İran'ın ince, fakat akıl almaz siyaseti!

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun baş aktörleri İranlılar, acem oyunlarıyla Sünni İslamı ve onun liderlerini bitirmeye çalışıyor

İran'ın ince, fakat akıl almaz siyaseti!

Türkiye, yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla Reza Zerrab ve onun etkili kişilere dağıttığı rüşveti belgeleriyle görme fırsatı buldu. İran'a ait kara parayı aklamak amacıyla kurulan düzende yollar İranlı Babek Zencani isimli kişiye çıktı. İşin ilginç yanı bu kişi aynı anda İran'da tutuklanarak cezaevine konuldu. İran Devletinin Zencani'yi hem parasını aklamak için kullandığı, hem de hapse attığı bugünleri anlamak için İran'ın akıl almaz acem siyasetini de bilmek gerekiyor. İşte araştırmacı yazar Ali Rıza Gafuri'nin kaleminden acem oyunu...

***

Babek Zencani, 39 yaşında, İranlı zengin genç bir işadamı. Sahibi olduğu Sorinet Group holding bünyesinde 65 şirket bulundurmakla beraber Türkiye, İran, Dubai, Endonezya, Malezya ve Tacikistan’da faaliyet göstermektedir.

Bu şirketlerin cirosu yıllık yaklaşık olarak 18 milyar dolardır. Zencani, üç yıl öncesine kadar tanınmıyordu. Amerika ve Avrupa Birliği, karapara aklama ve İran aleyhine konulan ekonomik ambargoyu delmesinden dolayı ismini kara listeye aldı ve Zencani böylece tanındı. Bu genç işadamının şahsî serveti yaklaşık 15 milyar dolar ve bu servetin kaynağı belli değil.

Hasan Ruhani’nin İran’da iş başına gelmesinden sonra Babek Zencani dosyası açıldı. Zencani’nin üzerine gidildiği günlerde Türkiye’de rüşvet ve yolsuzluk operasyonu başladı. İşte bugünlerde Zencani’nin ismi Türk medyasında duyulmaya başladı. Büyük ihtimalle rüşvet ve yolsuzluk operasyonu iddiasında birinci sırada bulunan Reza Zarrab, Zencani’nin kullandığı kişilerden sadece birisidir. Her ne kadar Zencani, Zarrab’ı tanımadığını, onunla çalışmadığını hatta Zarrab’ın hangi sahada çalıştığını bilmediğini iddia etse de bu gülünçtür. Zira Zencani’nin kendi holdingi Sorinet Group’un kurumsal web sitesinde, Türk halkına gönderdiği mesajda dünya piyasasında altın işinde bulunduğunu beyan etmiştir. Reza Zarrab’ı tanımaması mümkün değildir.

Türkiye’de Reza Zarrab’ın gözaltına alınmasından sonra patronu olduğu iddia edilen Babek Zencani de İran’da gözaltına alındı. Gözaltına alınma sebebi; Tacikistan Merkez Bankası üzerinden İran Petrol Bakanlığı’na 2 milyar Euro’luk sahte senet göndermiş olmasıydı. Şu günlerde İran medyasında Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın Zencani’den rüşvet aldığı ve Tacikistan Merkez Bankası’na yukarıda zikredilen senedi gönderme emri verdiği iddia ediliyor. İran medyasında Türkiye’den sonra şimdi de Babek Zencani’nin Tacikistan Merkez Bankası üzerinden yaptığı birtakım kirli işler gündemde. Türkiye gibi Tacikistan’ın da gündeme gelmesi elbette tesadüfi değil. Zira Tacikistan’ın çalışkan ve gayretli cumhurbaşkanı İmamali Rahman, İran’ın hazzetmediği liderlerden birisidir. Çünkü ülkesinde İran’ın siyasi, politik, kültürel ve iktisadi nüfuzuna izin vermemektedir. İran, şimdi Tacikistan halkı nezdinde onu yıpratmak istemektedir.

Babek Zencani üzerinden uluslararası ambargoları delen İran, şimdi Zencani piyonunu oyun dışına atarak kendi dahilî ve haricî muhaliflerini tasfiye etmek istiyor. İran, bölgede en büyük siyasî muhalifi olan Türkiye ve onun başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve bununla birlikte başbakanın çevresinde bulunan İran sempatizanlarının bazı telkin ve yanlış yönlendirmeleriyle Hizmet Hareketi’ni AK Parti’nin en büyük rakibi ve alternatifi karalamasıyla bitirmeye çalışmaktadır. Zencani, İran ambargolarını İslam’ın sempatik yüzü olan Malezya üzerinden de delmiştir. Yakında aynı şeyler Malezya’da da konuşulacaktır.

Bu durum İran için daha önce denenmiş ve başarılı olmuş bir oyundur. Zira 12 yıl önce aynı senaryo ile oynanmıştı fakat o günlerde Babek Zencani ve Reza Zarrab’ın yerinde Şehram Cezayiri, Fazıl Heddad ve Murteza Refikdust vardı.

Bütün bunlardan yola çıkarak şunları söylememiz gerekir. Humeyni’den bu yana İran’ın asli hedefleri arasında; İslam dünyasının başı olmak, Fars dünyasının (Afganistan, Tacikistan vd.) sahibi olmak, Şii dünyasının rehberi olmak (Irak, Lübnan, Suriye, Azerbaycan, Bahreyn, Kuveyt) ve bölgenin iktisadi lideri olmak vardı. Kurduğu yeni oyunla bu hedeflerine doğru yürümekte ve önündeki problemleri de derin Acem oyunlarıyla bertaraf etmeye çalışmaktadır.

İran kılıfına uydurarak, Birleşmiş Milletler ambargosunu Türkiye’de Halkbank, Tacikistan’da Merkez Bankası, Malezya’da bizzat Babek Zencani’nin sahibi olduğu First Islamic Bank aracılığı ile delmiş gözükmektedir. İran’da ise bu ambargoları delen devlete ait bir kurum gözükmemektedir, tek suçlu şahsen Babek Zencani’dir.

Türkiye’de Başbakan Erdoğan, Tacikistan’da Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Malezya’da First Islamic Bank’ın kuruluşuna yardımda bulunan Malezyalı bürokratlar varken İran devleti işin içinde yok gibi. Özellikle, Erdoğan ve İmamali Rahman’ın yolsuzluk ve rüşvetle mücadele siyaset ve söylemlerini boşa çıkaran bu oyun, İran’ın akıl almaz bir siyasetidir. Ruhani’nin dünyaya göz kırpan yumuşak üslubu ve riyakârane davranışları tesadüfi değil.

Yeni işbaşına gelen Ruhani hükümeti, mecliste çoğunluğu bulunduran Ahmedinejad taraftarlarını da Babek Zencani vasıtasıyla bastırmak isteyecektir. Zira iddialara göre onlar da Babek Zencani’den çeşitli zamanlarda mühim miktarlarda rüşvet almış ve yolsuzluklarına göz yummuşlardır.
<< Önceki Haber İran'ın ince, fakat akıl almaz siyaseti! Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER