Can Atalay’ın avukatlarından mahkeme heyeti hakkında suç duyurusu

AYM’nin, TİP Milletvekili Can Atalay hakkında ‘hak ihlali’ olduğuna yönelik kararına rağmen, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye kararı verilmeden dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmesinin ardından, Atalay’ın avukatları AYM kararını uygulamayan mahkeme heyeti hakkında suç duyurusunda bulundu.

SHABER3.COM

Sözcü'den Sevgim Begüm Yavuz'un haberine göre Anayasa Mahkemesi (AYM), 25 Ekim'de Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçilen Can Atalay’ın ‘Seçilme hakkı’ ve ‘Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı’ yönlerinden hak ihlali olduğuna hükmetmişti. AYM'nin 9 üyesinin ‘hak ihlali' yönünde oy kullandığı, 5 üyenin ise ret oyu kullandığı kararının ardından, karar önceki hafta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaşmıştı. Mahkeme heyeti, tahliye kararı vermeden dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne göndermişti.

Can Atalay'ın avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin AYM'nin kararını uygulaması üzerine, mahkeme başkanı ve üyeleri hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘Görevi kötüye kullanma’ suçlarından cezalandırılmaları için HSK'ya suç duyurusunda bulundu.

İŞTE DİLEKÇENİN DETAYLARI

Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) sunulan dilekçede, Can Atalay'ın İstanbul Barosu’na mensup avukat ve 28. Dönem Hatay milletvekili olduğu belirtilerek, “Müvekkil, 14 Mayıs 2023’te yapılan genel seçimlerde milletvekili seçildiği sırada, aleyhine hükmedilen cezanın temyiz incelemesi Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin dosyasında sürmekteydi. Müvekkil milletvekili seçilmek suretiyle dokunulmazlığa hak kazanması nedeniyle 3. Ceza Dairesi’nden durma kararı verilmesini talep etmiş ancak bu talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine müvekkil adına Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunularak; müvekkilin Anayasa’nın 19 ve 67. maddelerinde yazılı haklarının ihlal edildiğinin tespiti ve bu ihlâlin sonuçlarının kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi talep edilmiştir” denildi.

KISA KARARIN AYNI GÜN GÖNDERİLDİĞİ SÖYLENDİ

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun 25 Ekim'de ihlal kararı verdiği ve kısa kararını aynı gün, gerekçeli kararını da 27 Ekim'de “kararın gereğinin yerine getirilmesi için” İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği aktarılarak, “Anayasa Mahkemesi kararına göre İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yapması gerekenler son derece açık, net ve anlaşılırdır. Kararın hüküm bölümü aynen şöyledir: ‘Kararın bir örneğinin hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için başvurucunun yeniden yargılanmasına başlanması, mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulması, ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi şeklindeki işlemlerin yerine getirilmesi için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine'” ifadeleri kullanıldı.

“MİLLETVEKİLLİĞİ GÖREVİNİ YAPMAKTAN YOKSUN BIRAKILDI”

Dilekçede, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni oluşturan hakimlerin 25 Ekim’den 30 Ekim mesai saatinin bitimine dek hareketsiz kaldığı ve Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı eylemli olarak direndikleri belirtilerek, Atalay'ın hukuka aykırı biçimde özgürlüğünden ve milletvekilliği görevini yapmaktan yoksun bırakıldığı kaydedildi.

BAŞKANIN KARARI TEK BAŞINA VERDİĞİ BELİRTİLDİ

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

* “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı (şikayetli) Mesut Özdemir ise mesai saati bittikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bir yazı yazarak; Anayasa Mahkemesi’nin kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nce değerlendirilmesini talep etmiştir. Şikayet dilekçemizi verdiğimiz sırada hala UYAP’a yüklenmemiş durumdaki bu yazının Anayasa Mahkemesi kararını bir kez daha ihlâl ettiği ve şikayet konusu suçları devam ettirdiği açıktır.

* Zira Anayasa Mahkemesi ‘Şerafettin Can Atalay kararı'nda yeniden yargılamanın 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevi olduğu hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıktır. Şikayet edilen Mesut Özdemir, mahkeme kararı oluşturmaya dahi gerek duymayarak tek başına verdiği kararla müvekkilin hukuka aykırı biçimde özgürlükten yoksun bırakılması sürecini uzatmıştır.”

Dilekçede, mahkeme heyeti hakkında soruşturma başlatılması ve sonucunda kamu davası açılması talep edildi.
<< Önceki Haber Can Atalay’ın avukatlarından mahkeme heyeti hakkında... Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER