Bakan Ergün: 2005'de TSK'dan darbeyi ihbar mektupları geldi

Bakan Ergün: 2005'de TSK'dan darbeyi ihbar mektupları geldi

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ergenekon adı verilen örgütün, PKK'dan Hizbullah'a, medyadan iş dünyasına kadar farklı kesimleri ayrı ayrı kullandığını savundu. Bakan Ergün, gözaltı süreçleri ile iddianamenin ortaya çıkmasından sonra tartışmaların seyrinin değiştiğine dikkat çekti. Ergün, "İddianameler ortaya çıktığında tartışmaların seyri değişiyor. İddianame ortaya çıkana kadar kağıt parçası oluyor, boru oluyor, ortaya çıktıktan sonra herkes diyor ki 'ha boru değilmiş.' Gözaltı sürecinde, iddianame daha ortaya çıkmadan yapılan tartışmaların ayağı yere basmıyor." dedi. Bakan Ergün, gazeteci Ömer Şahin'in hazırlayıp sunduğu Kanal A'daki Görüş Farkı'nda önemli açıklamalar yaptı. "ERGENEKON; PKK, HİZBULLAH, ÜNİVERSİTE VE MEDYAYI AYRI AYRI KULLANIYOR" Ergenekon örgütünü kimsenin icat etmediğini, bu ismi, sözkonusu yapının kendisinin verdiğini hatırlatan Ergün, Ergenekon'da bir 'tepe nokta' olduğunu, bu yapının orta kademesinin mafya, PKK, Hizbullah, Dev-Yol, Tikko gibi örgütler ile iş dünyası, medya, akademik camiayı ayrı ayrı kullandığını iddia etti. Ergün, "Amaçları belli. Türkiye'de parlamentoyu, hükümeti çalışamaz hale getirmek, devirmek, darbe yapmak, kaotik ortam meydana getirmek. 'Niye yargılandığımızı bilmiyoruz' deniyor ya, neyle suçlandıkları çok açık." ifadelerini kullandı. Ergün, toplumun her alanına kök salmış böyle bir yapının niye başarılı olmadığı sorusuna ise "Yakalandılar. Bombalarla, suikast planlarıyla yakalandılar. O yüzden başarılı olamadılar." karşılığını verdi. "ERGENEKON'UN DIŞARIDA CANLI UNSURLARI VAR, BUNLAR KARA PROPOGANDA YAPIYOR" Gazeteci Ahmet Şık'ın tutuklanması ve kaleme alacağı söylenen "İmamın Ordusu" isimli kitap taslağının toplanmasını da değerlendiren Nihat Ergün, "Soruşturmanın sürmesinden ne anlıyoruz. İddia edilen örgütten yakalanan, yargılanan var. Dışarıda canlı unsurları da var. Bu unsurlar davayı akamete uğratmak için kara propaganda faaliyeti yürütüyor. Eğer birisi bu örgütün unsuru olarak talimat alarak bu davayı itibarsızlaştırmak amacıyla karalama faaliyeti yürütüyorsa, bunun, kitap oluşturma faaliyeti mi örgütsel amaçları gerçekleştiren çalışma mı olduğu konusunda ince çizgi var. Delillere vakıf değiliz. Savcının soruşturmasından anladığımız 'gazetecilik faaliyeti yürütmüyorsun, şu kişiden aldığın talimatla verilen görevi yapıyorsun. Bu örgütün destekçisi görünüyorsun.' Hiç birimiz savcının, örgütle Ahmet Şık faaliyeti arasında nasıl ilgi kurduğunu bilmiyoruz? Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bilmiyoruz." dedi. "2005 YILINDA DARBEYİ İHBAR EDEN MEKTUPLAR GELDİ" Bakan Nihat Ergün, AK Parti'nin iktidara gelir gelmez hem ülke sorunları ile hem de kendisini devirmek için plan yapanlarla uğraştığını söyledi. "Ağır sorunlarla uğraşırken bizim Balyozcular 'ya bunlar başarılı olursa' diye plan yapmışlar' diyen Ergün, darbe planlarından 2005'li yıllarda haberlerinin olduğunu da itiraf etti. Kamuoyuna 'Sarıkız' olarak yansıyan darbe planının Silahlı Kuvvetler içinde bazıları tarafından AK Parti'ye mektupla ihbar edildiğini açıklayan Ergün, şunları aktardı: "2005 yılında Sarıkız darbe planıyla ilgili mektuplar geliyordu. İçinde bulunduğunu söyleyen birileri, başlangıçta iyi niyetli iç güvenlik çalışması olarak başlayan, daha sonra hükümeti devirme faaliyetine dönüştüğünü görünce onlardan nefret ettiğini, dikkatli olmamız gerektiğini söyleyen mektuplar geldi. Genel merkezde birkaç genel başkan yardımcısı arkadaş bunları okuduk, dikkat çekici bulduk." "TÜSİAD'IN 'BİZİM GÜNAHIMIZ YOK' DİYE KENARA ÇEKİLMESİ DOĞRU DEĞİL, ŞIK DEĞİL" Ayrıca, TÜSİAD'ın, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıkladığı 'anayasa çalışması'nı akademik özgürlük, düşünceyi açıklama hürriyeti açısından olumlu ve önemli bulan Bakan Ergün, bu çalışmanın arkasında durmayan TÜSİAD yönetimini eleştirdi. Ergün, "TÜSİAD güzel bir basın toplantısı ile açıklama yaptı. Sonra tepki gösterenler oldu. 'Valla bunu biz yapmadık' bu iyi bir tavır değil. Bizim günahımız yok diye kenara çekilmesi doğru yaklaşım değil. Önemli bir çalışma yaptılar. Bu çalışma tartışılacaktır. Başka tartışmalar da olacaktır. Hiç geri adım atmaya hacet yoktu." TÜSİAD'ın referandum sürecinde sergilediği tavrı da hatırlatan Ergün, "Referandum sürecinde de 'tarafsızız' dediler. Böyle bir şey olmaz. Türkiye'nin Anayasası değişiyor, içerikle ilgili bir şeyler söylemek lazım. Bu şık olmadı TÜSİAD açısından."
<< Önceki Haber Bakan Ergün: 2005'de TSK'dan darbeyi ihbar mektupları geldi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER