Timsahın gözyaşları: Kaddafi’yi infaz ettiler


Hangi dünya liderine mikrofon uzatılsa aynı cevabı veriyor: “Kaddafi’nin sonunun böyle gelmesine üzüldüm.” Gerçekten üzülenler vardır aralarında herhalde, ama pek çok Batı ülkesi liderinin yaptığı, resmen timsah gözyaşları dökmek... Timsah gülerken gözündeki yaş bezleri çalışır, dışarıdan bakanlar onu ağlıyor sanırmış; bu sebeple, içten içte sevindiği halde üzüldüğünü söyleyenler için kullanılır ‘timsahın gözyaşları’ deyimi... Konuya ilişkin yazımı “Öteki diktatörler ders alsın ve teslim olsun diyorlar ya, hepsinin Kaddafi gibi ölmesini istiyorlar oysa” diye bitirmiştim. Kaddafi’nin ‘ölü veya diri’ değil ‘mutlaka ölü’ ele geçirilmesi için bütün tedbirleri almışlar... Yazımı okudunuzsa biliyorsunuzdur: Kaddafi’nin Sirte’de saklandığı yerden çıkıp kalabalık bir otomobil konvoyuyla kuzey doğru yola çıktığını onbin kilometre ötede Nevada’daki askeri üsten fark etmiş Amerikalılar; üsteki görevli konvoyun üzerine insansız uçakla bomba yollamış önce... Sirte Körfezi’ndeki AWACS erken uyarı uçağı da derhal Fransız jetleriyle yerde görev yapan İngiliz SAS komandolarını harekete geçirmiş... Bombalanan konvoyla irtibatı kesilen Kaddafi bir kanalizasyon borusu içine saklanmış, ama ne çare... Elden ele dolaştırılarak tekme tokat dövüldükten sonra şakağına yediği bir kurşunla hayatını kaybetmiş... Fransızlar’ın korkusuz Canard Enchaine dergisi kuşkuya destek ayrıntılar sundu: Meğer üsteki görevliler uydularla hedefi izlerken, Pentagon’daki bir general de Paris’i arayıp Fransız istihbaratının önemli bir ismine, “Hedef sıkıştı; sağ yakalanırsa ‘gerçek bir atom bombası’ haline dönüşebilir” bilgisini iletmiş... Fransız, “Haklısınız” demekle yetinmiş... Ne desin, günlerden beri “Aman ha, sağ kurtulmasın” diye Sarkozy başlarını etini yiyormuş zaten... Canard dergisine göre Sarkozy en az bir hafta öncesinden haberdarmış Kaddafi ile bir oğlunun Sirte’de bulunduğundan; özel kalemi Benoit Puga’yı avı an be an izlemeyle görevlendirmiş. İstihbarat servislerinin alanda 50 kadar ajanı varmış... Hepsi de “Kaddafi’ye canlı kaçacak delik bırakmayın” talimatıyla hareket ediyormuş... İngiliz ve Frasız uçaklarının Kaddafi’ye ait olduğu bilinen makam odaları ve arşivlerini bombalayıp durduğu ayrıntısı da var derginin makalesinde... Sebebi de şöyle açıklıyor habere imzasını koyan yayın yönetmeni Claude Angeli: “Obama ve Sarkozy Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) yargılanırken konuşacağından endişe ettikleri için sağ yakalanmasını istemediler...” Galiba pek fark edilmedi: Kaddafi, oğlu Seyf-ül İslam, askeri istihbaratın başındaki kayınbiraderi Abdullah Senussi’nin UCM tarafından yargılanması haziran ayının sonlarında başladı. Sağ yakalandığı taktirde Lahey’e götürülecek ve mahkeme karşısına çıkarılacaktı Kaddafi. Mahkemede neler anlatacağını bir düşünün: Sarkozy ile yakınlığı, seçim kampanyasına yaptığı maddi katkılar... Blair’in gönlünü kazanmak için çabaları, bunun neye mal olduğu... Bush ve sonradan Obama’nın yakınlaşmak için kendisine gönderdiği yakınlarına cömertlikleri... Siyasete yakın duran bazı akademisyenler ve lobicilere ödediği milyonlarca dolarlar... Amerikan ve Avrupalı şirketlere petrol imtiyazı tanıması için aracılığa soyunan önemli şahsiyetler... Tabii bir de Kaddafi, kayınbiraderi Senussi ve istihbarat örgütünün başı Moussa Koussa’nın Batılı istihbarat servisleriyle al takke ver külâh durumu var. Human Rights Watch, Koussa’nın karargâhında bulunan bazı belgelerden hareketle, Kaddafi rejiminin hem CIA hem de İngiliz MI6 örgütüyle içli dışlı olduğunu açıkladı. 2004 yılına kadar MI6’in başında bulunan Sir Mark Allen emekliliği sonrası BP’ye geçmiş ve eski ilişkileri sebebiyle Libya’dan petrol ve gaz alanında müthiş imtiyazlar koparmış... Guardian gazetesi, “Kaddafi’yi Batı’ya açılmaya ikna eden Allen’di; Kaddafi kendisine çok değer veriyordu” diyor. New York Times yazdı: Kaddafi’nin öldürülmesinden 24 saat önce “Ölü mü, diri mi yakalansın?” konulu 90 dakikalık bir toplantı yapılmış Beyaz Saray’da... Linç etmek için üzerine gelenlere, “Siz ne yaptığınızı bilmiyorsunuz” gibi garip lâflar etmişti Kaddafi; galiba ne demek istediğini şimdi anlıyorum.
<< Önceki Haber Timsahın gözyaşları: Kaddafi’yi infaz ettiler Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER