saldırıyı üstelik askeri üstteki merkezinde gerçekleştirdi. Balawi, tıp eğitimini İstanbul'da almış. Bir Türk gazeteci-yazar ile evli. Afganistan'a giderken de Ürdün'deki ailesine Türkiye'ye ailesini görmeye, tıp bilgisini geliştirmeye gittiğini söylemiş. Eşi Defne Bayrak, Türkiye'de uzmanlık eğitimi almayı hedeflediğini, kendisini de bu sebeple önceden Türkiye'ye gönderdiğini kaydediyor. CIA'nin, daha önce de Balawi'den güvenilir istihbarat aldığı, hatta insansız hava araçlarıyla bazı El Kaide liderlerini bu bilgilerle havadan füzeler ile vurduğu ifade ediliyor. Balawi'ye bu sebeple büyük güven duyulduğu ve CIA üssüne girerken de üstünün aranmadığı söyleniyor. Ancak sonuç bu kez fiyasko oluyor. CIA'nin Bin Ladin'e yönelik onlarca başarısız operasyonundan birisi bu. İnsansız "predatör" uçakları daha önce de yanlış kişilere Bin Ladin olduğu gerekçesiyle "hellfire" füzeleri fırlatmış, yine yakalamaya ramak kala onu birçok kez elinden kaçırmıştı. CIA'nin Ladin'i avlamak üzere kurduğu timlerin yaşadıkları bugün birçok kitabın ana temasını oluşturuyor. Steve Coll'un "Ghost Wars" ve Michael Scheuer'in "Emperial Hubris" kitapları bunlar arasında öne çıkanlar. CIA'nin El Kaide operasyonlarının geldiği nokta düşündürücü... Küresel terör örgütü, dünyanın en güçlü ve en büyük bütçeli istihbarat örgütünü çaresiz bırakıyor. CIA'nin son kaybından sonra, itibarını kurtaracak büyük çaplı bir operasyon yapması sürpriz olmayacaktır.
<< Önceki Haber Senaryo aynı, sonları farklı... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER