Polislere zulüm üstüne zulüm

Algı operasyonu mağduru polisler, zulme maruz kalmaya devam ediyor.

Polislere zulüm üstüne zulüm

İzmir’de tamamı tahliye olan polisler 12 kez meslekten ihraç edildi. İstanbul’da ise gözaltındaki polisler adliyenin -7. katında soğukla boğuşuyor.

İzmir’deki istihbarat polislerine yönelik algı operasyonunda adli yargılama sürerken ve tutuklu hiçbir polis kalmadı. Ancak idari soruşturmayı yürüten İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu 6 polis için 3 ila 12 kez değişen kararlarla meslekten çıkarma cezası verdi.
İzmir’de yasa dışı dinleme iddiasıyla İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli polisler 2014 Ağustos ayında örgüt suçlamasıyla tutuklanmış ve 11 polis, 40 gün cezaevinde tutulmuştu.

MÜFETTİŞLER İSTEDİ

Bir üst mahkeme, ‘hukuki garabet’ diyerek tüm polisleri serbest bırakmıştı. Polislerin tutuksuz yargılanmaları sürerken aynı polisler aynı suçlarla 2. kez operasyona maruz bırakılmıştı. Ancak daha sonra hepsi yeniden tahliye edilmişti. Polisler hakkındaki disiplin soruşturmasını Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Çuhadar ile Polis Başmüfettişi Halil Tülüoğlu yürüttü. Müfettişlerin raporuna göre, Yüksek Disiplin Kurulu meslekten ihraç kararları verdi. Kurulun birçok ihraç kararı ise zaman aşımı nedeniyle kaldırıldı.

KINAMA CEZASI DAHİ YOK

Mesleki hayatı boyunca kınama cezası bile olmayan dönemin İzmir İstihbarat Şube Müdürü Ramazan Karakayalı hakkında önce 8 kez meslekten çıkarma cezası verildi. Ancak suçun işleniş tarihi itibariyle idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zaman aşımı süresi dolduğundan karar işlemden kaldırıldı. Bu kez aynı iddiayla başka isimlerin dinlendiği iddiasıyla Karakayalı hakkında 4 kez meslekten çıkarma cezasına hükmedildi.

ZAMAN AŞIMI

4. Sınıf Emniyet Müdürü Taner Aydın’a da 6 kez meslekten çıkarma cezası verildi ancak 4’ü zaman aşımına girdiği için işlemden kaldırıldı. Emniyet Amiri Tarkan Kolik’e 5 kez meslekten çıkarma cezası verildi. Komiser Mustafa Edip Çakmak’a da 11 kez meslekten çıkarma cezası verildi ancak 6’sı zaman aşımına girdiği için kaldırıldı. Komiser Burak Cemal Yılmaz için 4 kez meslekten çıkarma cezası onaylandı. Zaman aşımına giren 1 karar kaldırıldı. Komiser Kürşat Şenol Yılmaz hakkında da 11 kez meslekten çıkarma cezası verildi ancak 4’ü amirleri yerinde olmadığı için paraf attığı gerekçesiyle “24 ay uzun süreli durdurma” cezasına çevrildi. 5’i zaman aşımına girdiği gerekçesiyle işlemden düşüldü.

GÜNDE KAÇ KİLO DİNLEDİN?

Avukat Ali Aksoy, raporu hazırlayan başmüfettişlerin istihbarattan hiç anlamadığını belirtti. Aksoy şunları söyledi: “Şubeye usulsüz dinlendiği öne sürülen 69 kişinin evrakıyla gitmişler. Önleme dinlemesinin nasıl yapıldığını anlamamışlar.

KİLOBAYTI ANLAMAMIŞLAR

Bilgisayardaki verilerin saklanabileceği bellek boyutlarını göstermek için kullanılan ölçü birimi olan kilobaytı bile anlamamışlar ve müvekkilime, ‘Sen günde kaç kilo dinledin’ diye sormuşlar. Her bir meslekten çıkarma cezası için ayrı ayrı idare mahkemesine iptal davası açacağız. Soruşturma evrakları bize gösterilmedi. Evrak ve şahıs bazında ayrımcılık yapıldı.

2014-2015 yılları soruşturmanın içinde hiç yok. Peki, onlar niye yok. Bu dinlemelerin hepsinde İstihbarat Daire Başkanlığı’nın onayı var. O halde İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç neden yargılanmıyor? Evrakları basına sızdırdığı için masum mu oldu? Tüm dinlemelere onay veren makam kendisi. İhraç kararları talimatla verildi ve hukuki dayanağı yok.”

-7'DE SOĞUK İŞKENCESİ

Selam-Tevhid soruşturmasında yer alan polislere yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen ve 7 gündür sorguları devam eden polislerin avukatı Ömer Turanlı, polislerin uğradığı haksız muameleleri anlattı. Turanlı, polislerin 7 gündür gözaltı ve tecride maruz bırakıldığını aktardı.

Turanlı, “Biz dışarıda durmakta zorlanıyoruz. Eksi 7 çok ciddi anlamda soğuk. Isıtıcı getirdiler ama oranın fiziki şartlarından dolayı ısıtılması çok zor. Müvekkillerimizden birisi bağıra bağıra soğuk suda banyo yapmıştır. Bu insan o soğukta banyo yapıyor ise ve banyo yaptırılıyor ise demek ki artık bu zulmün en katmerleşmiş şekli artık yaşatılıyor. İnsan bu soğuk suyla banyo yaparken kalp krizi geçirebilir, beyin kanaması geçirebilir. Yani o suda elini yıkayamıyorsun, banyo yapmış bu arkadaş. Biz adliyedeki yetkililerden adeta dilenci gibi yalvarıyoruz; 'hakim bey savcı bey ya bu doğal ihtiyaçtır bunlara niye bu zulüm yapılıyor' diye. Hâlâ banyo ihtiyaçları giderilmedi” diye konuştu.

GAZETE?ÜZERİNDE?NAMAZ

Polislerin cuma namazını adliyenin mescidinde kılma taleplerinin reddedildiğini söyleyen Turanlı, müvekkillerinin nezarette yere serdikleri gazete ve kağıt parçalarının üzerinde namaz kılmak zorunda kaldıklarını aktardı. Avukat Turanlı, “O kadar kinle hareket ediliyor ki, müvekkillerimizin ailelerine Cevşen ve Kur'an-ı Kerim'i dahi çok gören anlayış şu an Çağlayan Adliyesi'nin eksi 7. katında da devam etmekte. Müvekkillerimiz adliyenin eksi 6. katında büyükçe mescitte cuma namazını kılmak istemişler. Fakat bu talepleri müspet karşılanmadı” dedi.

HUTBEDE SABIR VAR

Polislerin, amir Gaffur Ataç’ın imamlığında cuma namazı kıldığını aktaran Turanlı şöyle devam etti: “Diyanet hutbesi müvekkillerimizi sanki sabra, tevekküle adeta davet eder tarzda.

Hutbe, “Rabbimizin rızasına giden yolda birçok çile ve sıkıntılarla karşılaşabilirsiniz. Lütfun da hoş kahrın da hoş” şeklinde devam ediyor. Bu hutbe okunduğu zaman gözyaşları Ceyhun oluyor.”

BUGÜN
<< Önceki Haber Polislere zulüm üstüne zulüm Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER