Baykal'ı yalanlayan 3 rapor

Baykal, Erdoğan’a açılım randevusu verdi ve Kürt sorununun çözümü önerilerini içeren üç CHP raporu gönderdi. Mektupta “Açılımda yer almayız” diyen Baykal, raporlarla çelişti.

Baykal'ı yalanlayan 3 rapor

CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan’a yanıt içeren mektubunu dün gönderdi. Erdoğan’ın görüşme talebini kabul eden Baykal, mektubunda, “Açılım politikasında hiçbir şekilde sizinle birlikte olmayacağımız açıktır” dedi. Ancak mektuba partisinin Kürt sonununun çözümüne dönük çalışmalarını ekleyen Baykal, ‘Demokratik Açılım’da CHP’nin görüşlerini iletmiş oldu. Hafta sonu evinde kurmaylarıyla Başbakan’a göndereceği mektubu hazırlayan Baykal, dün öğleden sonra mektubu parti görevlileri aracılığıyla Başbakanlığa yolladı. 6 sayfalık mektuba Baykal, “Sayın Başbakan” diyerek başladı. Erdoğan’ın görüşme talebine olumlu yanıt veren Baykal, “Mektubunuzdaki isteminiz doğrultusunda bu konuları daha kapsamlı ve daha ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutmak amacıyla sizinle CHP Genel Merkezi’nde baş başa görüşme yapmaya hazırım” dedi. ‘GÖRÜŞMEYİ BİR TV KAYDA GEÇİRSİN’ Baykal, mektubunu şöyle bitirdi: “Ne zaman ve nerede yayınlanacağına birlikte karar vermek üzere, görüşmemizin bir televizyon ekibi tarafından kayda geçirilmesinin yararlı olacağını umuyorum. Önümüzdeki bir hafta içinde, bir gün önceden bildirmeniz halinde, uygun göreceğiniz herhangi bir saatte CHP Genel Merkezi’nde sizi ağırlamaktan mutluluk duyacağım. Görüşme umuduyla ve saygılarımla.” Baykal şimdi ne söyledi? CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Başbakan Erdoğan’a gönderdiği mektubun eki olarak “Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri-1989”, “Türkçe’den Farklı Dillerin Kullanılması Hakkında Kanun Teklifi-1991” ve “CHP Programı’ndan Doğu ve Güneydoğu Sorunları Hakkında Bölümler-2008” başlıklı üç raporu da zarfa koydu. • “Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri” başlıklı 1989-Kürt Raporu ile Baykal’ın mektubunda dile getirdiği görüşler birbiriyle çelişiyor. • Mektubunda, Anayasa değişikliğinin Türk milleti kavramı ve eğitim dilinin Türkçe olması zorunluluğunu hedef aldığının açık olduğunu savunan Baykal, SHP Genel Sekreterliği döneminde hazırladığı 1989 Raporu’nda ise Anayasa’dan başlayarak ilgili tüm yasal düzenlemelerin demokratik hukuk ilkelerine uygun hale getirilmesi önerisinde bulunmuştu. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDEN CAYDI • 1989 Raporu’nda demokratikleşme düzenlemesi içinde yer alacak önlemler kapsamında, Anayasa’dan başlayarak, bütün ilgili yasal düzenlemelerin demokratik hukuk ilkelerine uygun hale getirilmesi önerisi yer alırken, Baykal mektubunda Anayasa değişikliği konusunda şu görüşü savundu: “Uzun vadede de olsa bu konuda düşünülen bir Anayasa değişikliğinin Türk Milleti kavramı ve eğitim dilinin Türkçe olması zorunluluğunu hedef alacağı açıktır. PKK’nın siyasi hedefleri ile örtüşen böyle bir Anayasa değişikliği açılımının bizzat kendisi huzursuzluk kaynağı haline dönüşmüştür.” KÜRTÇE EĞİTİMDEN VAZGEÇTİ • Baykal’ın 1989 Raporu’nda anadil yasağının kaldırılması talep edilirken, “Anadil yasağıyla her türlü yasal düzenleme yürürlükten kaldırılacak, yurttaşların ana dillerinde serbestçe konuşabilmeleri, yazabilmeleri, öğretebilmeleri, bu dillerde değişik kültür etkinliğinde bulunmaları güvence altına alınacaktır” ifadeleri yer alıyor. TÜRKÇE DIŞINDAKİ DİLLER... • Baykal’ın mektup ekinde yer alan Türkçe’den farklı dillerin kullanılmasına yönelik kanun teklifi ise Türkçe dışındaki dillerin konuşulması, yazılması, öğretilmesi, yayın yapılması, basılı eser çıkarılması, kültürlerin araştırılmasına olanak tanınmasına ilişkin düzenlemeler içeriyor. • Teklifte, Türkiye devletinin resmi dilinin Türkçe olduğuna vurgu yapılırken, “Resmi eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim dili olarak Türkçe kullanılır, Türkçe dışında eğitim ve öğretim yapılacak yabancı diller Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir” ifadeleri yer alıyor. Ancak Baykal Kürtçe derslere karşı olduğunu dile getiriyor. PARTİ PROGRAMINDAN BÖLÜMLER • Mektubun ekleri arasında yer alan CHP’nin yeni parti programında Doğu ve Güneydoğu sorunlarına ilişkin bölümleri içeren kitapçıkta ise şu tespit ve öneriler yer alıyor; “Devlet etnik kördür. Etnik kimlik bir şereftir. Çağdaş devletin bir ırk ve bir etnisite tercihi olamaz. Her vatandaşımız ana dilini özgürce öğrenebilmeli, kendi anadilinde yayın yapabilmeli. Yoksul ailelere vatandaşlık ödemesi yapılacak, farklı etnik kökenden vatandaşımıza ayrımcılık yapılmayacak. • Kuzey Irak dost bir bölge haline dönüştürülecek. STAR
<< Önceki Haber Baykal'ı yalanlayan 3 rapor Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER