‘Benim başörtülü bacım’a iddianame bile yazılmadı

Taksim’deki Gezi Parkı protestoları sırasında ortaya atılan ‘Kabataş’ saldırısı siyasilerin de açıklamalarıyla büyük tepkilere neden oldu. Ancak olayın gerçek olmadığının ortaya çıkmasına rağmen iktidar yanlısı medya yalan haberlere devam etti. Olayın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen bir arpa boyu yol alınamadı.

Kabataş iddialarının ilk görüntülerini yayınladı!

Gezi eylemleri sırasında Kabataş’ta saldırıya uğradığını iddia eden Zehra D. soruşturmasında 3 yıldır bir arpa boyu mesafe alınamadı. Soruşturmada ‘takipsizlik’ kararı verilmediği gibi herhangi bir iddianame de hazırlanmadı. Savcı Rasim Işıkaltın’ın başlattığı soruşturma iki yıl önce savcı Mehmet Akıllı’ya devredilmişti. Bu el değiştirme sonrası dosyada daha önce ‘tanık’ olarak dinlenen kişilerin ‘şüpheli’ olarak eklendiği öğrenildi.

Kabataş olayını, ilk olarak dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2013’te Meclis’teki grup toplantısında gündeme getirdi. Erdoğan, “İşte bu olaylarda bile maalesef çok önemli bir yakınımın gelinini başbakanlık ofisinin yakınında, 6 aylık çocuğunu yerlerde süründürdüler, kendisini taciz ettiler. Bunun özgürlük mücadelesiyle ne alakası var, soruyorum size?” ifadelerini kullanmıştı.

Kadınlar vuruyor, erkekler küfrediyordu!

Bu açıklamadan 1 gün sonra Star gazetesi, ‘Kadınlar küfrediyor, erkekler vuruyordu’ manşeti ile çıktı. ‘Mağdur’ olduğu ileri sürülen Zehra D., muhabir Elif Çakır’a Kabataş’ta 70-100 kişilik deri kıyafetli, deri eldivenli grubun saldırısına ve cinsel tacize uğradığını, bebeğinin darp edildiğini söylüyordu. AKP milletvekili Mehmet Metiner ise canlı yayında ‘görüntüler elimizde’ demişti.

Görüntüler yayınlandı yalan ortaya çıktı

Soruşturma başlatıldı. Olaya yakın bölge başta olmak üzere Kabataş’a çıkan tüm yollarda yer alan MOBESE ve esnafa ait güvenlik kameralarına el konuldu. Olaya ilişkin ipucu elde etmek için görüntüler didik didik edildi. Olay yerinde bulunan ve aralarında seyyar satıcıların da olduğu onlarca kişi tanık olarak dinlendi. Ancak saldırıya ilişkin tek bir delil bile bulunamadı.

Görüntüler iddiayı çökertti

Ardından Kanal D tarafından olay öncesine, olay anına ve sonrasına ait görüntüler yayınlandı. Görüntülere göre hiç kimse Zehra D.’na saldırmıyordu. 10-15 kişilik bir grupla Zehra D. arasında kısa süreli bir tartışma yaşanıyordu. Ve grupla Zehra Hanım arasında 10-15 metre kadar mesafe vardı. Bir süre sonra da eşi geliyor ve Zehra D’nu alarak gidiyordu. Ne darp vardı, ne cinsel taciz. Söz konusu görüntüler, iddianın hayal ürünü yalan olduğu tescillemişti.

Haber kupürlerinden başka delil yok!

Edinilen bilgilere göre savcının dosyasında bu görüntüler, Zehra D.’nun beyanları ve yandaş medyada çıkan haberler dışında delil bulunmuyor. Savcı Rasim Işıkaltın’ın başlattığı soruşturma iki yıl önce savcı Mehmet Akıllı’ya devredildi. Ancak 3 yıldır devam eden soruşturma halen bitirilemedi. Savcı ‘takipsizlik’ kararı vermediği gibi, bir iddianame de hazırlamış değil.

‘Kabataş’ ders olmadı yalanlar peş peşe geldi

Gezi olayları sırasında ortaya atılan ‘Kabataş saldırısı’nın yalan olduğu ortaya çıkmasına rağmen iktidar yanlısı medya gerçek dışı haberler yapmaya devam etti. Geçen 3 yılda arşivler yandaş medyanın ispat edemediği iddialarla doldu. İşte akıllardan çıkmayan büyük yalanlardan bir kısmı:

‘Geziciler camide içki içti’

Taksim Gezi Parkı olayları sırasında polisin yoğun biber gazı kullanması neticesinde göstericiler Bezm-i Alem Valide Sultan Camii’ne sığındı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, olayla ilgili şöyle konuştu: “Ayakkabılarla camiye gireceksiniz. Orada içeceksiniz. Müezzini tehdit edeceksiniz. Bütün görüntüler elimizde. Cuma günü bu görüntüleri vereceğiz.” Ancak o cuma günü bir türlü gelmedi ve camideki içki görüntüleri yayınlanmadı.

‘Sümeyye’ye suikast’



Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine ve kızı Sümeyye’ye ‘paralel yapı’nın suikast yapacağını ileri sürdü. Yandaş medya CHP Milletvekili Umut Oran ile Twitter fenomeni Fuat Avni’nin bu konuda yazıştığını ileri sürdü. Ancak Twitter’ın ABD’deki merkezi, Oran ile Fuat Avni’nin birbirini takip etmediğini dolayısıyla yazışma yapılamayacağını açıkladı.

 
‘7 bin kişi dinlendi’



İktidara yakın gazeteler Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasında 7 bin kişinin dinlendiğini ileri sürdü. Ancak gerçek kısa bir süre sonra ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, rakamın yanlış sayıldığını itiraf etti. Takipsizlik kararında da dokunulmazlığı olan hiç kimsenin dinlenmediği, bunun dışında sadece 238 kişinin dinlendiği belirtildi.

‘Dönemin başbakanı’

Erdoğan, 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının ‘darbe’ olduğunu iddia ederken delil olarak hazırlanan fezlekelerde kendisi için ‘Dönemin Başbakanı’ ifadesi kullanılmasını gösterdi. Ancak 25 Aralık soruşturmasına ilişkin iddianamede, dosyada ‘Dönemin Başbakanı’ yazıldığına dair bir ifade bulunmuyor.

Bank Asya yalanı

İçişleri Bakanı Efgan Ala, 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasından bir kaç gün önce Bank Asya’nın yüklü miktarda döviz aldığını, böylece 2 milyar dolar kâr ettiğini, elinde belgesi olduğunu iddia etti. Ancak 2 milyar dolar kâr etmek için 30 milyar dolarlık döviz alımı gerekliydi. Bank Asya’nın öz kaynakları bile 20 milyar doları bulmuyordu.


<< Önceki Haber ‘Benim başörtülü bacım’a iddianame bile yazılmadı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER