Mehmet Akif'in mısralarıyla mesaj verdi

Fatih Üniversitesi'nin yeni eğitim-öğretim yılı açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, üniversitelilere Mehmet Akif'in mısralarıyla mesaj verdi.

Mehmet Akif'in mısralarıyla mesaj verdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kördüğümü çözdüğünü, umutsuzluğu, karamsarlığı yendiğini, ayaklarının altına aldığını belirterek, ''Artık bundan böyle kimse Türkiye'yi eski girdaba sürükleyemez. Kimse bu ülkenin evlatlarının kalbinde yeşeren o taze umutları evvelallah söndüremeyecektir, söndüremez'' dedi. Başbakan Erdoğan, Fatih Üniversitesi'nin 2008-2009 akademik yılı açılış törenine katıldı. Törende, üniversite Rektörü Prof. Dr. Oğuz Borat, Başbakan Erdoğan'a fahri doktora beratını vererek cübbesini giydirdi. Erdoğan törende yaptığı konuşmada, 2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılının başta Fatih Üniversitesi mensupları, öğretim üyeleri ve öğrencileri olmak üzere bütün üniversite camiasına hayırlı olmasını diledi. Türkiye'nin büyük ideallerini, kalkınma hedeflerini gerçekleştirecek gençlerle birlikte olmanın, böyle bir ilim irfan ocağında bulunmanın eşsiz bir mutluluk olduğunu belirten Erdoğan, ''Zira sizlerin gözlerinizdeki ışık sayesinde geleceğimiz aydınlanacaktır'' diye konuştu. Başbakan Erdoğan, İstanbul'da üniversite okuyan bir kişinin 2 üniversite birlikte okumuş olacağının ifade edildiğini, bunlardan birinin kişinin İstanbul'da okuduğu üniversite, ikincisinin de İstanbul olacağını söyledi. İSTANBUL'UN ÖZELLİKLERİ Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: ''İstanbul'un kendisi bizatihi üniversitedir. Hatta dikkatli olursanız, İstanbul'u azami ölçüde değerlendirirseniz, en iyi biçimde yaşarsanız, İstanbul'un verdiği dersleri en iyi şekilde alırsınız. İstanbul'da öğrenecekleriniz sizlere muhteşem bir gelecek hazırlar. Dünyanın hiçbir şehir merkezi bu kadar bilgiyi, tarihi birlikte sunamaz. Her zaman vurguladığım bir husus var, burada bir üniversite çatısı altında özellikle dile getirmek istiyorum. Zira bugün sizler üniversite çatısının dışa yansımış şu güzel atmosferinde bu tabloyu yaşıyorsunuz. İstanbul Türkiye'nin özetidir. Bunu böyle bilelim. Hele hele Fatih Üniversitesi, Türkiye'nin özeti olmayı aşmış, adeta kıtalar arası bir özet durumuna gelmiştir.'' Erdoğan, İstanbul'un Türkiye'nin merkezi olduğuna işaret ederek, buranın tarihin dipdiri bünyesiyle medeniyetin tarihsel iddiasını, kimliğini, bütün nişanelerini, eserlerini bir arada barındırdığını anlattı. İstanbul'un yüzyıllar boyu 3 kıtaya yayılan adaletin, merhametin, sevginin beşiği olduğunu dile getiren Erdoğan, öğrencilere, İstanbul'da bir üniversite öğrenimini tahsil ettikleri için çok şanslı olduklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, öğrencilere, ''Sizlere bağlanan umutları, anne-babalarınızın ideallerini gerçekleştirecek, geleceğe binlerce meşale taşıyacaksınız'' şeklinde seslendi. Türkiye'nin en zor dönemlerinden binbir meşakkatle buralara geldiklerini anlatan Erdoğan, geldikleri noktada Türkiye'nin iddiasını aşan hizmetler sunmanın azami gayreti içinde olduklarını ifade etti. TÜRKİYE'NİN ÖNCELİKLERİ Erdoğan, Türkiye'nin bütün dinamiklerine sonuna kadar güvendiklerini, millete duydukları güvenin aynısının ülkenin bütün evlatlarınca paylaşılmasını arzu ettiklerini söyledi. Umutsuzluğa zerre kadar prim vermeden Türkiye'ye yaraşır gençler yetiştirmek için gecelerini gündüzlerine kattıklarını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin modernleşme serüvenini, çağdaşlaşma sürecini yara-bere almadan yürütmek zorunda olduklarını kaydetti. Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin demokratik kalkınma mücadelesini devleti ve milletiyle bütünleşerek daha ileri merhalelere taşımak zorunda olduğuna işaret ederek, insan hak ve hürriyetlerinde bu ülkenin bütün çocuklarının haksız rekabete uğramaktan kurtulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin gelecek hedeflerini hayata geçirebilmek için herkese büyük sorumluluklar düştüğüne işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Unutmayın ki bütün alanlar birbiriyle bağlantılıdır. Üniversite ortalaması ile ticari ve sosyal hayatımız, ekonomik düzeyimiz birbirine bağlıdır. Hepimiz gelişmiş, kalkınmış bir Türkiye istemek durumundayız. Hepimiz özgür bir Türkiye'den yana olmak durumundayız. Hepimiz Türkiye'nin önceliklerine odaklanmak durumundayız. Türkiye kördüğümü çözmüştür, umutsuzluğu, karamsarlığı yenmiştir, ayaklarının altına almıştır. Artık bundan böyle kimse Türkiye'yi eski girdaba sürükleyemez. Kimse bu ülkenin evlatlarının kalbinde yeşeren o taze umutları evvelallah söndüremeyecektir, söndüremez. Yeter ki hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirelim.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin demokrasisi, hukuk devleti, ekonomisi, siyasi iradesi ve yetişmiş insan gücüyle her gün daha çok büyüdüğünü ve kalkındığını belirterek, bunu dünyanın da tescil ettiğini söyledi. Türkiye'nin bütün yollarının açılmaya başlandığını, bütün şehirleri ve fabrikalarının doğal gaza kavuşuyor olmasının da hayal bile edilemediğini ifade eden Erdoğan, ''Dün 2 kıtayı birleştiren bir Marmaray Projesi hayal edilse bile elini taşın altına koyacak bir irade hayal edilemezdi ama artık Türkiye bütün alanlarda kabuğunu kırıyor, hayal edilemeyen ideallerini gerçekleştiriyor'' diye konuştu. Erdoğan, sadece ekonomik kalkınma ile muasır medeniyet çıtasını yükseltemeyeceklerini iyi bildiklerini kaydederek, ''Bu anlamda toplumun duygusuna uygun, milletimizin özüne, mayasına uygun bir yeniden dirilişin, bir yeniden uyanışın bütün işaretleri 81 vilayetimizde görülüyor'' dedi. Başbakan Erdoğan, üniversite öğrencilerine şöyle seslendi: ''Sizden ricam, bu ülkeyi, 81 vilayetiyle birlikte düşünmeniz, zihninizde, gönlünüzde bunu kucaklayarak göstermenizdir. Zira diplomalarınızı aldıktan sonra aldığınız ilim ve irfanın hakkını vermek için Anadolu yollarına düşeceksiniz. Orada sizin dönüşünüzü bekleyen milyonlarca çocuk ve insanımız var. Onların gözündeki ışık siz olacaksınız. Unutmayın, bu ülkenin en büyük meselesi birliktir, beraberliktir. Esasen insanlığın bütün meselesi de insani özü korumak ve savunmaktır. Bir de bizim benliğimizin, kimliğimizin bazı nişaneleri var. Hani Mehmet Akif'e gönderilen bir yavruya Akif'in nasihatı var, 'İhtiyar amcanı dinler misin oğlum Nevruz? Ne çok söyle, ne büyük söyle. Yiğit işte gerek. Lafı bol, karnı geniş soyları taklit etme. Özü sağlam, sözü sağlam adam ol, ırkına çek'... İşte böyle bir gençlik. Bu gençlik, zulmü alkışlamaz. Bu gençlik, zalimi asla sevmez. Bu gençlik, hakkın ve haklının yanında, doğrunun yanında olur. Yanlışın karşısında dimdik durur. İşte bu ülke geçmişte nesillerini belki kaybetti ama bugün hala o kayıpların telafisi için bir fatura ödüyor ama dikkat etmenizi rica ediyorum. Artık bütün dogmalardan, bütün ideolojik ön kabullerden, bütün ön yargılardan sıyrılmak suretiyle dipdiri ayağa kalkan bir gençlik var. Ben karşımda bunları görüyorum.'' ÖTEKİLEŞTİRME Başbakan Erdoğan, üniversitenin evrensel tanımına bakıldığı zaman analitik olmayı, evrensel düşünmeyi ve farklı düşünen insanların fikirlerini anlamayı zorunlu kıldığına işaret ederek, ''Yüreğinizi ne kadar açabilirseniz o kadar insanlığa hizmet edersiniz. Eğer ön yargılarla hayata bakarsanız ne siz özgür olabilirsiniz ne de özgürlüğün hazzını başkalarına anlatabilirsiniz. Eğer dar ideolojik kalıplarla dünyaya bakarsanız, öğrendiklerinizi tartışmazsanız, bir akıl süzgecinden geçirmezseniz bu ülkede felsefe, edebiyat, siyaset, sanat ve mimari gelişmez'' diye konuştu. Bu anlamda eşsiz bir geleneğe sahip olunduğunu da dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: ''Ama burada bir hususa özellikle dikkat çekmek istiyorum. Çok övündüğümüz, 'muhteşem' dediğimiz tarihimizi donuk bir tarih anlayışıyla geleceğe taşıyamayız. Yani tarihle övünmek bize yetmez. Çünkü tarihi yürüyüşümüz devam ediyor. Bunu bizler de devam ettirmek zorundayız. Biz doğan her yeni günü yeni bir sorumluluk olarak görüyor, her gün yeni ve taze şeyler söylemenin mesuliyetini duyuyoruz. Tarihin sonunun geldiğini iddia eden kahinler varsın kendi safsatalarına inansınlar, umutların tükendiğini, bütün tezlerin, bütün medeniyetlerin çürüdüğünü söylesinler. Biz öyle inanmıyoruz. Biz dirilişe, yeniden doğuşa inanıyoruz. Kendi umutları, kendi insani idealleri tükenmiş olabilir ama asla böyle bir karamsarlık içinde olamayız. Bizim insani sorumluluğumuz devam ediyor. Yaşantımız boyunca bu sorumluluğun bilincinde olacağız. Bugün bütün dünya ile konuştuğumuza göre, bütün milletlerle konuştuğumuza göre yeryüzü haritası çapında düşünmeye mecburuz. Aksi takdirde başkalarını ötekileştirir, başkalarını tecrit ederiz. Eğer böyle yaparsak esasen biz toplumun, insanlığın gövdesinden kopmuş oluruz. Biz ötekileşmiş oluruz.'' KÜRESELLEŞEN DÜNYADA MUTLULUK Küreselleşen dünyada herkes mutlu olmadan mutlu olunamayacağını, herkes refaha kavuşmadan refaha, huzura ve esenliğe kavuşulamayacağını anlatan Erdoğan, öğrencilere kendilerine verilenlerle yetinmemeleri, hep daha fazlasını istemeleri ricasında da bulundu. Tüm üniversite öğrencilerinden mezun olduklarında ellerinde sadece bir diploma değil, aynı zamanda bir Türkiye ve bir dünya tasavvuru olmasını isteyen Erdoğan, ''Cumhuriyetimizin bu ülkenin en umutsuz zamanlarında kurulduğunu unutmayalım. İşte cumhuriyetimizi kuran, en amansız zamanlarda İstanbul'u işgalden kurtaran Gazi Mustafa Kemal komutasındaki o ordu ve bu vatan için, bu bayrak için hayatlarını adayan o kahramanlar daima aklımızda olmalı'' diye konuştu. Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal'in muasır medeniyet hedefinin bu ülkenin evlatlarının yaklaşamayacağı bir hedef olmadığını ifade ederek, kendilerinin bu çıtanın daha da üstüne çıkacaklarına inandıklarını söyledi. GENÇLERE DUYULAN GÜVEN Milletçe bunun mücadelesinin verildiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'de üniversitede okuyan milyonlarca gence sonuna kadar bu konuda güvendiklerini, bu gençlerin bilgi çağına uygun, Türkiye'nin özlediği muasır medeniyet hedeflerine ve anne-babalarının ideallerine uygun olarak üniversitelerden mezun olacaklarını ifade etti. Öğrencilere, hocalarına hürmette asla kusur etmemeleri tavsiyesinde bulunan Erdoğan, gençlerin ellerindeki fırsatların ve imkanların sınırlı bir zaman için kendilerine sunulduğunu asla unutmamaları gerektiğini de belirtti. Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Diploma sahibi olmayı yegane hedef olarak önünüze koymayın. Bilginin mutlaka felsefesine kafa yorun ki geleceğin Türkiye'si sizden faydalansın. Türkiye hamd olsun bütün zorluklarını aşıyor. Türkiye demokrasisiyle hukuk devletiyle ekonomisiyle siyasi iradesiyle yetişmiş insan gücüyle her gün daha çok büyüyor, kalkınıyor. Bunu artık dünya tescil ediyor. Bu idealleri yakaladığımız için mutluyuz, bahtiyarız. İnanıyorum ki geleceğimiz çok daha aydınlık olacak.'' BAŞBAKAN ERDOĞAN'A FAHRİ DOKTORA ÜNVANI Fatih Üniversitesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a uluslararası ilişkiler alanındaki çabalarından dolayı fahri doktora ünvanı verdi. Üniversitenin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a 23 Eylül tarihli senato kararı gereği fahri doktora ünvanı verildi. Fatih Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Melih Vural, Erdoğan'a akademik cübbe giydirdi. Uluslararası fahri doktora ünvanının Erdoğan'a; uluslararası ihtilafların barışçıl yollarla çözümü için giriştiği uzlaştırıcı başarılı teşebbüsleri, medeniyetler arası ittifakın teessüsü için yüklendiği yapıcı rol, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) giriş sürecinde gösterdiği dirayet ve kararlılıktan dolayı verildiği öğrenildi. Başbakan Erdoğan'a daha önce de; New York Saint Johns Üniversitesi fahri hukuk doktoru ünvanı, Girne Amerikan Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında fahri doktora ünvanı, Kırım Üniversitesi Mühendislik ve Pedagoji Bölümü fahri doktora ünvanı ve Saraybosna Üniversitesi fahri doktora ünvanı verilmişti. AA - CİHAN
<< Önceki Haber Mehmet Akif'in mısralarıyla mesaj verdi Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER