''Karacadağ Kalkınma Ajansı 2011 Mali Destek Programları''

''Karacadağ Kalkınma Ajansı 2011 Mali Destek Programları''

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Cumhuriyet tarihinde Diyarbakır'ın 11 köyüne kanalizasyon yapıldığını, kendilerinin ise son iki yılda Diyarbakır'ın 412 köyüne kanalizasyon hizmeti götürdüğünü söyledi. Eker, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür ve Sanat Merkezi Salonunda düzenlenen ''Karacadağ Kalkınma Ajansı 2011 Mali Destek Programları'' tanıtım toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Cahit Sıtkı Tarancı adına düzenlenmiş salonun açılışının 1 Haziran'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacağını belirtti. Bu salonda ilk kez düzenlenen toplantının Diyarbakır'ın kalkınması için önemli bir kuruluş olan ve isim babasının kendisi olduğu Karacadağ Kalkınma Ajansı toplantısı olmasının kendisine mutluluk verdiğini anlatan Eker, ''Türkiye'nin sayılı ajanslarından birinden olan Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın proje ilamının ikincisine katılmaktan onur duydum'' dedi. Bölgenin kalkınmaya, gelişmeye, istihdama ihtiyacı olduğunu vurgulayan Eker, şöyle konuştu: ''Bundan 5-6 sene önce bu müteşebbislerimize yardımcı olacak bir uzman bile yoktu. Bunun canlı şahitleri şu an aramızda. Proje hazırlatacak uzman bulunamıyordu. Şimdi Karacadağ Kalkınma Ajansı'nda 30 uzman çalışıyor. Bunlar son derece nitelikli, en az bir yabancı dili çok iyi kullanabilen uzmanlar. Tarım Bakanlığı olarak da 20 ilde kurduğumuz Kırsal Kalkınmayı Destekleme kurumları var. Bunlardan biri de yine Diyarbakır'da ve orada da 30 nitelikli uzman çalıştırıyoruz. Bunlar da AB fonlarından alınacak hibe kredilerle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Orada kullandırılacak para miktarı da çok yüksek. Son yıllarda Diyarbakır'da kurulan, işleyen bir proje Tarım Bakanlığının 2007 yılında başlattığı yüzde 50 hibe programı, ona da biz kırsal kalkınma programı diyoruz. O program çerçevesinde Diyarbakır'da 233 projeye yüzde 50 hibe desteği verdik. Bunun 79 tanesi ekonomik yatırım, bin kişiye yakın insan çalışıyor şu anda bu projede. Diyarbakır'da cazibe merkezi ilk defa ve tek örnek olarak burada başladı. SODES projesi devreye girdi. Bütün bunlar son 3-5 yılda Diyarbakır'ın kalkınması için atılan adımlar. Cazibe merkezlerinde 27 aylık dönemde yaklaşık 45 milyon lira bütçe oldu. Para harcandı. Yeni 3 yıllık programı hazırlanıyor. Sanırım bu da 50 milyon TL'den aşağı olmayacak.'' -''412 KÖYE EK HİZMET VERDİK''- Eker, Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın 2010 yılında Diyarbakır için 57 projeye destek verdiğini ve burada 12,5 milyon TL hibe destek sağlandığına dikkati çekerek, projelerin toplam bedelinin de 24 milyon TL'ye yakın olduğunu bildirdi. Eker, şöyle devam etti: ''Bunların hepsi 2008 yılında burada açıklanan GAP Eylem'inin bir parçası. Hani söylerler, bazıları kasten söylerler. 'GAP Eylem Projesi açıklandı da ne oldu?' GAP eylem planı ile birlikte altyapı ve sulama projeleri hız kazandı. Sadece tarımla ilgili olarak yaklaşık 1,4 milyon TL olan bütçemiz vardı. Bu yılın sonuna kadar biz paramızın tamamını kullandık. 700 bin hektar alanda toplulaştırma gerçekleştiriyoruz. Geçen günlerde 300 bin hektarın tamamını bitirdik. Diyarbakır'a bu toplulaştırmada, sadece drenaj, tarla içi yol yapmıyoruz. Birtakım sosyal çalışmalar da yapıyoruz. 445 köyden geçiyor bu arazi. Şu an itibarıyla yaklaşık 25 bin kişinin yaşadığı bu köylerin 412 tanesine ilave hizmetler yaptık. Bu, programda mecburi olması gereken bir şey değildi. Diyarbakır'a hizmet getirmek için yaptık. Cumhuriyet tarihinde Diyarbakır'ın 11 köyüne kanalizasyon yapılmış. Eğer biz son iki yıl içerisinde Diyarbakır'ın 412 köyüne ek bir hizmet olarak kanalizasyon hizmeti götürmüş, ek hizmet vermişsek, ne kadar iyi hizmet yaptığımız açısından çok önemli. Bizim ana sulama kanaları yapılıyor. Dicle Kralkızı barajları 1 milyon 300 bin dönümü sulayacak; hızlı bir şekilde gidiyor. Silvan Barajı ihalesi yapıldı. Orada maalesef birileri itiraz ediyor. Mevzuatın verdiği imkanlar istismar ediliyor. Ama yapılacak. Diyarbakır'ın sulanabilecek toplam arazisinin yüzde 95'inin sulanması demek. O zaman siz burada bereketi görün. Buna hazırlık olsun diye bu bölgede altyapı yatırımlarını, bu tür ekonomik yatırımları, turizmi ve diğer sektörleri geliştirmeye çalışıyoruz. Orada da müteşebbislere destek veriyoruz. Biz bu bölgeyi kalkındırma kararlılığındayız, siyasi sorunlarını çözme kararlılığında olduğumuz gibi. Siyasi tarihsel meselelerini çözme kararlılığında olduğumuz gibi. Bir yandan da ekonomik olarak kalkındırma çabası içerisindeyiz. Bunu da başarma iradesine sahibiz.'' Turizmle ilgili olarak özellikle Diyarbakır'da ilama çıkan iki konu olduğunu vurgulayan Eker, ''Özellikle turizm altyapısı mali destek programından kamu kurumları ve belediyeler de yararlanabiliyor. Diyarbakır'da, Diyarbakır'ın ihtiyaç hissettiği turizmle ilgili Büyükşehir Belediyesinin, Fiskaya'da yapmak istediği şelale ve kafe gölet projesi var, 2,5 milyon liralık proje. Karacadağ Kalkınma Ajansı 858 bin lira katkı sağlıyor. Bu şu anda sürüyor. Silvan'da, Hasuni mağaraları var. Bir mağara şehridir. Oranın turizme kazandırılması için de bir proje desteği var. Keçi Burcu işlevlendirme projesi var. Cahit Sıtkı Tarancı, Ziya Gökalp müzeleri, İç Kale Projesi, bunlar özellikle son derece önemli. Diyarbakır'ın turizmine de tarihi dokusuna da işlev kazandıracak'' diye konuştu. -''DİYARBAKIR ARTIK MERSİN'E SEBZE SATIYOR''- Eker, Diyarbakır'da yeni birtakım destekleme alanları, proje alanları geliştirdiklerini kaydetti. Diyarbakır'da daha önce sadece iki tane sera bulunduğunu hatırlatan Eker, şunları söyledi: ''Son iki yıl içerisinde Diyarbakır'da, Tarım Bakanlığının desteği ile yapılan 280 bin metrekare teknolojik sera var. Bunların da her birininde en az 20-30 insan çalışıyor. Geçen hafta açılışını yaptığım bir seranın sahibi bana, 'yetiştirdiğimiz, ürettiğimiz sebzeleri Mersin'e satıyoruz' dedi. Düşünün eskiden buraya Mersin'den, Çukurova'dan sebze gelirdi. Şimdi Bismil'deki bir serada yetişen sebze Mersin'e gidiyor, orada satılıyor. Şimdi Karacadağ'da sıcak su kaynakları arıyoruz. Alternatif enerji ile çalışan seralar kuracağız. Biz bu bölgede bir organize sera bölgesi düşünüyoruz. Tıpkı organize hayvancılık bölgesini düşündüğümüz ve hayata geçirdiğimiz gibi. Üretimi de kalkınma ile ilgili faaliyetleri de çeşitlendirmek bizim görevimiz. Sayın Başbakan'ın 1 Haziran'da, Diyarbakır'ın geleceği açısından açıklayacağı çok önemli projeler var. Bu bölge kalkınmaya devam edecek, sorunlar çözülecek. Biz geleceğe umutla bakıyoruz, karamsar değiliz. Ölümden medet uman, kan ve gözyaşıyla beslenenlere inat, biz hayatı seviyoruz, hayata tutunuyoruz, yaşamı güzelleştirmeye gayret ediyoruz. Hayatı daha yaşanılır kılmaya gayret ediyoruz. Bunun için de Türkiye'nin sistemini demokratikleşmeye, sivilleştirmeye, ama bütün bunları barış içinde yapmaya gayret ediyoruz. Mücadelemiz bunun mücadelesi. Bu mücadeleye her türlü saldırıya rağmen devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bunun için bir tek şeye ihtiyacımız var, bu da Diyarbakırlı hemşehrilerimizin desteğine, sevgisine ve duasına ihtiyacımız var. Onunla birlikte geleceğe yürüyeceğiz.'' Daha sonra, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, Devlet Planlama Teşkilatı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Nahit Bingöl ile Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İlhan Karakoyun da birer konuşma yaptı. Toplantıya yatırımcılar, iş adamları ve davetliler katıldı. (UM-NİL-ŞP)27.05.2011 20:08:21
<< Önceki Haber ''Karacadağ Kalkınma Ajansı 2011 Mali Destek Programları'' Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER